ŞAMAR OĞLANINA DÖNDÜK: Ceyda, Ulusal Birlik Partisi’nin müsteşar bile atayamayacak duruma geldiğini ifade ederek bunun hesabının bile sorulamadığını belirtti. UBP’nin şamar oğlana döndüğünü belirten Ceyda, UBP’nin yönetim zafiyeti nedeniyle hükümette bir ağırlığının kalmadığını kaydetti
SUYU BİZ YÖNETEBİLİRİZ: Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun yönetimi konusunda ise diğer adaylardan ayrılan Ceyda, “bu suyu bizim devletimiz yönetebilir. Bunca zamandır zaten belediyeler bu suyu yönetiyor. Bundan sonra da BESKİ başarıyla bu suyu yönetebilir” dedi
Bertuğ TOPAL
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanlığı’na aday olan Oğuz Ceyda, kendisi ile diğer adaylar arasında tek ortak noktasının UBP üyeliği olduğunu söyledi.
Ceyda, diğer altı adayın yıllardır kan davası içerisinde olduğunu ifade ederek kendisinin başkan olması durumunda bu duruma son vereceğini belirtti.
UBP’nin CTP ile hükümete girmesinin yönetim zafiyetinden dolayı geliştiğini söyleyen Ceyda, “UBP artık bir müsteşarını bile atayamıyor” dedi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve CTP Lideri Mehmet Ali Talat’ın UBP’den 40 yılın intikamını aldığını ifade ederek “bunun hesabını benim parti genel başkanımın sorması gerekir. UBP’nin Hükümet içinde bir ağırlığı kalmadı. Bu arkadaşlarla UBP’nin geldiği nokta içler acısıdır. UBP artık bu şekilde devam edemez” ifadelerini kullandı.
Soru: İlçe Kongreleri gerçekleştirildi. Katılım beklenin altında kaldı. Bazı bölgelerde ciddi sıkıntılar yaşandı Lefkoşa başta olmak üzere. Bunu neye bağlıyorsunuz?
Ceyda: Özellikle büyük şehirlerde katılım az oldu. üye yazımlarıyla ilgili sıkıntı oldu. bir kısım insan UBP ile alakası olmadığını söylüyor. Maalesef bu hatalar yapıldı ama bu aşamada artık yapacak bir şey yok. Üye yazımı ile ilgili ciddi sıkıntılar oldu. Üye yazımında esas sıkıntımız gerçek UBP’li insanların listelerin dışında kalması oldu. şu anda liste dışı kalan gerçek üyeler partiye tepkili. Biz o tepkiyi ortadan kaldırmak için Özgürgün’e bir uzlaşma önerisi yaptık ama maalesef Özgürgün buna yanaşmadı.
Soru: Hüseyin Özgürgün çeşitli çevreler tarafından parti yönetimi konusunda yaptığı icraatlar nedeniyle “tek adamlılık” ile suçlanıyor. Siz buna katılıyor musunuz?
Ceyda: Bu sadece UBP’de olan bir şey değildir. Ülke siyasetinde bu durum böyledir. Göreve gelen ve o koltuğa oturan tek adamlığa soyunur. Bütün siyasi partilerde bu hastalık var. Dolayısıyla haliyle bu UBP’de de var. Maalesef bir siyasi kurumun özellikle Parti Meclisi MYK’sı her ay toplanması gerekir ve ülke için politikalar üretmeli. Bunlara uyulmuyor. Bunun da sıkıntılarını yaşıyoruz. Su konusunda başkan ve aday olan vekiller belediyelerin bu işi başaramayacağını söylerken bir bakıyorsunuz bizim belediye başkanlarımız BESKİ’nin içerisinde. Parti içerisinde ciddi kopukluk var. İtibar kaybına uğruyoruz.
Parti yönetiminde ciddi zafiyet vardır. UBP’nin CTP ile yapmış olduğu ortaklık bana göre yönetimin da bir zafiyetidir. Kurultay kaygısıyla yama olundu. CTP’ye sığınılmıştır. Öyle bir ortaklık olmuştur ki 11 Şubat Ortak Metni temelinde bir çözümü de bu hükümet desteklemektedir. Bunlar bizim ideolojimize aykırı bir durumdur. Acı olan gerçek bu başkan tarafından kabul edildi ama hiçbir şekilde MYK’da getirilip görüşülmedi. Özellikle Kıbrıs konusundan parti tabanı ile parti tavanı ters düşmüş durumdadır.
Soru: Neden aday oldunuz? Oğuz Ceyda’ya UBP’liler neden oy versin?
Ceyda: Ben siyaseti devamlı takip eden birisiyim. 3 kez milletvekili adayı oldum. Kazanamadım yine bir kez ilçe başkanlığına aday çıktım yakın bir oyla kaybettim. Hiçbir zaman partime karşı bir tavır sergilemedim. Bir haksızlığa dahi uğramış olsam ki uğradım ben partim için bir şey söylemedim. Kol kırılır yen içinde kalır. Baktığınızda çok kritik bir süreçten geçiyoruz. Bir tarafta Akıncı’nın sürdürdüğü görüşmeler, kapalı kapılar ardından bir şeyler oluyor. Biz bunları Rum Basını’ndan öğreniyoruz. Diğer tarafta Kudret Özersay durumu var. Özersay parti kurma süreci başlattı. Belli ki bizim kurultay sürecinden bir beklentisi var. Bir kısım üyenin partisini değiştireceği düşüncesinde olabilir. Parti olarak bunu yönetim ve MYK gerekirse bu kurultayı ertelemesi gerekirdi. Maalesef benim hissettiğim bu hassasiyetleri diğer adaylar hissetmedi. Dikkat ederseniz aralarında ilkesel olarak pek bir farklılık da yok. Tamamıyla “sen beceremedin ben beceririm” ifadeleriyle partiyi bitiriyorlar.
