24 Haziran yerel seçimlere bir aydan kısa bir süre kaldı. Seçmen, 24 Haziran’da sandığa gidip, 28 belediye başkanı, 280 belediye meclis üyesi, 237 muhtar ve 952 ihtiyar heyeti üyesini seçecek…
Belki henüz erken ama, sokaklarda seçim heyecanı henüz yaşanmaya başlamadı. Adaylar daha ziyade sosyal medya ve tv ekranlarını kullanmayı tercih ediyorlar. Dün, seçime girecek olan partili ve bağımsız adaylar Yüksek Seçim Kurulu’na müracaatlarını yapıp, adaylıklarını resmileştirdiler. Hepsine de hayırlı olsun diyelim. Hele de bu sıcaklarda sokaklarda ev ev, mahalle mahalle dolaşmak bile başlı başına bir eziyet…
Partilerde, ilk kez bu kadar düşük bir katılım var 28 belediyenin tümünde seçime katılan hiç bir parti yok. Son gün bir değişiklik olmazsa UBP 20 beldede aday gösteren tek parti olacak. YDP ise, sadece Lefkoşa’da aday gösterdi…
Bu seçimlerin bir başka özelliği ise, bağımsız adayların çokluğu. Neredeyse her bölgede bağımsız adaya rastlamak mümkün. Birçok parti de kendi adayını göstermek yerine, bağımsız adaylara destek vermeyi tercih etti. Çoğu da, partisi tarafından aday gösterilmeyip, kendi parti adayına karşı, bağımsız olarak seçimlere girenler.
Bir kaç haftadan beridir Radyo Havadis ve Havadis web tv ortak yayında adayları konuk ederek hem projelerinin neler olduğunu anlatmalarına olanak tanıyoruz ve onları sizlere daha yakından tanıtmaya çalışıyoruz. Yıllardır başkanlık görevini yürütenler kadar, ilk kez seçimlere girecek adayları da izleyicilerimizle buluşturmaya çalışıyoruz.
Buradaki amacımız, adayları daha yakından tanımanız ve oyunuzu kullanırken kime, niçin oy vereceğinizi bilmenizi sağlamak.
Bugüne kadar konuk ettiğimiz adayların uçuk projeleri de vardı, ayağı yere basan ve uygulanması olası olan projeleri de. Tek bir gerçek var ki, birkaçı hariç, hepsi de maddi sorunlarla boğuşuyor. Mevcut başkanlar da, talip olanlar da mevcudu koruma telaşındalar.
Dört yıl önce seçimi kazananlar arasında, bırakın o gün verdikleri sözleri, mevcudu korumakta bile zorlananlar var. Hele de sırf bir sonraki seçimi de kazanmak adına gereğinden fazla personel istihdamı yaparak, var olanı da yok edenleri gördük…
Maaş ödemeyi, çöp toplamayı asli görevleri değil de, belde insanına başarı olarak gösteren, çalışanın sosyal haklarını yatıramayan, kentine yol, kaldırım gibi temel yatırımları yapmaktan aciz belediyeler var ne yazık ki. TC Elçiliğinin projelere verdiği karşılıksız katkıları bile kullanamayanlara bile rastladık.
Temiz, yaşanabilir, çevreye duyarlı, alt yapıya önem veren, modern ve çağdaş bir kenti inşa edebilecek, vergilerimizi “oy”a değil, hizmete harcayacak, vizyon sahibi adayları o koltuklara oturtmak bizlerin elinde…
“Tuttuğum partimin adayı” diyerek projelerine inanmadıklarınızı, yapacaklarına güvenmediklerinizi seçmeyin.
Gidin ve parti rozetine bakmaksızın size böylesi yaşanabilir bir kent yaratacağına inandığınız adaya oyunuzu verin.
Çünkü bizler bunlara layık insanlarız…
YERİN KULAĞI VAR
AĞZINDAKİ BAKLAYI ÇIKARDI:
Rum lider Anastasiadis, Kıbrıs Türk tarafında “nüfusu daha küçük olan toplumun imtiyazlı toplum haline geleceği ve nüfusu fazla toplumu kontrol edeceği bir rejime doğru sürükleme eğilimi” geliştiğini ve niyetlerinin, “çoğunluk yönetir azınlık garanti edilir”i, “çoğunluk yönetir”e dönüştürmek olduğunu söyleyerek nasıl bir çözüm istediklerini de açıklamış oldu…
TARİKAT İDDİASI CİDDİ:
KTÖS Yamaçköylü çocukların “tarikat baskısıyla” okula gönderilmediği iddiasını ortaya attı. Cemal Özyiğit’in Eğitim Bakanlığı döneminde böyle bir olay olabiliyorsa, durum gerçekten vahim demektir. Madem tarikat kelimesi telaffuz edildi, biz de aldığımız duyumları bir kez daha tekrar edelim. Kendi içlerinden olup da kurtulmuş bazı kişiler, “aman bunlara dikkat edin, fena halde yayılmaktalar” diyerek uyarıyorlar. Biz duyuyoruz da, duyması gerekenler duymuyor mu..?
