Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

SAHİP

"Kıbrıs'a dört aydır ben bakıyorum."


Yıllardır Kıbrıs’a bakan bakanlar var.
Bunların etiketi,
Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Bakan veya Başbakan Yardımcısı falan…

Yetmiş dörtten sonra ilişkiler bu zeminde sürdürüldü…

Arada geçen “Reklam arası” sayılmazsa,
İngiliz öneminde de Kıbrıs’a bakanlar vardı.
Bunlar İngiliz Valisi idiler.
Meclis bile kurmuşlardı.
Kavanin Meclisi.
Ama işlerine gelmediğinde meclisi kapatabiliyorlardı.
1931 İsyanından sonra böyle olmuştu.
Meclis dağıtılmış,
Sıkı yönetim getirilmişti.
Dönem sömürge dönemiydi.
“Sir” demek durumundaydı Kıbrıslılar.
Eskiden “Efendi” olanlar,
Sonrasında, şapkasında horoz tüyü takılı Valilere “Sir” demek durumunda kalmışlardı…

Arif Hoca anlatırdı.
Bir zaman İngiltere’ye gidip,
Taksiye bindiğinde şoför ona “Sir” diye sesleniyor,
Otele vardığında resepsiyondakiler ona “Sir” diyor,
Arif Hoca da şaşırıp kalıyordu.
Onca yıl “Sir” dedikleri milletten “Sir” duyunca…
İnsan şaşırır tabii…

Daha ötesi malum.
Osmanlı 300 yıl kadar adaya bakmıştı.
Buraya gönderdiği Paşa unvanlı yöneticiler vasıtası ile.
“Efendi” idiler.
Varlıklı Türkler de diğer ahalinin yanında “Efendi”ydiler.
Dolayısıyla İngiliz’e “Sir” demek zorlarına gidiyordu…

Türkiye’de yüksek makamları tutanların “Efendi” statüsü sürüyor.
-Bir Efendi’ye soralım.
-Beyefendinin talimatıdır,
Dendiğinde, ya Bakan, ya Başbakan ya da Cumhurbaşkanından kastedilir.

Efendi sözcüğünün kökeni te eski Yunan’a kadar dayanır.
Türkçe kökenli değildir…

Bu sözcüğün anlamı, çeşitli cümleler içinde değişik anlamlara da gelir.
Meseleyi VİKİPEDİ’ye sorunca şu örnekler karşımıza çıktı:
Hoca Efendi minareden düştü. (okumuş adam)
O kızın babası efendi bir adamdır. (saygıdeğer, çelebi)
Efendilik bende kalsın. (kibarlık, terbiye, ağırbaşlılık)
Bizim efendi kırkından sonra azdı. (koca)
Kapıcı Mehmet Efendi gazeteleri getirdi mi? (bey denmeyecek kişilere verilen 2. derecedeki unvan)
Peygamber Efendimiz her zaman sahabelerine danışırdı. (saygın, sözü dinlenir)
Köpek efendisinin arkasından seyirtti. (sahip)
Hizmetçi kız efendisinin terliklerini getirdi. (evin sahibi erkek)
Efendiler gibi yaşayabilirdi ama o başka bir hayat seçti. (varlıklı, refah içinde)
Buyurun efendim. (saygı)

Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı,
Tuğrul Türkeş Beyefendi,
“Kıbrıs’a dört aydır ben bakıyorum” dediğinde,
“Köpek efendisinin arkasından seyirtti (Sahip)” cümlesindeki statüye giriyor…