Mecliste 19 milletvekilinin “federasyondan vazgeçelim” önerisi görüşülürken olana bak. Haber Güney’in resmi haber ajansı kaynaklı. Onun için ihtiyatla karşıladığımızı söyleyelim.
“Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias, Türkiye ziyareti sırasında bu ülkenin Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu’nun Yunanistan ve Türkiye’nin Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunması amacıyla diyaloğun yeninden başlamasından önce müzakereleri etkileyen konuların ele alınmasını önerdiğini söyledi”.
Malum Kotzias geçen hafta Ankara’daydı.
Şimdi, Türkiye Dışişleri Bakanı’nın, müzakerelerin yeniden başlamasından söz ettiğini söylüyor.
Dahası da var, yine Kotzias, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın Kasım sonunda veya Aralık başında Yunanistan’a resmi ziyarette bulunacağını açıklıyor.
Şimdi dönelim, bizim 19 kahramanın önerisine…
Hani Kıbrıs konusu Türkiye ile birlikte yürütülürdü?
Hani konu ortak çıkarlar temelinde ele alınırdı?
Hani istişaresiz iş yapılmazdı…?
Ne bu şimdi?
Dün Meclis’te önerinin ilk görüşmesini izledim.
Muhalefetin genel kanısı, önerinin seçime yönelik olduğu şeklinde…
Ben de aynen böyle düşünmekteyim.
Üstünde fazla kafa yormaya da gerek yok aslında.
Bu kahramanlık gösterisiyle seçim kazanmaya kalkmışlarsa, ellerinde başka bir şey de yok demektir zaten…
TANI BUNLARI…
Seçimler 7’sinde mi, 14’ünde mi olur bilemem. Kimin aday olup olmayacağını, kimin kazanıp kazanmayacağını da bilmeme imkan yok. Aslında bunun kararını verecek olan seçmen ama, unutkan bir toplumuz malum… Keşke bu kez geçmişte yaşananları, memleketi parsel parsel satanları, çıkarı için siyaset yapanarı ayırabilsek…
Hergün yeni bir isim, yeni bir aday adayı ile karşılaşıyoruz. Aralarında bu işi yapabileceğine inandıklarımız kadar, yıllarca Meclis’te bulunmuş, ama toplum adına hiçbir icraatını görmediklerimiz; seçimlerde aday olup da seçmenden hiç onay alamamış olanlar, partiler arasında gidip gelmelerle vakit öldürmüş isimler var. Bunların hala vekillik hayali kurmalarını hayretle izliyoruz. İsim isim yazmama gerek yok, hepimiz onları yakından tanıyoruz. Bir gecede partisini satıp koltuk uğruna çekip gidenleri mi, sırf birilerinin parti içi hesabını görmek adına partisini iktidardan etmeyi göze alanları mı, yoksa koltuğu alındı diye partisine küsüp gidenleri mi anlatayım…
Şimdi bu tipler yeniden aday olup, seçmenden oy isteyecekler. Çıkıp da, “bana oy verin seçileyim ama, sizin için değil kendim için çalışayım. Baktım ki olmuyor, istediğimi yapacak başka bir partiye giderim, zaten daha önce bunu yaptım” mı diyecek. Ve seçmen de buna oy verecek…
Ama toplumu iyi analiz ettikleri belli. Öyle olmasa yeniden aday olmayı akıllarından bile geçirmezlerdi.
Onlara kızmak yerine aslında kendimize kızmalıyız. Onlara bu cesareti, yeniden karşımıza çıkma gücünü biz vermedik mi..?
