Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Kolay Gelsin

 

Yaş ortalaması 48 olan bir kabine…

Eğitim ortalaması da epey yüksek, bir çok akademisyen var…

Genç ve eğitimli insanlar.

Gerçi çoğu tecrübesiz…

Tecrübeli olanların desteğine ihtiyaçları var…

Ve önlerinde dağ gibi yığılan zor işler…

Üstelik, sorumluluğu da, başka herhangi bir iktidardan daha ağır…

Başarılı olmak zorundalar.

Aksi halde, ülkeye ve kendilerine verecekleri zarar büyük…

Tek bir şeyi yapmazlarsa…

Geçmişin siyasi alışkanlıklarını benimseyip uygulamazlarsa, herşeyin üstesinden gelebilirler.

Başka da bir şey istemez…

O inançlarını, o kararlılıklarını görüyoruz.

Umutları yükselten samimi açıklamaları var.

Hukukun üstünlüğü; ayrıştırıcı değil, bütünleştirici; toplumsal uzlaşı; ülkenin çıkarları….

Sadece bu söylediklerini yapsalar yeter…

Şimdi bizlere de sağduyuyla, sabırla izlemek, onlara şans tanımak düşüyor.

Başarırlarsa, hep birlikte kazanacağız.

Kurtulmak istediğimiz, çıkara dayalı siyaset geleneğini ve başarısızlıklar devrini geride bırakacağız…

Hepsine kolay gelsin…

 

 

YOK BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ, ADALIYIZ…

Güney Kıbrıs’ta, Lefkoşa’dan Larnaka’ya tayin edilen bir memurun, son 5 yıldır iş saatlerini daire dışında, genellikle de Larnaka sahilinde denize girerek geçirdiği saptanmış.

Haber Cyprus Mail’de yayınlandı.

Arkadaş, sabahları daireye bir uğruyor, kahvesini içtikten sonra da “işim var” deyip ayrılıyormuş.

Doğal olarak çalışma arkadaşları rahatsız olmuş ama, adamın  “dokunulmazlığı” varmış. Çünkü en yakın arkadaşı, önemli bir politikacıymış.

Defalarca şikayet edilmiş, ama her nedense Lefkoşa’da o şikayet ileri götürülmemiş.

Sonunda olayı medyaya yansıtmışlar ve nihayet kamu hizmetleri departmanı olayı incelemeye almış…

Ne kadar tanıdık değil mi?

İngilizden gelen kamu disipliniyle övünürdük eskiden. Biz memur olmadık ama olanlardan biliyoruz. Kalemin bittiğini göstermeyene, arşivden yenisini vermezlerdi. Devam defterleri vardı, müdürler tarafından sıkı kontrol edilirdi. Personel Dairesi iyi işlerdi. Denetlerdi, şikayetleri soruştururdu.

Bir de şimdiki duruma bakıyorum.

Mesai saatinin bitmesine bir saat kala trafiğin yoğunlaşması zaten her şeyi anlatıyor.

Bunun dışında dükkan gezenler, uzun öğle molaları verenler, marketlerde dolaşanlar, dahası ikinci iş yapanlar… Yakın zamana kadar, çiftçilik, hayvancılık yapıp, hatta teşviklerden yararlanan devlet memurları vardı bu memlekette.

Güney Kıbrıs ne yapar bilmem. İsterlerse, Yunanistan gibi, üç daireden maaş çeken memurlar ülkesi olabilirler.

Ama bizim de pek kalır yerimiz yok. Hazır Serdar Denktaş kabinedeyken, en çok savunduğu Kamu reformunu ele almanın zamanıdır diye düşünürüm.

 

 

YERİN KULAĞI VAR

“HOCALAR HÜKÜMETİ”:

Vatandaşın yeni hükümetten beklentileri oldukça yüksek. Başarılı olması için umudu olanlar kadar, başarılı olmamasını isteyenler de çok.  Artık herşey onların elinde. Genç bir kabine ile yola çıkan hükümetten tek istediğimiz, adil ve eşitlikçi bir idare… Profösör, yardımcı doçent , öğretmen… Bu arada astrolog Abdülaziz’in “hocalar hükümeti” kehaneti de tutmuş oluyor.

