Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

CEHİL İLME GALİP GELMEYECEK

Tarihler iç içe geçti.

Bir yanda Havadis’in onuncu yılını doldurma telaşı ve stresi diğer yanda Dr. Turhan Korun’un ölüm yıldönümü…

On yıl önce, 14 Şubat 2009’da yayınlanan  ilk yazıma göz attım;

Ne kadar ürkek ve ne kadar kontrol edilemeyen bir heyecan.

Boyumuzdan büyük bir işe koyulduğumuzu anlıyorum ve irkiliyorum şimdilerde.

“Ben aslında orada kalsaydım daha fazla para alırdım” diyenlerin “ne demek” istediklerini çok daha iyi kavrıyorum bugün.

Bizimkisi borçla ve aile mallını (baba evini) ipoteğe verilerek girişilen bir gazetecilik serüveni idi.

Gazeteciler de gazete çıkarır hayalinin vücut bulmuş şekli idi Havadis.

Onuncu yılda bunun ne kadar değerli bir şey olduğunu şimdi çok net anlıyorum.

Güç odaklarının gazetecileri emir eri gibi kullandıkları, baronların gazete patronluğuna soyunduğu bu ortamda, gazetecilerin gazetesi ve  Kıbrıs Türkünün gazetecisi olma gururu yetiyor bize.

Dr. Turhan Korun’un deyimi ile “cehaletin bilme galip gelmemesi” gerekir.

Çünkü O, “Cehlin ilme galip geldiği” dönemde yaşamıştı. Ve yaşadıklarını Havadis yayınlarından bir kitap olarak yayınlamıştık.

On yıldır bunun için savaşıyoruz “cehlin ilme galip gelmemesi” için.

***

Dr. Turhan Korun, ilerleyen yaşına rağmen, Havadis fikri karşısında ilk gün itibarı ile heyecan duyan ve bizi destekleyendi.

Geçmişte, yayıncılıkla ilgili şahsi ortak deneyimlerimiz olmuştu.

Birçoğu şu veya bu nedenle engellenen talihsiz çalışmalar.

Tüm bu deneyimlerin ışığında bağımsız bir gazetenin varlığı ve gerekliliği üzerinde durmuştu hep.

Sağlık sorunlarından vakit ayırabildiği ölçüde hep bizimle olmuştu.

Poli dergisi Yayın Kurulu’nda yer almış ve Poli’nin Kıbrıs Türkünün ortak hafızasına dönüşmesine eşsiz katkılar koymuştu.

Kıbrıs Türkünün yazılmayan gerçek tarihi neşredilmişti o sayfalarda.

***

Havadis onuncu yaşını da tamamladı.

Dr. Turhan Korun artık aramızda yok.

İlk günkü nasihatleri hala kulaklarımdadır;

“Yoldaşlığı da göreceksin ihaneti de. Asla yolundan vazgeçme…”

Vazgeçmedik sevgili doktorum. Aynı inanç ve aşkla yürüyoruz.

Sen, ışıklar içinde uyu…