Kıbrıs Montessori Okulları’nın Montessori 5. Eğitim Konferansı dün yapıldı. Konferansın bu yılki konuğu Prof. Dr. Belma Tuğrul, Montessori eğitiminin çocuğun gelişimindeki önemine işaret etti, sistem içerisinde öğretmen ve ebeveynlerin rolü hakkında önemli bilgiler verdi
Uluslararası Final Üniversitesi ve İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi, çocuk gelişimi ve eğitimcisi Prof. Dr. Belma Tuğrul’un sunumu ile “Ebeveyn, öğretmen, çocuk olmak” konulu Kıbrıs Montessori Okulları’nın 5’inci Eğitim Konferansı, yoğun katılımla dün yapıldı.
Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Lokali’nde yapılan konferansta, Prof. Dr. Belma Tuğrul, Montessori eğitim sistemini anlattı, Montessori eğitiminin çocuğun gelişimindeki önemine işaret etti, sistem içerisinde öğretmen ve ebeveynlerin rolü hakkında önemli bilgiler verdi.
Uluslararası Final Üniversitesi ve İstanbul Aydın Üniversitesi öğretim üyesi, çocuk gelişimi ve eğitimcisi kimliğinin yanında oyun profesörü olan Prof. Dr. Belma Tuğrul, sunumunu öğretmen ve velilerin de fiili katılımı ile yaptı.
Konferansa Kıbrıs Montessori Okulları Eğitim Koordinatörü Hatice Düzgün, Montessori eğitmenleri ve çok sayıda veli katıldı.
“Gerçek yaşam deneyimlerinin provasının yapıldığı sistem”
Prof. Dr. Belma Tuğrul, Montessori eğitim sisteminin çocuğun bireysel gelişimine, karakter özelliklerine, ilgi alanlarına ve hızına uyumlu, gerçek hayatla ilişkilendirmeye açık bir sistem olduğunu vurguladı.
Montessori eğitiminin çocukların kendi hızlarında, kendi tercihlerinde, kendi öğrenme stillerinde öğrenmelerine imkan veren bireysel öğrenme fırsatları yarattığını kaydeden Prof. Dr. Tuğrul, Montessori eğitiminin çocuğa karar verebilme ve öngörebilme imkanı sağladığını dile getirdi.
Montessori eğitim sisteminin çok önemli başka bir özelliğinin ise gerçek yaşam deneyimlerinin bir provasının yapıldığı sistem olduğunu belirten Prof. Dr. Belma Tuğrul, Montessori eğitiminin çocuğun doğasının doğal yollarla yönlendirilmesi gerektiğini savunan bir sistem olduğunu kaydetti.
“Çocuklar sonuçtur”
Prof. Dr. Belma Tuğrul, öğretmen ve ebeveynlerin çocukların rol modelleri olduğuna vurgu yaparak Montessori eğitim sisteminde öğretmen ve ebeveynlerin de oldukça büyük öneme sahip olduğunun altını çizdi.
“Çocuk evinin, ebeveyn davranışlarının bir sonucu birer aynasıdır” diyen Prof Dr. Belma Tuğrul, evdeki güçlü ve zayıf yönlerin okula, çocukların birbirleri ile olan ilişkilerine, nesnelere karşı tavırlarına direkt olarak yansıdığını belirtti.
Ancak evde yaşanan olumsuzların çocuktan saklanmasının ve de çocukların sorusuna yalan söyleyerek cevap verilmesinin de doğru olmadığını kaydeden Prof. Dr. Tuğrul, doğru olanın yaşanan olumsuzluğu çocuktan saklamak değil, bununla nasıl baş ettiğini çocukları ile deneyimlemek olduğunu dile getirdi.
Tuğrul, “Hakaret, aşağılama ve herhangi bir çirkin söylem, eylem olmadıkça, saygı çerçevesinde ebeveynlerin çocukların yanında tartışmalarının hiçbir sakıncası yoktur aksine çocuk anne babasının farklı fikirde olmasına rağmen birbirlerini ne kadar çok sevdiklerini gözlemler, öğrenir, bunu zihnine kazır” dedi.
Tuğrul, çocukluk izlerinin yaşam boyu bireyin davranışında, karakterinde ve tercihlerinde etkin şekilde sürdüğünü söyledi.
Tuğrul, “çocuklar ebeveynleri gözlemler, gözlemlediklerini zihinlerine kazırlar ve bu zihinlerine kazıdığı gözlemler ileriki yaşamlarında, tercihlerinde oldukça etkili olur” dedi.
“Çocukla onun dilinde konuşmak gerek”
Montessori eğitiminin temel hedefinin barışı sağlamak olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Belma Tuğrul, bir çocuğu mutlu edebilmenin sırrının ise çocukla onun dilinden konuşmak olduğunu belirtti.
Zamanı en verimli şekilde çocukların yararına kullanmak gerektiğinin de altını çizen Tuğrul, her bireyin çocuğu ile zaman geçirirken makam, mevkilerini kenara koyup, çocuğunun dili ile konuşması gerektiğini söyledi.
“Öğretmen ebeveyn işbirliği önemli”
Çocuğun okulda aldığı eğitimi özümseyebilmesi için ebeveyn ve öğretmenin sürekli olarak işbirliği ve temas halinde olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tuğrul, “Okulların elinde sihirli değnekler yok, öğretmenin her şeyi kontrol etmesi mümkün değildir. Ne bir öğretmen ahkam kesmeli ne de ebeveynler ‘eti senin kemiği benim’ mantığı ile hareket etmelidir” diye konuştu.
“Çocuğun sağduyulu, olumlu düşünen öğretmene ihtiyacı var”
Prof. Dr. Belma Tuğrul, geleceğin mimarları ve sahiplerinin çocuklar olduğunu belirterek, bu geleceğin mimarlarını yetiştirmek noktasında öğretmenlerin de büyük sorumlulukları olduğunu ifade etti.
Tuğrul, bir öğretmenin her yıl kendini yenilemesi gerektiğini kaydetti. Ebeveynler gibi öğretmenlerin de çocuğa ihtiyaçları doğrultusunda uyum sağlaması gerektiğini söyleyen Tuğrul, çocuğun kendisini şablonların dışına çıkmaya, eski köye yeni adet getirmeye özendiren, ilham veren ve ezber bozan öğretmenleri asla unutmadıklarını belirtti.
Tuğrul, bir çocuğun ayrıca içindeki zenginliğe inanan, bunu gören, sağduyulu, olumlu düşünen öğretmene ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
“Çocuk kendini değerli hissettiği oranda mutlu olur”
Prof. Dr. Belma Tuğrul, bir çocuğun uzmanlık alanının oyun olduğunu ancak düşünmenin, kendi işini kendisinin yapabilmesine imkan sağlanmasının, anlaşılmanın, denemenin, hareket etmenin de çocuğu mutlu eden değerler olduğuna vurgu yaptı. Tuğrul, bu imkanların çocuğun kendini değerli hissetmesinde önemli etkenler olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Belma Tuğrul, bir çocuğun kendini değerli hissettiği oranda mutlu olduğunun altını çizdi.
