 

İDDİA CİDDİ:

YDP Lefkoşa milletvekili adayı olan Özen Güneralp, partisinden istifa etti… Seçim sonrası bu tür istifalar normal gelişmelerdir, özellikle seçimi kaybeden adaylar biraz da kırgınlıkla böyle davranışlarda bulunabilirler ancak, Güneralp’in istifa gerekçeleri arsında yer alan “bazı kişilerin liste dağıtarak Kıbrıslı Türk adaylara oy verilmemesi için telkinde bulunduğu” iddiası, YDP ile ilgili geçmişte dile getirilen bazı duyumları tekrar gündeme taşıyabilir…

 

BU IRKÇILIK DEĞİL:

Nijeryalıların karıştığı olayların dile getirilmesinin ırkçılık olarak yorumlanmasını kabul etmem. Bu grubun içinden birilerinin, bu ülkeye, öğrenci kisvesi altında girip organize suç örgütleri kurdukları, masum çocukları da maddi sıkıntılarını kullanarak suça zorladıkları bir gerçek. Bu da rahatsız ediyor. Nitekim son olayda da işin içinde uyuşturucu var. Bir diğer gerçek, aynı organize şebekelerin, Kıbrıs’ta yaşayan başka gençleri, kendi çocuklarımızı da esir almış olması. Üçüncü ve en acı gerçek, suçla mücadelede yetersiz oluşumuz. Kimse ‘onları cezalandırın, bizimkilere donumayın” demiyor. Yeter ki, güvenlik güçleri hepsine ulaşabilsin, kökünü kurutsun…

 

MALAS MI, ANASTASİADİS Mİ?:

Güneyde başkanlık seçimlerinin ikinci turu için seçmenler yarın sandık başına gidiyor. İlk turun galipleri Malas ve Anastasiadis artık sandık sonucunu bekleyecekler. Anasatasiadis’in, AKEL destekli Malas karşısında daha şanslı olduğu söylense de, kararsızların oyları ve diğer partilerden gelebilecek sürpriz oylar tahminleri yanıltabilir deniyor.  Anastasiadis’in en büyük kozu kendi dönemindeki ekonomik istikrar…

 

YOK ARTIK:

Hükümet Sözcüsü Nikos Hristodulidis , Cumhurbaşkanı Akıncı’nın toprak konusunda verdiği haritayı geri çekmesini, güneydeki başkanlık seçimlerine müdahale olarak değerlendirmiş. Hristodulidis, Akıncı’nın bu tavrıyla neyi hedeflediğini Rum halkının iyi düşünmesi çağrısında da bulunmuş. Artık şaşırttılar resmen. Yarın kazara Anastasiadis seçimi kaybetse Akıncı’dan bilecekler…

 

ELİMİZLE ETTİK, ÇEKİYORUZ:

Yenidüzen, uçak biletlerine Şubat tatili ayarı diyor haberinde ve tatil dönemi fiyatların uçtuğunu yazıyor. Aynen öyle. 8 ay sonraki bayram için baktım fiyatlara, onlar da öyle. Bir Ankara bileti, daha şimdiden 500 lirayı geçmiş… Nereye kadar gidecek bu çaresizliğimiz? Ulaştırma Bakanlığı’nın elinde hiç mi bir şey yoktur?

 

 

ZİRVEDEKİLER

Acapulco Otel: Nereden başlayıp, nereye ulaştığını çok yakından bildiğim bir tesis. 1980’lerin başında, Ünal Çağıner’in büyük bir cesaretle başlattığı girişim, evlatları tarafından başarıyla geliştirildi. Acapulco, dünyanın en iyi 25 aile oteli arasına girdi. Bir Kıbrıslı Türk olarak gurur duydum.

 

 

DİPTEKİLER

Büyükkonuk Belediyesi: Kara pazartesinin baş mimarlarından Büyükkonuk Belediyesi, sanki yaptıkları yetmezmiş gibi, Cumhurbaşkanı Akıncı’yı protesto etmek için Cumhurbaşkanlığına siyah çelenk koymuş, hem de iş kıyafetleri ile. Ülkede demokrasi var diyerek kabul edelim ama, belediye idare amirinin çelenk önünde poz verip, “nasıl koymuşuz” diye paylaşımında bulunmasını kabullenmek mümkün değil. Artık Ahmet başkan birkaç maaş ikramiye verir herhalde bu kahrama