
“Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz.”
Küreselleşen Dünyanın Açığa Çıkarılmak İstenmeyen Kurgusu
Kelime anlamıyla “köle”; birinin buyruğu altında bulunan, özgür olmayan kimsedir. Geçmişi insanlık tarihinin başlangıcına kadar uzanan kölelik, tarihsel süreç içerisinde kanunlarla yasaklanmasına karşın; ulusal sınırların kalktığı ve yavaş yavaş evrensel bir köy haline gelen dünyanın, açığa çıkarılmak istenmeyen kurgularından biri olarak devam ediyor.
151 yıl önce bugün, yani 18 Aralık 1865’te kölelik ABD’de resmi olarak kaldırıldı. 1926’da ise Milletler Cemiyeti bütün dünyada köleliği yasaklamış; ardından da 1949 yılında Birleşmiş Milletler bu kararı teyit ederek, 2 Aralık’ı “Uluslararası Köleliğin Yasaklanması Günü” olarak kayda geçirdi.
Bu bilgiler bizde, köleliğin artık sadece tarihin tozlu sayfaları arasında kaldığı ve günümüzde böyle bir utancın yaşanmadığı izlenimi uyandırabilir. Ne var ki, gerçekte durum öyle değil. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nün güncel araştırmalarına göre, günümüz dünyasında 30 milyona yakın insan modern kölelik koşullarında yaşıyor. ILO verileri gösteriyor ki; zorla çalıştırılan işçiler sayesinde, dünya çapında 150 milyar dolar yasadışı kar elde ediliyor.
Kıbrıs’ta 4700 Modern Köle Yaşıyor
Merkezi Avustralya’da bulunan insan hakları grubu Walk Free Vakfı’nın hazırladığı 2016 Küresel Kölelik Endeksi’ne göre, modern kölelerin yarısından fazlasını; Hindistan, Çin, Bangladeş, Pakistan ve Özbekistan’da yaşayan mağdurlar oluşturuyor. Modern köleliğin en az görüldüğü ülkeler ise; Lüksemburg, İrlanda, Norveç, Danimarka, İsviçre, İsveç, Avusturya, Belçika, ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda. Aynı araştırmadan alınan verilere göre; 4700 modern kölenin yaşadığı Kıbrıs, küresel sıralamada 32. sırada. Avrupa’daki modern köleler genellikle; tarım, inşaat, sanayi, tekstil ve diğer sektörlerde çalışıyor.
Walk Free Vakfı’nın söz konusu raporunda, modern kölelik tanımı; “bir kişinin sömürü amacıyla bedeni üzerindeki ve çalışıp çalışmama hakkındaki özgürlüğünün elinden alınması” şeklinde yapılıyor.
- Yüzyılda Modern Köleliğin Görünümleri
Uzun yıllar önce ortadan kalktığı sanılan kölelik, aslında biçim değiştirerek var olmaya devam ediyor. Birçok insan bunu ya görmezden geliyor ya da gerçekten bilmiyor. Modern kölelik üzerine sayfalarca yazı yazılabilir, sayısız örnek gösterilebilir; ancak ben bu yazımda sadece günümüzden üç örnek vereceğim. Bunların arasında Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan, aslında hepimizin farkında olduğu; ama birçoğumuzun sessiz kalarak görmezden geldiği bir utancımıza da değinmek istiyorum.
- Katar’da İnsanlık Dramı
2022 FIFA Dünya kupasına Katar ev sahipliği yapacak. Turnuva için inşaat çalışmaları ise çok öncesinden başladı bile. Peki bu hazırlığın arkasındaki gerçekleri biliyor musunuz? Uluslararası Af Örgütü, Katar’ı zorla işçi çalıştırdığı için suçladı. İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesi de geçtiğimiz yıllarda yaptığı bir haberde, turnuva hazırlıkları sırasında zorla çalıştırılan işçilerin dehşet verici durumunu gündeme taşımıştı. Suçlamalar, yaşanan trajedinin ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor. Göçmen işçiler 50 derece sıcaklığın altında, 17 saate varan sürelerle çalıştırılıyor. İddialar sadece bununla sınırlı değil. Göçmen işçilerin pasaportlarına el konuluyor ve kaçmamaları için aylarca ücretleri ödenmiyor. Bazı şantiye alanlarında temiz içme suyu bile bulunmuyor. Dahası, Uluslararası Af Örgütü’nün raporlarında; bir inşaat yöneticisinin, zorla çalıştırılan işçilerden “hayvanlar” diye bahsettiği yazıldı. Katar Hükümeti bu konuda adım atacağını açıklasa da, bunun gereğini yerine getirmiş değil.
