Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Biten müzakereler ve TC-KKTC konfederasyonu!

Geçen Hafta siyasi sorunun tansiyonu çok düşüktü! Çünkü hükümet durup durup milletin bam teline basarken sosyoekonomik tansiyonu artırıyordu ki bilirsiniz insanların canını yakan sorunlardır gündemde öne çıkanlar!

Tabi önümüzde 27. BM’ler Genel Kurul toplantısı da var. Sn. Akıncı yarın gideceği New York’ta Guterres’le görüşecek.

Haberleri güvenilir olan Filelelefteros’a göre Anastasiadis Guterres’e, “çok iyi hazırlanmış bir müzakere planı olursa masaya dönmeye hazır olduğu mesajını verecekmiş.”

Ancak kesinlikle TC’nin adadaki askeri ile garantörlüğünün söz konusu olamayacağını bir kez daha iletecek bunu Genel Kurul Toplantısı konuşmasında  da vurgulayacak…      ANLAYACAĞIMIZ: Siyasi sorun kilitlendi. Kısa süre sonra  açılacağını da  sanmıyorum. Zaten Kasulidis de bir süre önce “önümüzde seçim var çözüm için uygun zaman değil” dediydi!

Aslında ve artık, Kıbrıs’ta çözüm için “hiçbir zaman” uygun değil! Eğer Rum tarafı inadı bırakmaz, “Türkiyesiz bir Kıbrıs” çözümünde ısrar ederse daha çok “zamanlar” geçecek çözümsüzlük içinde! Pekala alternatif?

       TC İLE FEDERASYON: Geçen hafta sonu aslında var olan fakat siyasi ve sosyoekonomik yönden adı konmayan, buna karşın günlük hayatımız ve  demografik yapımızla yaşamakta olduğumuz bir gerçekten bahsettimdi.

(Ne var ki bizim medyada “kimseler kimselerin ne düşünüp ne yazdıklarına aldırmadan  ve her “köşeci” ertesi gün sadece kendi yazısını okumakla yetindiğinden, öyle “Barika’i hakikat müsademe’i efkârdan çıkar” gibilerinden fikirlerin kıymet’i harbiyesi yoktur! Dolayısıyla sosyal medya ile yetinilmekte, onun da hamulesini “sövgülerle saygısızlıklar” oluşturmaktadır!)

DOLAYISIYLA:  bizim “federasyon dürtümüze” tek bir okuyucudan tek bir  telefon geldi o da dedi ki “olsun ama konfederasyon olsun  ki anlaşmazlık halinde ayrılık söz konusu olursa kimse kimseye madik atamasın!..”

Doğrudur. (Çünkü Konfederasyonlarda ortaklıktan ayrılmak kolaydır.)  Kaldı ki  Rum tarafı ile de “iki özerk devlete dayalı konfederasyonu savunuyoruz ama sorunu bizimkilerin “birleşik Kıbrıs” iştahlarından  kurtarıp bir türlü “nasıl federasyon olmalı” tartışmasına gelemedik!

KISACA. Türkiye adadaki  nüfusu, yardımları, garantisi, ikili anlaşmaları, Büyükelçiliği, Güvenlik Kuvvetleri, askeri, olanca ticari malları, rakısı, sebzeleri, kebapları, pilavları, çorbaları, hatta siyasi partileri ve yaşattıkları kültürleriyle aramızda değiller mi?

Eee! Ne kaldı geriye! TC-KKTC Konfederasyonunu gerekirse self determinasyon hakkımızı kullanarak ilan etmek değil mi? Yani Rum’la federasyon olabilir de TC ile konfederasyon  mu olmaz?


       GEÇEN HAFTA ÇOK EĞLENCELİ GEÇTİ!

Geçen hafta UBP-DP hükümeti sayesinde  eğlenceli günler yaşadık! Mesela öğrendik ki KKTC asla  UBP’siz olamaz! Diyeceksiniz ki “eğlencesi” nerede? UBP’nin de DP’siz olamayacağında!

