“KATLANAMIYORUZ”: Aysel Kurt Ulaş: Sürekli dayak yedim ve ailem benim yaşadıklarımı hiçbir zaman bilmedi. Annem üzülmesin diye söylemedim. Artık ne ben ne çocuklarım bu duruma katlanamıyoruz. Alkol bağımlısı bu adamın yeri, sokaklar değil hastane olmalı
“SUSMAYIN”: Ulaş şiddet mağduru kadınlara seslendi: Şiddet gören kadınlar artık susmayın. Ben 12 yıl sustum, eziyet çektim artık yeter, sesimizi duyuralım. Ben eşimin tedavisi için her şeyi yaptım, kabullenmedi, sürekli zarar gören benim. Devlet artık sesimizi duysun
Devrim DEMİR
Alkol bağımlısı eşinden yıllardır şiddet görüp, yüzlerce kez evden yaka paça atıldığını söyleyen 36 yaşındaki Aysel Kurt Ulaş, şiddet gören tüm kadınlara “artık susmayın” diye çağrı yaptı. “Sabahları herkes kahve çay kokusu ile uyanırken, ben yıllardır alkol kokusu ile uyanıyorum” diyen genç kadın yaşadıklarını gözleri dolarak anlattı.
Senelerdir eşinin tedavi olması için elinden geleni yaptığını ifade eden, iki çocuk annesi artık yaşadığı acıya dayanamıyor.
Eşinin baskısından dolayı çocukları ile her gün korku içinde yaşadığını ifade eden Aysel Kurt Ulaş, içini Havadis’e döktü.
Küçük kızı ve oğlu ile çaresizlik içinde olduklarını belirten genç kadın, devletin kendilerine sahip çıkmasını bekliyor.
“Girdiğim her işten eşimin yaptıkları yüzünden kovuldum” diyen Aysel Kurt Ulaş, artık susmak istemediğini söyledi. Ulaş, kendi gibi birçok şiddet mağduru kadının korktuğu için sustuğunu ve kadın cinayetlerinin bu nedenle artığını söylüyor.
12 yıldır ağlıyor
2006 yılında tanıştığı eşi ile evlilik kararı almak üzereyken, alkol bağımlısı olduğunu öğrenen Aysel Kurt Ulaş, evlilikten vazgeçti.
Adam tedavi olacağı vaadinde bulunarak, kadını tatlı sözlerle kandırır. Evlendikten kısa bir süre sonra Aysel Kurt Ulaş’ın yaşamı kabusa döner.
Ulaş, 12 yıldır eşinden hem fiziksel hem de psikolojik şiddet görüyor. Üstelik tüm olaylar çocuklarının önünde yaşanıyor.
“Bebeğimi şiddet nedeni ile kaybettim”
“İlk bebeğimi hamileyken eşim tarafından defalarca dövüldüm. Akli dengem yerinde değil diyerek beni akıl hastanesine kapattı” diyen Aysel Kurt Ulaş, yaşadığı travma nedeniyle bebeğini düşürdüğünü kaydetti.
“Annem üzülmesin diye…”
“Ben fakir bir ailenin kızıyım. Babam rahmetli, annem üzülmesin diye hep sustum. İş buldum, sürekli iş yerime gelip beni tehdit ediyordu. Bebeğimi kaybettikten sonra yine tedavi olacak diye beni kandırdı eve döndüm. Kızıma hamile kaldım, yine içip içip beni dövüyordu. En son karnım burnumda beni sokağa attı. Alayköy mandıralar bölgesinde kiraya çıktım, iş buldum, çalışıyordum yine rahat bırakmadı. 2008 yılında kızım doğdu, düzeleceğim diye sözler verdi. Kayınvalidemin yardımı ile kızım 5 aylık olana kadar düzelir gibi oldu ama sonra yine alkol almaya başladı, yine şiddet girdi hayatımıza. Kızımı alıp annemin köyüne kaçtım, artık yediğim dayaklara ve hakaretlere dayanamıyordum. Bir alışveriş merkezinde iş buldum, orda da beni buldu. Sürekli beni taciz ve tehdit ediyordu ne yazık bu sebeple oradaki işimden de oldum.”
Boşanmamak için kaçıyor
Aysel Kurt Ulaş, poliste darp raporları olmasına rağmen alkolik eşinden kurtulamadığını belirtti.