- Tayland’lı Çocuk İşçiler
Modern kölelik kendi içinde farklı kollara ayrılmış. Bana göre en can acıtan boyutu ise çocuk işçiciliği. Asya ülkeleri arasında Tayland çocuk-köle kullanımında en ön sıralarda yer alıyor. Buradaki çocuk işçilerin sayısı, toplam nüfusun yüzde 13’ünü oluşturuyor. Tayland’daki en mağdur olanlar ise evde oyuncaklarıyla oynaması gereken 7-15 yaş aralığında ki çocuklar. Fabrikalarda günde 12-14 saat çalıştırılan çocuk-kölelerin birçoğu, sağlıksız koşullarda çalıştığından gözlerini ve dahası hayatını kaybediyor.Tayland’daki Budizm inanışında, bir çocuğu satmak veya hibe etmek çok yaygın bir gelenek. Bu da çocuk-köleliğine zemin hazırlayan en önemli unsurlardan biri. Tayland’lı çocuk işçiler sadece fabrikalarda çalışmıyor, seks köleliği alanında da zorla çalıştırılıyor.
- Seks Köleliği ve Kuzey Kıbrıs Gerçeği
Modern köleliğin en utanç verici boyutlarından biri de seks köleliği. ILO raporuna göre; zorla çalıştırılan işçilerin üçte ikisi seks ticareti mağduru. Seks ticareti mağdurlarının ise yüzde 98’inin kadın ve çocuk olduğu tahmin ediliyor. Seks köleliğiiçin örnekleri çok da uzakta aramaya gerek yok aslında. Her gün önünden geçtiğimiz ışıltılı binaların içerisinde onlarca trajik hikaye var. Kuzey Kıbrıs’taki gece kulüplerinde çalışan kadınlar, kendi rızalarıyla bu işi yapıyor gibi görünseler de aslında gerçek öyle değil. Hayat standartlarının düşük olduğu ülkelerden, daha iyi bir yaşam vaadiyle Kıbrıs’a getiriliyorlar. Buraya getirilen kadınların pasaportlarına “güvenlik gerekçesiyle” polis tarafından el konuluyor. Dahası bazı kadınlar kazanılan paradan pay bile alamıyor. Bir günde ortalama 4 kişiyle beraber olan kadınlar, günde 22 saate varan sürelerle çalıştırılıyor. Kuzey Kıbrıs’taki seks ticareti mağdurlarının gece kulübünden dışarı çıkmasına bile izin verilmiyor. Müşteri seçme şansı bile olmayan kadınlara, müşterinin memnun ayrılmaması halinde para cezası bile uygulanıyor. Üstüne üstlük gece kulüplerinde çalıştırılan mağdurlar, kaldıkları odalar için ücret ödüyor.
Yukarıda bahsettiğim örnekler aynı sistemin birer parçası. Bitti sanılan kölelik aslında şekil değiştirerek sürüyor ve her ne kadar görmezden gelsek de her gün bu gerçekle iç içe yaşıyoruz. Aslına bakacak olursak, biz de modern kölelik sisteminin bir parçasıyız ve bitmek tükenmek bilmeyen arzularımızın esiri oldukça, sistemin de kölesi olmaya devam edeceğiz. Yazımı ünlü edebiyatçı Johann Wolfgang von Goethe’nin bir sözüyle bitirmek istiyorum: “Kimse özgür olduğuna inanan birinden daha iyi köle olamaz.”
