UBP yaklaşık 5-6 yıldır sen ben kavgalarıyla tükenip gitmektedir. Bu olay kan davasına dönüşmüştür. Ve bu kan davasına tutuşmaları Kıbrıs konusunun en kritik döneminde ortaya çıktı. Enerjimizi oraya harcayacakken sen ben kavgasıyla uğraşıyor arkadaşlar. İşte ben bu noktada artık UBP bu arkadaşlarla bir yere gidemeyecek. Bu zihniyetle UBP’nin duvara tosladığını bundan sonrasının olmadığını ve benim dışımda kazanan kim olursa olsun değişen hiçbir şey olmayacağını UBP’de artık yeni bir dönem olması gerektiğini söyleyerek adaylığımı açıkladı.
Soru: Özgürgün’e karşı diğer altı aday bir birlik içinde gibi görülüyor. Eğer Özgürgün, diğer adaylardan biriyle ikinci tura kalırsa Özgürgün’ün karşısında bir ittifak kurulması söz konusu mu?
Ceyda: ben bu arkadaşlarla ortak olan tek noktam UBP üyeliği. Benim için Özgrügün ne ise diğerleri de aynıdır. Bu süreçte UBP’yi dibe vurduranlar bunlardır. Partinin imajını karalayanlar bu arkadaşlardır. Dolayısıyla ben o grubun içerisinde değilim. Ve ikinci tura kalmazsam ki kalacağımı tahmin ediyorum ben kesinlikle kim kalırsa kalsın ne yönlendirme yaparım ne de destek veririm. Benim dışımda biri kalırsa zaten hiç tercihe de gerek yoktur. İnnik minik yapsın hangisi çıkarsa ona versin. Çünkü aralarında hiçbir fark yoktur.
Ben eğer bu seçimi kazanmazsam da diğer adaylardan birinin kazandığını varsayarız ben bu arkadaşlarla bir yere gidileceğini de ön görmüyorum. Herhangi bir görev de kabul etmiyorum.
Soru: Özgürgün’ün hükümete girmesini diğer adaylar gibi siz de kurultay hesabı gibi mi görüyorsunuz? Hükümetin gidişatını nasıl görüyorsunuz?
Ceyda: Hükümet kurulalı dört ay oldu tabiri caizse memlekete dört tane çivi çakılmadı. Çok iddialı geldiler ama 2 ay yaz uykusuna yattılar. Ülke sorunları katlanarak büyüdü. Millet batakta. 40 bin tane çek yasağına giren, 70 bin tane mazbata mağduru insanımız var. İş adamlarımız, esnaf, çiftçiler batağa sürükleniyor. Bugüne kadar ne yaptıklarını açıklasınlar. Bu ülkede kaynak var vekiller maaşlarını alsın köylüye gelince kaynak yok mu ödensin. Bugün insanlar evlerine ekmek götüremiyor. Gömdüler başlarını kuma hiç bir şey görmüyorlar.
Soru: Özgürgün’ün bu şekilde hükümete girerek UBP’yi CTP’ye ezdirdiğini düşünüyor musunuz? Ceyda:
Benim dışımdaki arkadaşlar diyor ki “biz seçilirsek bu hükümeti masaya yatıracağız.” UBP’nin seçilecek genel başkanının esas sorgulaması gereken 11 Şubat ortak metin temelinde UBP’nin bu hükümette olması ve Akıncı’nın sürdürdüğü görüşmelere bu noktada destek vermesidir. İkincisi UBP maalesef şu anda itilen kakılan bir pozisyondadır. Ve şamar oğlanı olmuştur. Müsteşar bile atayamayacak duruma gelmiştir. Bunun hesabını benim parti genel başkanımın sorması gerekir. Talat ve Akıncı 40 yıllık intikamlarını UBP’den alıyor. Hükümet içinde bir ağırlığı kalmadı. Bu arkadaşlarla UBP’nin geldiği nokta içler acısıdır. UBP artık bu şekilde devam edemez. Ben seçildiğim takdirde UBP’nin bakanları dışarıdan atanacak. Bunu onaylamayan varsa buyursun istediği yere gitsin. Partinin kapılar açıktır biz gerekirse bu noktada küçüleceğiz. Bu noktada makam mevki için siyaset yapmak isteyenler ben seçilirsem bu partide yer bulamayacak.
Soru: Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun yönetimi ile ilgili gerek hükümet içerisinde gerekse bir çok çevrelerde suyun yönetilmesiyle ilgili ciddi ayrışmalar var. Seçilmeniz durumunda ne olacak UBP’nin tavrı bu konuda?
Ceyda: ben ilk günden beridir söylüyorum su devlet yönetiminde olmalı. İşletmesi benim kişisel kanaatım BESKİ bunu çok rahat başarır. Ama bunu yanında başka özel şirketle de ortaklık yapılabilir. Bu olay çok büyütülüyor. Türkiye’de su akmazken burada su akıyordu. Şebekeler de kuruludur. Sistem var mevcut yerlere bağlanacak. Bunlar gözümüzde büyütülecek meseleler değildir. Çok büyük işler de değildir. Mevcut sistem kuruludur bana göre belediyeler bunu çok rahat başaracak durumdadır.
Biz bu suyu kullandığımızda üretimde patlama olur. Hükümetin bir an önce politika belirleyip tarıma dayalı yan sanayiye teşvik yapması gerekir.
































