Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Mal bildiriminde bulunmak şeffaflığın gereğidir

Enteresan değil mi?

Mal varlığını açıklamak, her seçilen ve atananın görevi.
Eğer yanlış mal beyanında bulunmuşsa da, bunu ortaya çıkarmak da ilgili yasada var.
Yasanın ismi Mal Bildiriminde Bulunma Yasası…
Önce yasa ile ilgili bazı bilgiler vereyim…
Ne diyor yasa:
Kimler mal bildiriminde bulunacak?
(1) Seçimle işbaşına gelen görevliler ve dışarıdan atanan Bakanlar Kurulu üyeleri;
(2) Yüksek Mahkeme Başkanı ve yargıçlar, Başsavcı ve savcılar, Ombudsman, Sayıştay Başkanı ve Sayıştay Üyeleri, Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı ve Üyeleri;
(3) Genel ve katma bütçeli daireler, bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri, kamu bankaları, belediyeler, özel yasalarla veya özel yasaların verdiği yetkiye dayanarak kurulan ve kamu hizmeti gören kurum ve kuruluşlar ile bunlara bağlı tüm kurum ve kuruluşlarda veya komisyonlarda ve kurullarda aylık ücret ve ödenek almak suretiyle kamu hizmeti gören kamu görevlileri, kamu personeli ve diğer personel ile yönetim ve denetim kurulu başkan ve üyeleri;
(4) Vakıfların idare organlarında görev alanlar ve kooperatiflerin başkan ve yönetim kurulu üyeleri mal bildiriminde bulunmak zorundadırlar.

Diyelim ki haksız mal elde ettiniz
Yasaya göre, Derviş Eroğlu, yasal olarak şu anda değil, seçim sonucu kesinleştikten sonra, iki ay içerisinde mal bildiriminde bulunmalı. Ancak, şu anda bildirimde bulunması bana yasal değil ama “etik” zorunluluk…
Mal bildiriminin kapsamı 7’nci maddede düzenleniyor. Ne diyor 7’nci madde?
(1) Bu yasanın kapsamına giren görevlilerin kendilerine, eşlerine ve velâyeti altındaki çocuklarına ait bulunan taşınmaz malları, para, hisse senetleri, tahviller ile aylık maaşının veya ödeneğinin beş katı değerindeki ziynet eşyası ve diğer taşınır malları, hakları, alacakları ve gelirleriyle bunların kaynakları, borçları ve sebepleri mal bildiriminin kapsamına girer.
Yani sayın Eroğlu, kendi ve eşi adına olan malları açıklamalı. Peki ya çocukları.
Yasada şöyle bir ibare daha var:
– Ayrıca, bu yasa kapsamına giren görevlilerin göreve geldikten sonra, 18 yaşından büyük çocuklarına hibe veya satış yoluyla devrettiği taşınmaz mallar da mal bildiriminin kapsamına girer.
– Yani 18 yaşını geçen çocuklarına aktardığı mal varsa, onları da açıklamak zorunda…

Ne zaman mal bildirimi yapılır?
Yasa, 8’inci maddesinde bunu düzenliyor. Kafanızı şişirmeyim ama…
– Seçilenler, seçimlerin kesin sonuçlarının açıklandığı tarihten itibaren 2 ay içerisinde…
– Bakanlar Kurulu Üyeleri, atanmalarından itibaren bir ay içerisinde
– Bu Yasa kapsamında olan diğer görevliler, göreve atanmalarından itibaren bir ay içerisinde;
Görevi sona erenler ise görevlerini iade etmelerinin ardından geçecek bir aylık sürede mal bildiriminde bulunmak zorunda.
Bu arada 8’inci maddenin, 6’ncı fıkrası, önemli bir mal değişimi olan, parası artan, yeni mal alan kişilerin, görevde olsa dahi, malının artışından en fala bir ay içerisinde yeni mal bildiriminde bulunmasını zorunlu kılıyor.

Bildirim gizli kalıyor
Yasa mal bildirimini zorunlu kılsa da, içeriğinin gizli kalmasını 12 ve 13’üncü maddede düzenliyor.
Buna göre, mal bildirimi gizli kalıyor, soruşturma ya da yargı süreci varsa, sadece ilgili kesimlerin zarfları açmasına izin veriliyor.

***

Açıklayan suçlu

Havadis Gazetesi olarak, açıklayan adaylara duyduğumuz saygıdan, Sayın Dr. Derviş Eroğlu’nun neden mal varlığını açıklamadığını sorguladık.
“Hırsız” demedik…
“Çaldı” demedik…
“Mal varlığı şaibeli” demedik…
“Üzerine hak etmediği malları geçirdi” demedik…
“50 apartman dairesi var” demedik…
“20 arsası var” demedik…
“Her paket döneminde, üzerine bir arsa aldı” demedik.
“Bankada alelacele oluşan 3 milyon şaibelidir” demedik.
Hiçbir şey demedik.
Sadece “mal varlığı yalan oldu” dedik.
Neden?

