Hareketli bir gündü.
Türkiye gemisini çekmeyeceğini bildirdi.
Öte yandan, Başbakan göç yasası için “Ocak ayında gereğini yapacağım, oyalamayacağım” dedi.
Yardımcısının da kafası attı, sendikalara çıkıştı:
“Sonra da avuç açma; bu mu istediğimiz?” diye sordu…
…
Neden Maraş konusunda sivil inisiyatif geliştirilebiliyor da, aşk konusunda geliştirilemiyor?
Bu fanteziyi düşünürken, o gene konuşuyordu:
“Kadın ve erkeğin eşit olması fıtrata ters” diyordu.
…
Ters işler sürüp gidiyor…
CHP de geri durmadı “Erdoğan nefret suçu işliyor” dedi.
…
Bu kadar gürültü içinde aşk mı olur?
Siyasilerin gündeminde neden aşk yok?
Meclis aşkı tartışabilir mi?
Aşk siyasallaşabilir mi?
…
Bir zaman “Aşk ve Devrim” şeklinde bir slogan üretilmişti.
Çok güzel ve duygulandırıcıydı.
Ne yazık ki aşkların çoğu hüsranla biter.
O da hüsranla bitmişti…
…
Ansızın başka bir haber.
Bir sendikamız dilenmeye karar vermiş.
Bir pankartın önünde durdular.
Pankartta şöyle yazar:
“Dileneceğiz, direneceğiz…”
…
Tabii ki herhangi bir partizan, aşk konusunu parti meclisine taşıyamaz.
Aşk yürekte taşınır.
Bu yüzden toplumsallaşamaz.
Kişisel ve özel kalır.
Birinin aşkından topluma ne?
Sonra ahali kalkar salya sümük “Hıçkırık” filmi izler, ya da Love Story gibi mutsuz aşk filmleri ile perişan olur.
Hatta, hâlâ Leyla ile Mecnun’a yanar…
…
Keşke olsaydı.
Aşk mağdurları da örgütlenebilseydi.
“Sırılsıklam aşığız” şeklinde pankartlar taşınsaydı…
…
Şimdiki gençler eskileri solluyor.
Duvarlara, mesela “Senin için ölürüm Merve” yazıyorlar.
Merve, geçerken görüyor tabii.
Ne kadar gururlansa az…
…
Olmaz ama.
Ne cemiyeti, ne inisiyatifi.
Kişisel bir mesele bu.
Kime ne?
…
“Kadın ve erkeğin eşit olması fıtrata ters” dedi ya.
Doğrudur.
Mesela erkek kazma tutabilir; kadın tutamaz.
Kadını, vücudu ile fiziki özellikleri ile değerlendireceksin.
Aklına gerek yok.
Böyle olunca eşit olmazlar işte.
Bu yüzden erkek egemen deniyor.
Ama kafa basmıyor ki…
…
Hiçbir savaş gemisi aşkın üzerine yürüyemez.
Aşkın örgütsüz olması, gücünden bir şey kaybettirmez.
Belki de dünyada “terör” olaylarından daha çok aşk cinayetleri olmuştur.
Çünkü delirtir de sırasında.
Kendi başına savaştır…
…
Çok geçmedi,
Meclis ansızın basıldı.
Aşk için değil, aşka geldiklerinden.
Konu gene memleket meseleleri.
Vekiller önde onlar arkada.
Ansızın yazılı yaftalar ortaya çıktı.
Vekillere “Hade barra” dendi…
…
Çok Kıbrıslıca…
…
Bakalım top barradan dönecek mi?
…
Aşk örgütlü olsaydı belki de dünya daha güzel olurdu…
































