Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

“Seçilirsem UBP-CTP hükümeti kalmaz”

 

YAMA YAPILDI: Zoru Töre, Ulusal Birlik Partisi’nin sırf kurultay hesapları yüzünden hükümete girdiğini ifade ederek Özgürgün’ü UBP’yi CTP’ye yama yapmakla suçladı. UBP’de ciddi bir yönetim zafiyeti olduğuna da dikkat çeken Töre, başkan olması halinde partiyi tekrardan toparlayacaklarını söyledi

Bertuğ TOPAL
Ulusal Birlik Partisi’nde Cumartesi günü yapılacak Kurultay’da genel başkanlığa aday olan Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, parti yönetiminde ciddi bir yönetim zafiyeti olduğunu ifade etti.
Töre, adaylığının ana sebeplerinden birinin bu olduğuna dikkat çekerek, hem ulusal davada hem de iç konularda Cumhurbaşkanı Akıncı ve CTP’nin yaması olduklarını söyledi.
Töre, hükümet ile ilgili de açıklamalarda bulunarak seçimi kazanması durumunda hemen hükümeti bozacağını kaydederek ulusal çizgide bir hükümet için kolları sıvayacağını kaydetti.
Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa Milletvekili Zorlu Töre, hedeflerini Havadis’e anlattı.

Soru: Hüseyin Özgürgün çeşitli çevreler tarafından parti yönetimi konusunda yaptığı icraatlar nedeniyle “tek adamlılık” ile suçlanıyor. Siz buna katılıyor musunuz?
Töre: Bu kadar arkadaşın genel başkanlığa aday olmasının esas amacı Özgürgün’ün partiyi iyi yönetmemesidir. Partide de ciddi bir boşluk meydana gelmiştir. MYK ve Parti Meclisi olmadan sadece patronluk zihniyeti ile parti yönetilmeye çalışılıyor. Bu da büyük sıkıntılar yaratmaktadır. Bunların mutlaka düzeltilmesi gerekir. Genel başkanlık her şeyi bilir noktasında bu yürütmeyi yapamaz. Demokratik bir mekanizma ile bunların yürütülmesi gerek. Partinin omurgası fevkalade önemlidir. Halbuki partinin omurgası bu süreçte hiç çalıştırılmamıştır. Genel Başkan bizlerle bir araya gelip bir değerlendirme yapmamıştır. ‘Ben biliri ben yaparım siz buna katlanırsınız’ düşüncesi maalesef doğru değildir. Partinin verdiği yetki doğru kullanılmadı. Tüzük kötüye kullanılmıştır. Ben kazanayım da isterse parti küçülsün diye yapılmıştır.

Soru: Neden aday oldunuz? Zorlu Töre’ye UBP’liler neden oy versin?
Töre: UBP bir patron yönetimi şeklinde yönetiliyor ben bunu kabul edemem. Benim halkçı ve ulusal davada bir duruşum vardır. bu halkçı ve ulusal duruşumu ortay yere koymak için ve partiyi yeniden mukavemetçi mücahit ruhuna kavuşturmak için aday oldum. UBP yeniden mukavemetçi çizgiye gelecek kazanmam halinde. Kuruluş felsefesi yeniden canlanacaktır. Benim aşa gelmem durumunda CTP ile olan koalisyon sona erdirilecektir. Ulusal çizgide yeni bir hükümet kurulacaktır. DP ile görüşmelere başlayacağız.

Soru: UBP’de böyle bir sapmanın olduğunu düşünüyor musunuz?
Töre: Sapma olmasa bile ifade etmede çok yetersiz kalınmıştır. Sadece ifade etmek yeterli değildir. Cumhuriyetçi Türk Partisi ile yapılan koalisyonda çok ciddi zafiyetler yaşanmıştır. Partinin kuruluş felsefesine uymayan ifadeler hükümet programında yer almıştır. Müzakereciler Akıncı ve Nami’ye gerekli cevaplar verilememektedir. CTP’ye sanki bir yama olmuş gibi bir görüntü verilmiştir. Müzakere süreci tamamen tavizkar ve temsiliyetçi bir tutumla yürütülmektedir. Ve UBP bunlara ses çıkaramamaktadır. Ne halkımızı ne de partililerimizi tatmin edememektedir.

Soru: Partinin iç işleyişi ile alakalı ciddi eleştiriler geliyor Sayın Özgürgün’e. Sizin seçilmeni durumunda nasıl bir parti yönetimi uygulayacaksınız?
Töre: Parti içerisinde tüm UBP’liler kucaklanacaktır. Partimiz üye yapılmayan ve üyelikte gösterilmeyen bütün UBP’lileri kucaklayacak. Vefa duygusunu ön plana çıkaracağız. Çünkü bu son dönemde vefa duygusu partimizde maalesef kaybolmuştur. Üyelik çalışmalarında ciddi bir vefasızlık olduğu ön plana çıkmıştır. Benim genel başkanlığımda ahde vefayı ön plana çıkaracağız. Bütün UBP’liler UBP’ye yeniden üye olarak kaydedilecektir. Parti işleyişi tamamen demokratik halkçı bir çizgide olacaktır. Uzlaşı kültürüne dayalı olacak. Ben yaparım MYK onaylar zihniyeti ortadan kaldırılacak. Patronluk anlayışına son verilecektir.