Yaptıklarından, daha doğrusu yapamadıklarından dolayı onları cezalandırmak yerine, yeniden sandıktan çıkarıp Meclis’e göndereceksek, yaptıkları az bile kalır…
Çünkü biz buna layığız…
YERİN KULAĞI VAR
BALONLARI ERKEN PATLADI:
19 milletvekilinin imzasıyla sunulan federasyonun bir çözüm modeli olmaktan çıktığına ilişkin karar önerisi Meclis’te beklediği karşılığı bulamadı. Sadece Meclis’te değil, öneriye destek verdiğini açıklayan “26 örgüt” de Meclis önündeki eylemlerini yapmaktan vazgeçti. Seçim öncesi tamamen seçmene oynamak olarak değerledirilen bu önerinin komitede görüşülüp Meclise getirilmesine karar verildi. Türkiye’nin Yunanistan’la Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için yeni girişmler yaptığı bu dönemde, bu önerinin Meclis’te kabul edilmesi zor görünüyor. Üstelik, “federasyon”, Anayasanın başlangıç kısmında var. O nedenle üçte iki çoğunluk gerektirir benim bildiğim. Ya da referandum…
TEK DERDİ KOLTUKMUŞ:
Bu sütünlardan defalarca yazdık. Özdemir Berova, kabinenin en başarısız bakanı diye. Görevi boyunca kavga ve hakarete dayalı bir politika izledi. Okulların durumu ortada, saat konusundaki sözleri hala belleklerde. Ama biz Berova’nın sadece bakanlık görevinde yalpaladığını sanırken meğer kendini bakan yapan partisine de aynı tavır içindeymiş. Anladık ki siyasi fikri ve duruşu sadece kazanmak üzerine kurgulanmış. Kendine oy veren seçmene bile saygısı yok…
GAYET NORMAL:
Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, Berova’nın UBP’ye yanaşmasına fena kızmış. Ama bu ülkede siyasette insan kalitesinin nasıl yerlerde gezdiğini kendisi bizden iyi bilir. UBP’de kurultay kavgasından kaçanlara kucak açtığında, bir gün bunun başına geleceğini, gelenlerin dönüş için icazet beklediklerini tahmin edecekti…
DÖRT YILDA 12’DEN 4’E DÜŞTÜ:
DP Genel Başkan ve Başbakan Yardımcısı Maliye Bakanı Serdar Denktaş Özdemir Berova’nın partilerinden aday gösterilmesinin söz konusu olmadığını söyleyerek, YÖK Başkanı’nın Çarşamba günü KKTC’ye yapacağı ziyaret sonrası bakanlık görevinden isifasını istedi. Son seçimlerde 12 vekille Meclis’e giren DP’nin koltuk sayısı, ardarda gelen istifalarla 5’e düştü. Berova’nın istifası gerçekleşirse dörde düşecek ve Meclis’te grubu kalmayacak…
YAZIKLAR OLSUN BÖYLE SİYASETE:
Kiralarını ödemeyen Evkaf kiracılarının borç faizlerinin affına yönelik tasarı Meclis’te görüşüldü. 2300’e yakın kiracının 800 kadarı kira ödemiyormuş. Üçte bir… Feci bir rakam. Ödemeyenlerin çoğu da büyük arazileri kiralayanlarmış. Yıllık geliri 20 milyon, yüzsüzlerden alacağı 16 milyon… Şahısların bu tür davaları kısa sürede sonuçlanırken, Vakıfların davaları neden hiç sonuçlanmaz? Üstelik de geçmiş 2 afta bile borçlarını ödemedikleri halde, hala o malları işgal edenler varmış. Oy hesabı bir af daha… Yazıklar olsun bu ülkedeki siyasete…
GÜZEL AMA YETMEZ:
Çevre Koruma Dairesi yeni bir sistemle, denizleri atıksu konusunda sürekli bir izlemeye alıyor. Sahiller 7/24 kamera sistemiyle takip edilip, olası bir kirlilik durumunda bakanlığa anında veri aktarılabilecek.Bu güzel, harika, ama denetimin kararlılıkla sürdürülmesi halinde… Ses kirliliğindeki gibi Bakanlık gözlerini, kulaklarını kapatmazsa, onu kırmayalım, bunu üzmeyelim demezse. İnandırıcı olabilmeleri için kestikleri cezaları da ilan etmeliler… Bir de şu tespitimi yazmam lazım, oteller atık sularını kışın, özellikle hafta sonu denize bırakıyorlar. Çünkü biliyorlar ki Çevre Dairesi’nin telefonu, hafta sonu sadece kayıt yapıyor. Bu kameralar, hafta sonu da çalışacak mı?
ZİRVEDEKİLER
Hüseyin Ekmekçi: “İmamların, ‘Barem 18 kavgası’ var bu memlekette. Siyaset, imamın maaşını Barem 18’e çıkarmak için yasa yapıyor. İmamlar da birbirini eziyor. Eskiden bu ülkede, her cemaat, kendi imamını öderdi. İmam da, “Allah yolunda” görevini yapardı. Şimdi? ‘Siyaset ve maaş yoluna’ dönüldü…”
DİPTEKİLER
Devlet Malı Deniz…: Yenidüzen gazetesinin haberine göre bir yılda 7 kurumda yolsuzluk yapılmış. Mağusa Hastanesinde, Telefon Dairesinde, Binboğa Yem Fabrikasında zimmete para geçirme… Taşkent Kooperatifinde, Koop Bank DAÜ şubesinde sirkat…Güzelyurt Araç Kayıtta topladığı KDV paralarını kendi hesabına geçirme ve son olarak da rüşvet karşılığı sınavsız sürüş ehliyeti verilmesi. Toplamda yüzbinlerce liralık yolsuzluk iddiası. Devletin otoritesi yerle bir olmuş durumda.
































