Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

PİŞMİŞ AŞA SU KATMAK

Ada her zaman için susuzluk çekmiştir.

Çekmesine rağmen, tarımı, ticareti süregelmiş,
Zaten nüfus da bir problem olmamıştı…

Susuzluktan büyük güçlüklerin yaşandığı dönemler olmuştur.
1700’lü yıllarda bu durumun üstesinden gelmek isteyen Bekir Paşa,
Kendi adı ile anılacak su kemerlerini yaptırmıştı.
Bekir Paşa Su Kemerleri Lefkoşa’dan Larnaka’ya uzanıyor,
Ve Kıbrıs’a gelip gidenlerin ilgisini çekiyordu…

O yıllarda adaya gelen bir araştırmacı Bekir Paşaya atıfta bulunarak şunları yazacaktı:
“1747 yılında, bu adanın Paşası iken, buradan altı mil uzaklıktaki Arpera Dersinden ve yol üzerindeki pınarlardan Larnaka’ya, Tuzla’ya ve gemilere su getirmek için çok asil bir proje yaptı. Büyük ve asil bir adama layık bu iş, kendisine elli bin piastreden veya altı bin iki yüz pound sterling’ten fazlaya mal olmuştur.”

Bir yerden bir yere su aktarma işi bu kadar basit değildi.
O kemerlerin ve kanalların yapımı yıllar alacaktı.
Zaten Paşanın da görevi bitmiş, adadan ayrılmıştı.
Fakat Paşa bu iş devam etsin ve bitsin diye para bırakmış hatta Vakıf kurmuştu.
Neticede, sonradan gelenler konuyla ilgilenmemişler,
Kim bilir Paşanın paralarını da iç etmişlerdi.
Zaten, Bekir Paşaya bu işte devletten bir katkı yoktu.
Bazı kaynaklara göre, Babıali alt yapı çalışmaları için para ayırmayınca,
Bekir Paşa da su kemerlerini kendi parası ile yapmıştı…

Bekir Paşa Su Kemerleri ile de yetinmemişti.
Belli bölümlerin çevresine dut ağaçları ektirmiş,
İpek böceği bahçeleri,
Ve bir de un değirmeni kurdurtmuştu…

Bu kemerlerin 1939 yılına kadar kullanıldığı söylenir…

Denildiğine göre,
Henüz Paşa olmadan Larnaka Kaymakamı iken 10 kilometre uzaklıktaki bir su kaynağından su taşıyan kadınları gören Paşa, bu duruma çok üzülürmüş.
Su kemerlerini yapmasının nedeni de buymuş…

Paşa bu işten hiçbir çıkar gözetmiyordu besbelli.
Cebinden veriyordu.
Yönetim krizi de yoktu.
Şimdiki yeni Osmanlıların tam tersi…

İmamların, muhtemel bir federasyonda suyu yönetmek isteyip istemeyecekleri bilinmiyor…

Su meselesinde Kıbrıslı Türklerin yönetimini istemeyen imamların,
Rumların da içinde bulunacağı yönetimde ne yapacakları merak ediliyor…

Bu iş pişmiş aşa su katmak gibi bir şey olmasın sakın!