Soru: Özgürgün’e karşı diğer altı aday bir birlik içinde gibi görülüyor. Eğer Özgürgün, diğer adaylardan biriyle ikinci tura kalırsa Özgürgün’ün karşısında bir ittifak kurulması söz konusu mu?
Töre: İkinci tura Özgürgün’ün kalmayacağı da söyleniyor. Olabilir de çünkü sandığa gelmiyor yeni üye yapılanlar büyük ihtimalle Özgürgün ikinci tura kalmayabilir. Doğal olarak biz genel başkanlığa aday kişiler olarak ikinci tura kalırsa Özgürgün, karşısındakini destekleyeceğiz. Bunlar yazılı mutabakat değil sözlü olarak yapılan mutabakatlardır.

Soru: Özgürgün’ün hükümete girmesini diğer adaylar gibi siz de kurultay hesabı gibi mi görüyorsunuz?
Töre: Hükümette yer alış şeklimiz de bulunma sebebimiz de tamamen kurultaya yöneliktir. Bir çok hatlar işlenmiştir. 5 bakanlık gözükmesine rağmen eşit bir ortaklık söz konusu değildir. Uyum içerisinde çalışıldığı ifade ediliyor ama CTP’nin Kıbrıs konusunda takındığı tavır bellidir. Su konusunda takındığı tavır bellidir. KKTC’ye bakış açısı da bellidir. Dolayısıyla UBP’nin CTP ile asgari müştereklerde bile uyum içinde olması mümkün değildir. Çünkü daha orta yere bir plan çıkmadan Güzelyurt’ta Sayın Mehmet Ali Talat çıkacak olan plana evet denilmesi yönünde çağrıda bulunmuştur. Yine ayni şekilde su konusunda çok ciddi bir sürtüşme içerisine girilmiştir. Hal bu ki bunu orta yolu elbette vardır. Türkiye ile bunu diyalogla çözmek de mümkündü. Su Temin Projesi’ne karşı çıkan bir CTP vardı ama su geldikten sonra da takındığı tavır yine çok ciddi olumsuzluklarla doludur. UBP, Türkiye ile bu meseleleri çözebilecek olan bir siyasi partidir.

Soru: Özgürgün’ün bu şekilde hükümete girerek UBP’yi CTP’ye ezdirdiğini düşünüyor musunuz?

Töre: Biz bu hükümette hükümetin küçük ortağı pozisyonuna düşürüldük. Ne müzakerelerde ne devlet idaresinde ve yönetiminde ne de ekonomik faaliyetlerde sanki UBP devre dışı bırakılmış bir görüntü içermektedir. Biz bunları dikkate aldığımız zaman bu koalisyonun kurultaydan sonra yürümeyeceğini düşünüyoruz. Doğru olanı da ulusal çizgide bir hükümet ortaya çıkarmaktır.
 
Soru: Kıbrıs sorununda ciddi bir aşamaya geçiliyor artık. Seçilirseniz UBP’nin duruşu nasıl olacak?
Töre: Müzakereler konusunda Rum tarafının verdiği mesajlara bakılırsa çok ciddi toprak tavizi istenmektedir. Ve bireysel mülkiye hakkı da tanınarak ayrı bir zafiyet tanınmıştır. Garantiler konusunda hem CTP hem de Akıncı çok büyük bir zafiyet içerisindedir. UBP’nin görevi bu konularda çok ciddi bir muhalefet yapmaktır. Ama maalesef kurultay hesabıyla onlara da muhalefet yapılmıyor. Ben de bunları dikkate alarak UBP’nin genel başkanlığına aday oldum. Ulusal çizgi benim için her şeyden önemlidir. Milli davada bir oraya yalpalamak bir buraya yalpalamak doğru değildir.

Soru: Türkiye’den KKTC’ye gelen suyun yönetimi ile ilgili gerek hükümet içerisinde gerekse bir çok çevrelerde suyun yönetilmesiyle ilgili ciddi ayrışmalar var. Seçilmeniz durumunda ne olacak UBP’nin tavrı bu konuda?
Töre: Su temin Projesi’nin açılışında genel başkan yok, milli günlerde düzenlenen resepsiyonlar yok, anma törenlerinde yok. Festivallerin açılışında yok. 20 Temmuz, 15 Kasım ve 1 Ağustos geceleri düzenlenen gecelerde genel başkan yok. Su konusunda özeli de dışlamadan devleti de dışlamadan devletin yönetici sıfatıyla bu işin yapılması gerekir. Bu su neticede belediye bölgelerine verilecektir. Belediyelerle de anlaşarak ama özel şirketleri dışlamadan yapılmalı.

Soru: Özgürgün sürekli diğer aday olanların dış güçler tarafından aday yapıldığı konusunda bir görüşü var. Siz bu iddiayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Töre: Hayır kesinlikle öyle bir şey yoktur. Ben bu söylemleri diğer adaylara hakaret olarak görüyorum. Ben hiç kimsenin adayı değilim. Ben ulusal davayı dikkate alarak parti genel başkanının halk içerisindeki temsil noktasında hemen hemen hiç olmadığını dikkate alarak aday oldum. Ben UBP’lilerin adayı olmayı düşündüğüm için aday oldum. Devlet ciddiyeti de kalmadı.