Olay New Jersey’de bir kasabada geçer.
1960’lı yılların gençleri dönemin müzik akımların izlemekte.
Bir grup genç de Beatles, Rolling Stones gibi olmak istemektedir.
…
Douglas (John Magaro) adlı genç, arkadaşları ile müzik grubu kurar.
Ancak Amerikan aileleri yeniliklere kapalıdır.
Uzun saç bırakan, topuklu ayakkabı giyen, beline kalın kemer geçiren gençlere karşı öfkelidirler.
Douglas’ın babası bu haliyle oğlunu her gördüğünde, onu gemiden yeni inmiş tayfalara benzetir.
Hatta bir kesresinde topuklu ayakkabıları için “Küba ayakkabısı” benzetmesi yapar ki, Douglas buna “Fidel Castro ile bunun hiçbir ilgisi yok” diye yanıt verir.
…
Amerika’nın başı Vietnam’la beladadır ve gençler Amerikan yönetimine karşıdırlar.
Aileler ise, Amerikancı duygular içinde çocuklarının o günün koşullarında aykırı sayılabilecek görüşlerini yadırgarlar.
Bu arada Beatles ve Rolling Stones Amerika’da konserler vermekte, gençlik bu müziklerin peşinde koşmaktadır.
…
Douglas da onlar gibi olmak ister.
İyi bir yorumcudur ve grubu ile çalışmalara başlasa da, grubun önde gelen gencinin kıskançlıkları ile karşılaşır.
…
Rock & Roll devrim gibi ilerlemektedir.
Her yerde bu müzikler vardır ve gençliğin sesi neredeyse isyana dönüşür:
Bu isyan her şeyi etkiler…
…
Artık bazı kavramlar da sorgulanmaktadır.
Douglas’ın babası siyahileri küçümsemekte, gay’lere liboş demektedir.
Bu tartışmalar Douglas’ın evinde zaman zaman tansiyonu yükseltir.
Gençler siyahilerin ve cinsel tercihlerin küçümsenmemesinden yanadır.
Bir keresinde evin kızı “Onlara liboş denmez “gay” denir” diye babasına çıkışır.
…
Douglas müzik tutkusu nedeni ile üniversiteyi bırakır.
Yoğunluğunu müziğe verir ancak, oluşturdukları grup bir türlü toparlanamaz ve istedikleri düzeye erişemezler.
Douglas, bu durumda sevgilisinin önersi üzerine Los Angeles kentine göç eder.
Orada sinema okumayı düşünür, ne kadar bu sinema ve müzik işlerine babası karşı olsa da.
…
Bu arada dünya kaynamakta.
Nükleer savaş endişesi insanlığın içini kemirmekte.
Rock & Roll ile dünya bunların üstesinden gelebilir mi?
Ama gençlik bu dalganın içindedir ve her gün bir şeyler değişmekte.
Mesele ayaklarındaki topuklu botlar, ya da uzun saçları değildir.
…
Neticede Douglas ve sevgilisi küçük kasabalarını terk ederler.
Değişmeye yüz tutmuş hayat onları beklemektedir.
…
Not Fade Away adlı 2012 yapımı film, 60’lı yılların bu sürecini anlatır.
Rolling Stones’un aynı adlı şarkısı 1964’te yayınlandı.
Filmin sonunda kameranın önünde mini eteği ile bir kız belirir ve şunları söyler:
“Bir dönem ödevi yazmam gerekiyordu. Ben de Amerika’nın dünyaya nasıl büyük güce sahip iki buluş verdiğini yazdım. Biri nükleer silahlar, diğeri de Rock & Roll. Bir de soru var diye yazdım:
Sonunda hangisi kazanacak?”
































