Son söyleyeceğimi baştan söyleyim…
Eğer Çıkartma Plajı ve çevresi, otel yapılmak maksadıyla el değiştirirse, bu olayın gerçekleştiği tarihte hükümette olanlar, Başbakan, yardımcısı, bakanlar ve onların tüm milletvekilleri, bir kere daha “mutlu barış harekatı, şehitlere, gazilere saygı, 20 Temmuz, vatan, millet” sözlerini ağızlarına almasınlar.
Alırlarsa, takiyyeci olacaklar. Alırlarsa, milliyetçiliklerinin de sahte olduğunu söyleyeceğiz….
En güzel benzetmeyi Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser yapmış; “O nokta Kıbrıs’ın Çanakkale’sidir, bu çerçevede düzenlenmelidir” diyor…
Aynen öyle…
Zamanında tarihi bölgeye diskotek yapılması için onay verenler de, aslında milliyetçiliğin kahramanıydılar ya, neyse…
Zaten kuzey sahilleri parsel parsel peşkeş çekilmiyor mu? Başka yer mi kalmadı?
Üstelik de Vakıflara ait bir mal…
İçindeki kiracıların ellerindeki parselleri birleştirmeye çalışıyor yatırımcı… Hatta operasyonu tamamladığı bile söyleniyor. Kimine milyon sterlin, kimine artı Girne’de daireler falan, pazarlıkları yapılmış.
Bu kadar kolay mı..?
Herşey para mı bu ülkede..?
Parası olan canının istediğini yapacak mı..?
Ne koskoca Vakıflar İdaresi, ne Bakanlar Kurulu “uzak dur bakalım” diyemeyecek mi..?
Ve eğer bu rezalet gerçekleşirse, kim ne derse desin, verilecek onayın altında başka şeyler de aranmalıdır…
Bu ısrarın başka bir açıklaması yok..!
TEŞEKKÜRLER SAYIN CUMHURBAŞKANI
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bugün Anastasiadis’le yapması planlanan görüşmeye gitmeme kararı, gözü kapalı çözümcüler tarafından eleştirilebilir. Varsın eleştirsinler…
Ancak benim merak ettiğim, Akıncı’yı “Kıbrıs’ı satıyor” diye eleştirenler ne diyecek…
Bence Cumhurbaşkanı Akıncı, hem kendisine, hem de halkına duyduğu saygının gereğini yapmıştır.
Rum lidere, kararı iptal etmesini söylemiş… Diyor ki, “Süreç Rum tarafının adımlarına göre belli olacak… Anastasiadis ne yapacak; onu bir görmek istiyorum… Bu yanlışı düzeltirse ne ala. Düzeltilmezse, Perşembe gün çok büyük bir ihtimalle bu toplantıya giderim. Ama bu toplantıda konu yalnız bu olur ve başka bir şey de konuşulmaz”.
Cumhurbaşkanı’nın altını çizdiği önemli bir konu da, Rum gençlere uzlaşma ve barış yerine, ‘1950’lerin ENOSİS hayalini canlı tutacak mesajların verilmekte olması’… Bunun da olayın vahametini bir o kadar daha arttırdığını söylüyor.
Gerçekten de üstünde durulması gereken nokta budur…
Siz istediğiniz mükemmellikte bir anlaşma metni çıkartın, hatta referandumdan da geçirin, eğer o barışı sürdürecek anlayışta nesiller yetiştirememişseniz, bir işe yaramaz…
Nitekim sonuçta, Kıbrıs Türkünün garanti, güvence ısrarının nedeni de budur.