Ulaş, üç kez boşanma davası açtı ancak eşi tebligatı almamak için yurt dışına kaçtı, adres değiştirdi, boşanmamak için diretti.
“Birçok kez polise başvurdum”
Ayrı kaldıkları sürede, Alayköy ve Dörtyol Polis Karakolu aracılığı ile kızını görmek için annesinin evine geldiğini ve gezdirme bahanesi ile kızını kendinden kaçırdığını kaydeden Ulaş, “Kızımı benden kaçırdı, arabamın camlarını kırdı, aileme böyle şeyler yaşattığım için ben çok utandım. Kızım için bir ‘şans daha’ deyip geri döndüm. Tedavi olsun diye hastaneye yatırdık, ilaç verdiler, kullanırım dedi, hiç birini kullanmadığı ortaya çıktı. Hastaneden kendi isteği ile çıktı, yine alkole başladı, şiddettin dozunu artırdı beni yine dövmeye başladı. Her defasında polislik oldu, 5-6 saat tutuldu yine serbest kaldı.
Beni dövmek için hep bir bahanesi vardı, kızım çok küçüktü beni kaç kez eve kilitleyip kaçtı, evden çıkmak için camları kırdım.”
Şiddet, gözyaşı, korku…
İki çocuk annesi Aysel Kurt Ulaş, her defasında birilerinin araya girmesi ile hem evliliğini hem de alkol bağımlısı eşini kurtarmak için hep boyun eğdi. Ağladığını, şiddet gördüğünü herkesten gizledi. 2013 yılında bir erkek bebeği dünyaya geldi. İkinci çocuklarından sonra, eşinin alkolün dozunu arttırdı.
Alkol kokusu…
Ulaş, “Herkesle bir kavgası olan tanıdığı tanımadığı insanlara sataşan bir eşim var. Alkol alınca kimseyi tanımıyor, sürekli yüksek sesle bağırıp çağırıp çocuklarımı beni korkutuyor. Sabahları herkes kahve ve çay kokusu ile uyanırken ben alkol kokusu ile uyanıyorum. 2015 yılında kayınvalidem öldükten sonra bana sahip çıkan kimse kalmadı. Ailesi ile miras kavgası yaşadı, kendi payına düşen parayı çocukları, ailesi için saklayacağı yerde, hepsini meyhanelerde ve kumarhanelerde yedi. Mirastan payına düşen paranın bir kısmını bana verdi, ben ev için, çocuklar için kullandım, kendi parası bitince bana verdiklerini geri istedi. Alana kadar da bana yapmadığı eziyetler kalmadı.”
Ölümle tehdit etti
“Bana verdiği parayı, geri alamayınca Alayköy Polis Karakolu’nu arayarak, ‘bu kadını şimdi gelin alın yoksa cinayet olacak’ dedi. Polis bizi alarak Sosyal Hizmetler aracılığı ile Kadın Sığınma Evi’ne yerleştirdi” diyen Ulaş, orada da derdine çara bulmadığını söyledi.
Kadın Sığınma evinde 1 ay kaldılar
Aysel Kurt Ulaş için sığınma evinde de işler yolunda gitmedi. Çocukları kalabalık ortama uyum sağlayamadı. Oğlu hastalandı, hastanelik oldu.
“Eşim duyunca geldi. Çocuğu hasta görünce yine bana düzeleceğini tedavi olacağını söyleyip eve dönmem için beni ikna etti” şeklinde konuşan Ulaş, eşinin yine sözünde durmadığını ve şiddetin devam ettiğini söyledi.
“Yok mu sesimi duyan!”
Çaresizce bir çözüm arayan genç kadın Havadis aracılığı ile yetkililere seslendi:
“Ben kaç kez daha kabloyla dayak yiyeceğim? Kaç kez çocuklarımla arabada uyuyacağım. Ben bir de özürlü görümceme bakıyorum. Ne konuşuyor ne derdini anlatabiliyor. Onun bunları yaşamaya ne günahı var. Her gün tehdit, her gün korku ile uyuyup uyanıyorum. Tek istediğim onun kalıcı bir şekilde tedavisi edilmesi. Benim ve çocuklarımın gidecek bir yerleri yok. Daha kötü olaylar yaşanamadan bana yardım edin, susmak istemiyorum sesimi duyun.”
































