Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Güzel şeyler de oluyor!

Güzel şeyler de oluyor.

Kanlı Dere’nin ıslah edilmesi beklenen bir şeydi.
Lefkoşa’nın dört bir çevresi pislikten kurtarıldı.
Sokak çeşmelerini onaranların ellerine sağlık.
Artık kanalizasyonlar taşmıyor.
Pis lağım suları sokakları basmıyor.
Etraf mis kokulu.
Turistler gezerken çevre düzenlemelerine hayran kalıyorlar.
Tarihi eserlerimizin bakımı mükemmel.
Trafikteki karmaşa bitti.
Herkes birbirine saygılı.
Hatta kazalar aşırı nezaketten oluyor.
Gece korna öttüren yok.
Lefkoşa’nın çeşitli yerlerine inşa edilen modern tuvaletler görenleri hayran bırakıyor.

Anlaşılan yaseminciler de yeniden türedi.
Her taraf yasemin kokmakta.

Surlariçi’ne girildiğinde şaşırmamak mümkün değil.
Prağ şeheri gibi,
O güzel, eski köşklü evler restore edilmiş,
Yollar parke taşlarla döşenmiş,
Sağlı sollu cafeler insanları davet etmekte,
Evlerin eski sahipleri de dönmüş sanki,
Tanıdık yüzler görülmekte.

Kim başarmışsa, Gine Kapısı ile Sarayönü meydanları layık olduğu mekanlara dönüşmüş.
Kuğulu Parkın kuğuları gelin gibi.
Mücahitler Parkında da konserler düzenlenmekte.

Önümüz Bayram.
Çağlayan bahçesi eski halini almış.
Hamis bile arabasını yenilemiş, bu yaşında heyecanla Çağlayan’a kurulacak Bayram yerini beklemekte.
Taksim sineması da onarılıyor.
Bir tek o ayakta kalmıştı bilinir.
Aynı şekilde Anibal da canlandı.
İlerleyen yaşına bakmadan hummalı bir şekilde Bayrama hazırlanıyor Anibal.

Ahali felafel yiyecek…

Tebrik ederiz.
Trafik rahatlayınca tekrardan bisikletliler doldurdu yolları.
Kanlı Dere de şırıl şırıl.
Denizden su projesi geliştirip imkansızı başarmışlar.

Tabela kirliliğine de son verildi.
Her şey gayet düzgün.
Sağlı sollu ağaçlar tünel misali.
Esnafın yüzü ilk kez böylesine gülüyor.
Lokmacıdan geçen turistler imrenerek bakıyorlar her tarafa.
Karpuz lambalar aydınlatıyor gece vakti ortalığı.
Artık Lefkoşa’da geceleri yürünebiliyor.

Hiç olmayacak sanırsınız ama bir gün oluyor işte.
Birileri çıkıp yapıyor.

İşte böyle…

Yasemin kokan şeher.
İnsanları ile buluşmuş.
Ahşap kapılar, kerpiç duvarlar, panjurlar canlı.
Bandabuliya’nın kalabalığı eski zamanlardaki gibi.
Cenazeler de Ayasofya’ya alınmış zaten.
Ne dense az.

Uyuşturucu konusu son on beş yılda büyük yükseliş göstermiş.
Sert önlemler alınacakmış.
İdam dahil.

Yukarıdaki başarılara imza atanların,
Bu meseleye de imza atacaklarından kuşku yok…