Ve ne yazık ki, Temsilciler Meclisi’nin son kararı da bu kuşkuların boşa olmadığını göstermiştir…
Anastasiadis bundan sonra Türklere karşı yapılan saldırıları, fanatik eylemleri “küçük bir grubun işi” diye geçiştirmeye kalkmasın. O kitlenin, gücünü kendi partisi DİSİ’den aldığı ortada…
YERİN KULAĞI VAR
JUSTICE PROJECT:
Enosis plebisitinin okullarda öğretilmesi ve kutlanması kararına karşı çıkan tek parti AKEL olurken, Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinden de sadece Justice Project’den ses geldi. Hareketten yapılan açıklamada, yakın geçmişte etnik temizliğe inanan ‘enosis şampiyonlarının’ sivil Kıbrıslı Türklere karşı toplu katliamlar, tecavüzler gibi büyük insan hakları ihlalleri gerçeleştirdikleri, bunların BM belgelerinde yeraldığı belirtildi. Ayrıca, Temsilciler Meclisi’nin kararı geri çekmesi, Anastasiadis’in de kararı kamuoyu önünde kınaması ve Meclis’e geri göndermesi istendi. Aradan 4 gün geçti, Anastadiadis’ten tık yok…
ANASTASİADİS TAVRINI BELLİ ETMELİ:
Rum Meclisinde alınan son enosis kararı, görüşme masasını da etkiledi. Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafınca, eğer bu konuda bir adım atılmayacaksa, müzakere etmenin bir anlamı kalmayacağını söyleyerek, Anastasiadis’in perşembe günkü toplantıya kadar ne yapacağını görmeyi bekleyeceğini ve değerlendirmelerin her safhada yapılacağını kaydetti. Şimdi top Anastasiadis’te. Gerçekten bir çözüm istiyor mu, yoksa istemiyor mu, Meclis kararına karşı takınacağı tavırla belli edecek…
TAM ZAMANI:
Şimdi yılmak değil, aksine dünden daha çok adada bir çözüme daha da çok sarılma zamanı. Bazılarının inadına vazgeçmek yerine, kaya gibi sağlam durmak lazım. Onların istediği oyuna, kurdukları tuzağa düşmek, “Rumlarla barış olmaz, herkes kendi yoluna” demek yerine, inadına barış ve çözüm mücadelesine devam etmeli…
“CENEVRE HATAYDI”:
ABD Kongresinin hazırladığı, Kıbrıs sorunundaki gelişmelerin yer aldığı raporda, “Cenevre’deki beşli konferansın süresinin kısa olmasının, müzakere sürecine açıkça bir geri adım olarak yansıdığı, Anastasiadis ile Akıncı’nın 2016 yılında yakaladığı dinamiği düşürdüğü, aynı zamanda geriye kalan konuların nasıl çözülebileceğine dair şüpheler meydana getirdiği” yönündeki ifadeler oldukça dikkat çekici. Raporda ayrıca, “Yazdan sonra çözümün yakalanması zor” tespiti ise, olası bir çözüm için umutların tükenmekte olduğunu ima ediyor…
CRATOS’UN SAHİPLERİNE HAPİS ŞOKU:
Milliyet gazetesinin haberine göre, KKTC’nin büyük otellerinden Cratos’un sahipleri Murat ve Kemal Bozoğlu kardeşler, Türkiye Vakıfbank’tan alınan toplam 29 milyon 888 bin 600 TL kredi ile ilgili olarak nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından toplam 7 yıl 3 ay 15 gün hapis ve 62 milyon TL adli para cezasına çarptırılmış. KKTC’de de ödemediği elektrik paraları ile gündem olan kardeşlerle ilgili alınan bu kararın buradaki işlerine nasıl yansıyacağı, otelin akibetinin ne olacağı merak konusu oldu…
MAZBATA TEHLİKESİ HORTLADI:
Borçlarından dolayı hapis yatan “mazbata mağdurları” uzun süredir gündemimizde yoktu. Ancak yaşanan ekonomik yıkım ve iflaslar mazbata konusunu yeniden gündeme taşıdı. Her yıl 8-10 bin arasında kişiye borçlarını veya taksitlerini ödeyememesi nedeniyle hapislik emri çıkarken, ülke sosyal patlamalara gebe bir duruma geldi…
ZİRVEDEKİLER
KKTC Meclsi: Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen tüm siyasi partilerin ve bağımsızların desteğiyle hazırlanan ortak deklarasyonda, Kıbrıs Sorununu çözme çabaları sürerken “Enosis’in Rum tarafınca gündeme getirilmesini, BM nezdinde şiddetle kınar ve telafisi mümkün olmayacak sonuçlara yol açabilecek bu tarihi yanlıştan geri atılması konusunda BM tarafından derhal girişim başlatılmasını talep ettiğimizi deklare ederiz” denildi. Uzun bir aradan sonra Kıbrıs konusunda ortak bir deklerasyona imza konusunda biraraya gelmeyi başaran partilerimizi kutlarız…
DİPTEKİLER
Anastasiadis’in Derdi Seçim: Güney Kıbrıs’ta seçim dönemi, Temsilciler Meclisi’nin enosis kararıyla fiilen başlamış oldu. Toplam 19 oyu olan küçük partilerin verdiği önergeye çekimser kalan iktidar partisi DİSİ, oy kaybından korktu ve müzakere masasını berhava etme pahasına, ret oyu veremedi… Bu noktadan sonra Cenevre’den, konferanstan, görüşmelerden umut beklemek için saf olmak gerek…
