Hani açıklayacaktı?
Zira, propaganda öncesi, Havadis Gazetesi tüm adaylara sordu.
Eroğlu’nun basın bürosu dahil, hepsi “Adayımız mal varlığını açıklayacak” dedi.

“Açıklayanları sorgulayın” ne demek?
Önce Kudret Özersay açıkladı…
Sonra Mustafa Akıncı…
Adaylık başvurusunu yaptığı gün de Sibel Siber…
Eroğlu açıklamadı…
Havadis olarak biz de sorduk: Neden açıklamıyor?
Bunu sorduğumuz bazı kesimler bildiğini, bazı kesimler aklının kestiğini söyledi.
Ama Eroğlu cephesi, kendisi açıklama yapma yerine, “mal varlığını açıklayanların hesap vermesini” propagandaya çevirdi…

Yalancının da cezası var
Diyelim ki, Mustafa Akıncı, Sibel Siber, Kudret Özersay, mal gizlediler, para gizlediler…
İşte yasanın ilgili 18’inci maddesi:
Gerçeğe Aykırı Bildirimde Bulunma
– Gerçeğe aykırı mal bildiriminde bulunan kişi bir suç işlemiş olur ve mahkumiyeti halinde 15,000 TL (On Beş Bin Türk Lirası)’ye kadar para cezasına veya üç yıla kadar hapis cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilir. Mahkeme, bu cezaya ilâveten üç yıla kadar kamu hizmetlerinden yasaklama cezası verebilir
Bunu denetlemesi gereken merciler de yasada belli.
Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı için, Meclis’te ilgili prosedür de bu yasa içerisinde var.
Kısacası, yanlış, eksik mal bildiriminde bulunanın cezasını verecek olan medya değil, Meclis’in kendisidir.
Ama müsaade edin de, açıklayandan değil, açıklamayandan medya hesap sorsun…
Şeffaflık adına…
Yoksa Havadis hesap sordu diye, Derviş Eroğlu daha zengin, ya da daha fakir olmaz.
Ama kamu adına bunu da sormamız kaçınılmaz.
Bunu sordu diye Havadis’e kızanların, etik kurallara uygun davranmasını beklemek hakkımız…

***

Hepsinin bir kulpu var

Örneğin…
– Kudret Özersay, seçimde harcadığı bu paranın kaynağını da açıklasın? Ya arkasında başka biri var, ya da bu paraları kendi cebinden harcıyor. Halk bu paranın kaynağını bilmeli
Örneğin…
– Mustafa Akıncı 1975’ten bu yana, kamudan hep yüksek maaş çekti. Açıkladığı aile bütçesi şaibeli… Bu kadar az olamaz. PEYAK’a sattığı arazinin parası nerede? Emeklilik paraları nerede?
Örneğin…
– Sibel Siber, Karun kadar zengin. Ancak mal varlığını da gizliyor. Açıklamadığı malları var. Açıklama yapmadan önce parasını başka isimlere aktardı…
Bu suçlamaları artıp gidiyor.
Kim yapıyor bu suçlamaları?
“Kendi mal varlığını açıklamayan adayın taraftarları…”
Ne adına yapılıyor bu açıklamalar?
“Eroğlu’nun mal varlığını açıklamama nedenini sorgulamayıp, açıklayanı cezalandırma adına…”
Hayır, bu kadar gözü kör olamayız.
Örneğin Eroğlu’na oy verenler, servetinin kaynağını da bilmek istemez mi?

***

Eroğlu için de fırsat

Sayın Eroğlu’nun banka hesabından 3 milyon TL çıktı.
Neyi tartıştırdılar bize o dönem?
“Paranın nereden geldiğini değil, hesap bilgilerinin dışarıya nasıl sızdığını…”
Şimdi de aynı şey yapılıyor.
Oysa, önce “Emekli ikramiyem” demişti Sayın Eroğlu…
Ardından, “3 milyon” iddiasını ortaya atan Sonay Adem, 600 bin TL olan emekli ikramiyesini, Eroğlu’nun başka bir bankada değerlendirdiğini ifade etmişti.
Sonra, dönemin Meclis Başkanı Hasan Bozer, Meclis oturumunu yönettiği bir sırada, “Sayın Eroğlu bana, yurt dışında mal sattığını, bu paranın da onun karşılığı olduğunu söyledi. Meclis’e daha ayrıntılı bir rapor sunacak” demişti.
Ne malı? Yurt dışında 3 milyon TL tutarındaki ne mal varlığı olabilirdi Sayın Eroğlu’nun.
Açıklanmadı.
Bu şaibe Sayın Eroğlu’nun üzerinde kaldı.
Korkusu olmayan, açıklar çünkü.
Sayın Eroğlu, açıklama yapmayarak, “korktuğu” imasını yaratıyor ki, bu kendisi açısından da kötü.
Açıklamalı bence.
Açıklamalı ve üzerindeki bu şaibeyi ortadan kaldırmalı.

NOT: İlgili yasayı şu link üzerinden inceleyebilirsiniz: https://mevzuat.kamunet.net/mmd/yasalar/mal_bildiriminde_bulunulmasi_yasasi.html