Nitekim “iki parti bir hükümet çıktı meydane” ama bakın öncesinde de  durum vaziyetler  farklı değildi, geçen haftayı da nasıl geçirttilerdi millete!

ANLIK KARARLAR: Önce toplanıyorlar sonra düşünüyor ve “hah” diyorlar! “Gaminileri kaldıralım ki Güzelyurtlular temiz hava solusunlar!” Ve anında “gaminileri kaldırdık” diyorlar! Yetmiyor Başbakan “size dışarıdan daha ucuz kömür getireceğiz” açıklamasını yapıyor!  Anlıyoruz ki devlet artık “kömürcülük” de yapacak! Fakat yasakladığı gaminilerden ekmek yiyen insanları işsizliğe mahkûm ederken ne tedbir aldığını açıklamıyor!..  Öte yandan:

ZİMBABWE NİRE?  Güney Afrika’da Zambiya’nın tam Güneyinde  üstelik denize çıkışı da olmayan yarı başkanlık sisteminde 390 bin  kilometre karelik bir ülke… Eski İngiliz kolonilerinden.. Bu nedenle sordum: KKTC nire Zimbabwe nire?”

Oysa Afrikanın bütün ülke öğrencilerini KKTC üniversitelerine doldurduk ki çoğunun lise düzeyinde bile eğitimi yok! Zaten TC üzerinden geldikleri Kuzey’de üniversitelere devam etmek yerine ne kadar iş varsa dışarıda  hepsinde çalışıyorlar bir, her türlü kriminal ve illegal olayların içindedirler iki..

Bunlar bizim şikâyetimiz! Fakat ne oldu geçen hafta? İşte bu Afrika ülkesinin Eğitim Bakanı Prof. Ngara önümüzdeki 24 Eylül’de KKTC’ye geleceğini bildirdi.. Neden mi? Zimbabwe’den KKTC’ye gelen öğrenciler fuhuşa sürüklenip uyuşturucu kullanmaya alıştırılıyorlarmış!

Güler misin ağlar mısın? Zimbabwe nire KKTC nire! Diyorlar ki bize “size gül koncası gibi açılmamış öğrenciler gönderiyoruz ama onları kendinize benzeterek fuhuşa ve uyuşturucuya sürüklüyorsunuz!”                    Gördünüz mü adı adı sanı bile işitilmeyen bir Afrika ülkesinde oluşan   olumsuz imajımızı?

CMIRS: Yani “Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi.” Hani her üç ayda bir siyasi ve sosyoekonomik yönden aynalarımızda yansıyan suratlarımızın makyajını dökerek, bize anket sonuçları ile gerçekleri  söyleyen kuruluş.. Direktörü Mine Yücel.

Nitekim bir kez daha öğreniyoruz halk ne ekonomiden memnun dolayısıyle ne yönetiminden! Ne de  “çevresinden!” (Fakat o zaman sormalı ama? Çevreyi kirleten de mi Yönetim? İnsaf!)

…Kısaca “geçen hafta” da geçti! Ha, asıl curcuna 1974 bu hafta başlıyor! Yallah tazyik!

 


      KISACA TAKILDIĞIM: ( CURCUNA 74!)

Evet Sn. okuyucular! Bugün okulların açıldığı gün. Ne demek bu?

Öncelikle yine saatlerle oynadılar, sorunu var!

Trafik kat kat yoğunlaşacak sorunu var!

Okullar tamir edildi mi, öğretmenler müdürler falan atandı mı, eğitimde her şey tamam mı? Sorunu var!

Yakınsda binlerce  üniversite öğrencisi doluşacak KKTC’ye! Fuhuşundan illegal olaylarına, uyuşturucusundan  kaçağına kadar yedi düvelden gelen öğrencilerle tutun ki KKTC’nin nüfusu yarım milyona çıkacak?

Yol nerde, trafik nerde, yeterince barınak yurt nerde? Temizlik tertip, terbiye, saygı nerde? Dirlik düzenlik, kanunlara uygunluk nerde? Ara ki bulasın!

Okullar açılıyor! Hoş geldiniz curcuna 74’e!