MASAK MI ASILSIZ?:
Casinocular Birliği MASAK’ın açıklamasını reddediyor, “asılsız” diyor ve basını suçluyor.. Ama haberi veren Anadolu Ajansı… O da Mali Polis’e dayanarak veriyor. Yani resmi açıklama. Hesap hareketlerinde tutarsızlık olduğunu, 20 alt şirket ve 7 casino yöneticisinin yurt dışına döviz kaçırdığını söylüyor polis. Dehşetengiz önerileri de var; KKTC’liler de kumarhaneye gitsin, bankacılık sisteminde yurt dışına rahat para çıkartmaları sağlansınmış. Umarım MASAK’ın soruşturması bir an önce yargıya intikal eder de, asıllı mı asılsız mı öğreniriz…
BU CESARET NEREDEN GELİYOR:
Adam sürat yapıyor, trafik polisine yakalanıyor, polis memuruna rüşvet teklif ediyor. Bu ne cesaret? Bu cüreti nereden buluyor? KKTC’de işlerin rüşvetle yürüdüğüne dair bir algı mı var ki, bu adam bu kadar rahat? Söz konusu şahıs en ağır cezayı almalı ki, bir daha kimse denemeye kalkmasın. Eğer böyle görünüyorsak, yazıklar olsun bize…
HAYAT ZORLAŞTI:
Hükümetin dövize karşı aldığı önlemler de fayda etmedi. Aylardır yükselen dövizin etkisi yavaş yavaş vatandaş tarafından da hissedilemeye başladı. Günlük ihtiyaçları almakta bile zorlanıyoruz. Son bir ayda marketlerde yaptığımız alışverişlerde cebimizden artık daha çok para çıkıyor. Daha birkaç hafta öncesinde 100 liraya aldıklarımız için bugün 120-130 lira ödemek zorunda kalıyoruz. Bırakın lüks harcamaları, temel ihtiyaçları karşılamakta dahi zorlanıyoruz…
EZİYET ÇEKTİRMEK BU OLSA GEREK:
Sosyal Sigortalar Dairesi malullük, yaşlılık, dulluk, yetimlik ve iş kazasından dolayı gelir alanların, 2018 yılı yoklama bildirgelerini en geç 31 Ağustos’a kadar Daire’ye ulaştırılması istedi. Bildirgelerini belirtilen süre içerisinde doğru ve eksiksiz olarak doldurup teslim etmeyen sigortalıların aylıkları, işlemleri tamamlanıncaya kadar durdurulacak. Yani yirmibirinci yüzyılda hala yaşlıları daire kuyruklarına girmeye zorlayan bu zihniyet ne zaman değişecek? Emekliyi bu eziyetten kurtaracak başka bir formülünüz yok mu, emekliye saygınız bu mu sizin… Neredeydi o e-devlet?
ZİVEDEKİLER
Cenk Mutluyakalı (Yenidüzen): “Meğerse yeni bir endişe varmış:‘Devlet döviz hesaplarına el koyacak’. Hani ‘TL gelire karşılık, döviz borçlanmaya sınırlama’ kararı var ya… Sokağa yansıması meğerse böyle!… Çok merak ettim, döviz borcu olanlar ağlıyor da, geliri döviz olanlar şimdi daha mı çok vergi veriyor? Yoksa… Bankada biriken sterlinlerinin korkusunu mu yaşıyorlar acaba?”.
DİPTEKİLER
İlker Başbuğ (Eski Genel Kurmay Başkanı): “Akıncı’nın Garanti ve İttifak Anlaşmaları konusunda hukuksal yetkisi yok, bu anlaşma 3 devleti, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’yi ilgilendiriyor. Kıbrıs’ta garanti anlaşmasının kısmen kalması önerisi var. Garanti ve İttifak anlaşmaları konusunda KKTC Cumhurbaşkanı’nın söz söylemeye hiçbir hakkı yok”…
































