Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

B Planı

Mont Pelerin zirvesinde sonuçsuz kalan görüşmelerin ardından,  Kıbrıs konusundaki müzakere sürecinin geleceği ile ilgili belirsizlik devam ediyor.

Üçüncü taraflar müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesi için perde arkasında yoğun bir çalışma yürütüyorlar.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bu konudaki tavrı çok net.

Akıncı tıkanıklığın aşılması için, 11 Şubat 2014 mutabakat metninin öngördüğü şekliyle, tüm konuların birbiriyle bağlantılı ve dönüşümlü olarak ele alınıp çözülmeye çalışılması için 5’li konferans tarihinin belirlenmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Kıbrıs sorununda sonuca ulaşmak için Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetli bir çabayla çalışmaya devam etmeye hazır olduğunu yineledi.

Yani durum böyle.

Rum tarafı da müzakere yöntemi ile ilgili olarak işin başında konulan kural ve yönteme bağlı ise sorun kalmaz ve müzakere süreci kaldığı yerden belirlenen hedefe ulaşmak için devam eder.

Gelinen aşamada hala 2016 hedefini tutturmak ve bu yıl içerisinde ortaya bir çözüm planı çıkarmak mümkün.

Niyet varsa bunun için yeterli zaman var.

Yoksa, ki Mont Pelerin zirvesi sırasında yaşananlar Rum tarafının Kıbrıs meselesinde ortaya bir sonuç çıkarmaya hazır olmadığını gösterdi, o zaman işin rengi değişecek.

2017 ile birlikte hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Olması da mümkün değil!
Çünkü birçok parametre değişecek, var olan belirsizliklere yenileri eklenecek ve bu arada gerilim ve tansiyonu artırma olasılığı çok yüksek olan gelişmeler ister istemez peşi sıra yaşanmak zorunda kalınacak.

Böyle bir ortamın Kıbrıs Türk’ü adına kazasız belasız atlatılması için ister istemez B Planı’nın ortaya konulup uygulamaya geçilmesi gerekecek.

Bunun için de bu konuda Kıbrıs Türkü her platformda B planını tartışmaya ve ortak bir model geliştirmeye de hazır olmalıdır.

Gelinen aşamada niyet ve hedef 2016 yılı içerisinde bir çözüme ulaşılmasıdır.

Ve buna yoğunlaşmalı, çalışmalar bu yönde harcanmalıdır.

Ancak bunun olmaması halinde yolumuzu artık çizmek, kendimizi belirsizlikten nasıl kurtarabileceğimizi belirlemek için, birileri bizim için bir şey yapmadan biz yapmaya, yeni bir şeyler ortaya koymaya hazır olmalıyız.

‘Çözüm yanlıları’ da, ‘çözüm karşıtları’ da bunu birlikte el ele vererek yapmalıdırlar.

İhtiyacımız ortak paydada buluşup, ortak akılla Kıbrıs Türkünün bu ada üzerinde varlığını koruyacak şekilde bir gelecek planlamak olmalıdır.

Şimdi çözüme odaklanalım ama bu durumla da yüzleşmeye hazır olalım.