Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Altın kural kontrollü beslenme

Uzman Diyetisyen Sabiha Gökçen Zeybek, sağlıklı bir yılbaşı sofrası için deneyimlerini Havadis okurları ile paylaştı

 

“SEÇİMLERE DİKKAT”: Uzman Diyetisyen Sabiha Gökçen Zeybek, sağlıklı bir yılbaşı sofrası için porsiyon kontrolü, yiyecek seçimi, yiyecekleri yeme süresi ve alkollü içecek tüketiminin miktarı ve içeceğin çeşidinin önemli rol oynadığını söyledi. Zeybek: Aşırı yağlı, çok şekerli, kızartılmış besinlerden, hamur tatlılarından uzak durun, şarap, cin, bira tercih edin

 

Duygu ALAN

Yakın Doğu Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Araştırma Görevlisi Uzman Diyetisyen Sabiha Gökçen Zeybek, yılbaşı gecesinde beslenmeye bağlı sağlık problemlerinin yaşanmaması için geceye hazırlığa kahvaltıdan itibaren başlanması gerektiğini kaydetti.

Uzm. Dyt. Zeybek, güne her zaman olması gerektiği gibi yeterli ve dengeli bir kahvaltı öğünü ile başlanmasını önerdi.

“Nasıl olsa akşama bol bol yiyeceğim düşüncesi ile gün boyu aç kalmak yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesidir” diyen Uzm. Dyt. Zeybek, kahvaltı öğünü ile birlikte gün içerisindeki diğer ana ve ara öğünlerin atlanmaması gerektiğine dikkat çekti.

Ara öğünlerin atlanmasının açlığın habercisi olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Sabiha Gökçen Zeybek, uzun süreli açlığın kan şekerinin düşmesi ile birlikte besinlerin hızla ve daha fazla miktarlarda tüketilmesine neden olacağını dile getirdi.

Uzm. Dyt. Zeybek, “Bunun sonucunda yüksek kalorili akşam öğünü tüketilmiş ve tüketilen besinlerinde bir sonraki açlıkta kullanılmak üzere depolanma yüzdesi artmış olacaktır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda güne kahvaltı yaparak başlanmalı, hafif bir öğlen yemeği ve posa içeriği yüksek ara öğünler tercih edilmelidir. Böylelikle yılbaşı sofrasındaki porsiyonlarımızı kontrol etmenin hazırlığı yapılmış olacaktır” diye konuştu

Zeybek, gün içerisinde daha fazla hareket etmenin ve akşam üzeri yapılacak 45 dakikalık tempolu bir yürüyüşün alınan ve harcanan enerjiyi de dengelemeye katkıda bulunacağını kaydetti.

 

Sağlıklı bir yılbaşı sofrası nasıl olur?

Uzman Diyetisyen Sabiha Gökçen Zeybek, sağlıklı bir yılbaşı sofrası için porsiyon kontrolü, yiyecek seçimi, yiyecekleri yeme süresi ve alkollü içecek tüketiminin miktarı ve içeceğin çeşidinin önemli rol oynadığını söyledi.

Uzm. Dyt. Zeybek, sofradaki besin miktarı arttıkça tüketim miktarının da artacağını bu sebeple her besinden azar azar tüketerek porsiyon kontrolü yapmanın fazla kalori alımının önüne geçeceğini kaydetti.

Öncelikle salata gibi doygunluk sağlayacak ve enerji değeri daha az olan yiyeceklerin tercih edilmesi gerektiğine vurgu yapan Zeybek, sofradaki aşırı yağlı, çok şekerli besinlerden, kızartılarak hazırlanmış besinlerden, şerebetli ve hamur tatlılarından uzak durulması konusunda uyardı.

Zeybek, kızartma gibi pişirme yöntemleri tercih edilerek yapılan yiyecekler yerine haşlama, buğulama, ızgara ve fırında pişirme yöntemleri ile yapılan yiyecekleri, şerebetli ve hamur tatlıları yerine meyveli, sütlü tatlıları tercih edilmesi gerektiğini söyledi.

Uzm. Dyt. Zeybek, “Sofranızda pilav, börek, makarna gibi yüksek karbonhidrat içeren besinlerden sadece bir tanesinin tüketimi tercih ediniz ve bu tür besinlerin yanında ekmek tüketimini de minimuma indiriniz. Besin tercihlerinizi yaparken bu minik ayrıntılara dikkat ederseniz doğru besin tercihleri ile porsiyon kontrolünü sağlayabilirsiniz” dedi.

 

“Şarap, cin, bira tercih edilmeli”

Zeybek, yılbaşı gecesi sonrası yorgunluk, baş ağrısı, mide ağrısı gibi belirtilerin ortaya çıkmaması için alkollü içecek tüketim miktarına dikkat edilmesi gerektiğini de söyledi.

Zeybek, şunları söyledi: “Alkollü içki tüketirken tüketim miktarına göre alkol oranı karşılaştırıldığı zaman rakı, viski, votka gibi alkol içeriği yüksek içkiler yerine şarap, cin, bira gibi alkol içeriği daha düşük içecekler tercih edilmelidir.”

 

“Hindi eti en sağlıklısı”

Uzman Diyetisyen Sabiha Gökçen Zeybek, yılbaşı sofralarının vazgeçilmez yemekleri arasında olan hindi etinin diğer et çeşitlerine göre avantajları ve sağlığımız için üstün özellikleri olduğunu kaydetti.

Zeybek, hindi etinin proteini yüksek olan iyi bir hayvansal protein kaynağı olduğunu, hindi etinden alınan proteinin çocukların büyüme ve gelişmenin sağlanmasında, yıpranan dokuların onarımında, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde ve daha birçok vücut ihtiyaçlarının karşılamasında yeterli olduğunu belirtti.

Zeybek, 100 gram hindi göğüs etinin 19-24 yaş arası kadınların günlük gereksinmesinin yüzde 46’sını karşıladığını dile getirdi.

Zeybek şunları kaydetti: Hindi eti proteini yüksek olmasına karşın kolesterolü düşük bir kanatlı etidir. Kanda toplam kolesterolün ve LDL’nin yüksek olması, HDL kolesterolünün düşük olması bireyde kalp damar hastalıklarının gelişim riskini artırmaktadır. Çözüm için ise düşük yağ ve kolesterol içeren bir beslenme modeli tercih edilmelidir. Hindi eti düşük kolesterol ve yağ içeriği ile toplam kolesterol ile LDL yi düşürmek için ayni zamanda HDL’yi yükseltmek için iyi bir seçim olacaktır. Düşük doymuş yağ asidi içeriği ile ise LDL kolesterolünün yükselmesini önleyerek kalp damar hastalıklarının gelişim riskini azaltmaktadır.”

Zeybek, hindi etinin içerdiği B grubu vitaminlerinden olan niasin kalp damar hastalıklarının tedavisinde de önemli rol oynadığını ifade etti.

Günde 3 gram niasin alımı kan kolesterolünde, LDL kolesterolünde ve trigliseritlerde azalma sağlamaktadır” diyen Zeybek, aynı zamanda HDL kolesterolü artırarak da kalp damar hastalıklarının gelişiminde ve tedavisinde olumlu etkileri bulunduğunu ifade etti.