Geçen hafta, KKTC Merkez Bankası’nda 5 yıllık görev süresini tamamlayarak kısa süre önce Ankara’ya Merkez’e görevine dönen Başkan Bilal San ile Ankara’da bir araya geldik. Ercan’dan Ankara’ya seyahat ederken karşılaştığımız Sayın Bilal San ile kısa bir sohbetimizin ardından aynı Banka’ya hizmet etmiş kişiler olarak daha rahat ve daha geniş bir zaman diliminde görüşmek üzere anlaştık. Konuşacak müşterek konularımız çoktu.
KKTC Merkez Bankası’nın Kurucu Heyet Başkanı ve KKTC M.Bankası ilk Yönetim Kurulu’nda 10 yıl kadar görev ve hizmet yapmış olmam nedeniyle, bankadaki bir çok kararlardaki imzalarımdan ve geçmiş icraatlarımdan dolayı beni tanıyan bir meslektaş olarak Ankara’da bir araya gelme davetini memnuniyetle karşılayarak, ertesi hafta buluştuk.
Güzel ve faydalı bir sohbetimiz oldu. Ben KKTC Merkez Bankasının ilk kuruluş aşamasında KKTC Merkez Bankası Yasasının hazırlanmasından, teşkilatlandırılmasına, yazılı ve sözlü sınavlarla personel seçimine, Merkez Bankası Tüzüklerini hazırlayıp yürürlüğe koymamızdan, bina inşaat planını seçimimiz nedenine ve MB kuruluş çalışmaları ile bu aşamada yaşadıklarımız, zamanın TCMB Başkan ve yetkilileri ile temas ve toplantılarımız, Banka’nın kurumsallaşma süreci ve ilk yürürlüğe koyduğumuz Merkez Bankası icraatları ile, ilk etapta uygulamaya başladığımız turizm, sanayi ve küçük esnaf sektörlerine teşvikli kredilerin getirdiği ekonomik hareketlenmeden başlayarak, ilk 10 yıllık icraatlarımızla ilgili özet bir sohbetimizin ardından, Banka’nın kuruluşundan bu yana geçen zamandaki gelişmeler, ve Merkez Bankasının son dönemlerdeki faaliyetlerine kadar, doğrusu ve yanlışı ile samimi bir sohbetle günümüze kadar uzandık.
‘Bankaların Bankası’ olarak tabir edilen Merkez Bankası; başta bankaları her yönden regule eden yönlendiren ve denetleyen, nezdindeki Fon’ları idare eden, gerektiğinde devletin hazinedarlığını yapabilen, -para basma haricinde olsa da-, bir çok fonksiyonları bulunan, Mali sektörün ana Kuruluşu’dur.
Sohbetimizde, son 5 yılda Merkez Bankası’nın Başkanı olan Bilal Bey’e, 5 yıl içindeki yeni icraatlarını sordum. Samimiyetle anlattı, Şöyle ki;
– Göreve başladığında kadroların ve çalışma alanının yetersizliği olarak özetlenebilecek iki temel sorunun geçen uzun zaman içinde çözülememesi sonucu Banka’daki sıkıntıyı gördüğünü ve Teşkilat Yasasında yapılan değişikliklerle dünyadaki teknolojik gelişimlere uygun olarak bilişim kadrolarının ihdas edilmesini sağladığını, kadro sayılarının 30 yıldan sonra güncellendiğini, geçici statüde çalışan personelin kadrolu olmalarının önünün açıldığını ve önümüzdeki 10 yıllık sürede ihtiyacı karşılayabilecek ilave çalışma alanına, uzun uğraşlar verilerek kavuşulduğunu,
– Hazine’nin borçlanma ihalelerini yapabilecek alt yapının hazırlandığını ve gerekli şartların sağlanması halinde Merkez Bankasınca Hazine borçlanmalarının yapılmaya başlandığını,
-Sektöre ilişkin verilerin daha kısa sürede alınıp kamuoyu ile paylaşılmasını,
-Çift başlı muhasebeden tek başlı muhasebeye geçildiğini,
-Uzun zamandan beri yapılmayan terfi sınavlarının yapıldığını,
-Elektronik ödeme sistemi (EÖS)’ün faaliyete geçirildiğini,
– Kurumu siyasetten uzak tutarak hükümetler tarafından atanan banka yöneticilerinin hükümetlerle birlikte değişmemesini sağladığını,
-Tasarruf Mevduatı Sigortası ve Finansal İstikrar Fonu’na, ilave iş yükü çıkarmadıklarını,
-Ayrıca 2015 yılında Merkez Bankasının en yüksek kâr sağladığını ve 2016 kesinleşmeyen hesaplara göre aynı kârlılığın devam ettirildiğini,
belirterek, bu süredeki icraatlarından mutlu olarak döndüğünü ifade etti.
Halen TC Merkez Bankasında görevine Başdanışman olarak devam etmekte olan Sayın Bilal San’a yeni görevinde de başarılar dileriz. Bir Devlet Kuruluşu olan KKTC Merkez Bankası rutin faaliyetlerine ek olarak getirilen yeni icraatlarla ilgili bu sohbetimizi, kamu faaliyetleri açısından okuyucularımla da paylaşmak istedim.
































