Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şaşar kalırsın…

İlgilenmeyelim, moralimiz bozulmasın diyoruz olmuyor.

Gelip buluyor…

O çember sakallı bakan ne demişti.
“Allah nasip ederse şehit olmak istiyorum.”

Şaşarsın.
Allah nasıl nasip edecek ki?
Dağlıca’da olman gerekiyor…

Küçük Aylan’ın cesedi kıyıya vurmuştu.
Aynı bakan,
“Ben de kıyıya vurmak istiyorum” demez mi?

Ne bota biniyor, ne Dağlıca’ya gidiyor şehit olmak istiyor, Aylan gibi kıyıya vurmak istiyor…

Ne biçim iş?
Şaşıp kalırsın…

Davutoğlu kalktı bir şehit çocuğunu yanına alarak maç seyretmeye gitti ki saat akşam yedi sularıydı.
Halbuki Dağlıca’da aynı gün saat 15.30’da bildik olaylar meydana gelmişti.
Bir gün önce miydi ne yaptığı bir konuşmada,
Bir ülkenin mutluluğu kadınların yüzünden anlaşılıyor diyordu ki,
Sanki onca acı ve dram içinde Türkiye’de kadınların yüzü gülüyormuş gibi…

Şaşarsın…

En tepedeki, yani Beştepe’deki konuştu.
Tam da Dağlıca’da onca ölü varken.
“400 vekil alınsaydı bunlar olmazdı” dedi…

O saatte, o şartlarda, o kan gölünde.
Hayret edersin…

Devam etti.
Sözü şehit cenazelerindeki babalara getirdi.
Bazı babalar “vatan sağ olsun” demiyormuş,
Bu yüzden şehit babalarını ikiye ayırdı.
“Karakterli babalar” ile “karaktersiz babalar.”

Bölünmeyen kesim kalmadı böylece.
Başı kapalılar, başı açıklar,
Laikler, laik olmayanlar,
Aleviler, Sünniler,
Türkler, Kürtler, Araplar,
Derken,
Karakterli babalar, karaktersiz babalar…

Sonra aynı gece apar topar güvenlik nedeniyle toplantı yapıldı.
Orada tanıdık askerler de vardı.
Hani burada da görev yapanlardan.
Başı önde, boğazı kurumuş su yudumlamakta.
İmamlarla birlikte…

Nereden nereye dersin…

Aklın karışır.
Düşünürsün tabii…

Adaya TC Dışişleri Bakanı geldi,
Adadaki olumlu gelişmeler ve atmosferin kendilerine umut verdiğini söyledi.
Keşke bizimkiler de,
Türkiye’deki olumsuz gelişmelerden ve atmosferden endişeliyiz demiş olsalardı…

Gelen kardeş ülkeydi,
Kardeş kardeşe söylemez mi diye düşünürsün…

Ama komşumuz olumlu atmosfer konusunda kuşkuluydu.
Kıbrıslı Türkler “Hayır”a yönelmiş hatta bu oran yüzde altmış civarındaymış.
Nikos bu durumda muhatabına şöyle demiş:
“Sizin taraf sorunlu Mustafa…”

Kemal Tunç olsaydı “Bir nimero var bu işin içinde” derdi…

Öte yandan Almanya 31 bin 443, Fransa 24 bin 31, İspanya da 14 bin 913 göçmeni ülkeye alacakmış…

Aylan, Kobani’de rahat mı uyuyacak?

Şaşar kalırsınız…