Bir Rum gazetesinde yayınlanan ankete göre, Rumların yüzde 60’ı Annan Planına hayır demenin bugün için de doğru bir tutum olduğunu belirtmiş.
…
Rum komşularımız, adanın kadim halkıdır…
…
Ada Lüzinyan’ların eline geçtiğinde ses çıkarmadılar.
Karşılarına dikilmediler.
İsyan falan eden de olmadı!..
…
Şarap üretiyorlardı.
O da kadim iş.
Adaya gelen giden tüccarlar vasıtası ile Kıbrıs şarabı satıyorlardı.
…
Sonra Venedikliler geldi.
Tarihçilere göre, komşularımız Venediklileri hiç sevmedi.
Zaten biri Ortodoks, diğeri Katolik’ti.
Ama Venedikliler de geldiğinde kimse karşı çıkmadı.
Eline sopa alan olmadı!
…
Şarap üretmeye devam ettiler…
…
Sıra Osmanlılardaydı.
Ada, .rospu çaputuna dönmüştü!
Biri gidip biri gelirken, doğrusu komşularımız Osmanlı’nın gelişine sevinmişlerdi.
Çünkü, Ortodokslara özgürlük vardı!
II. Selim nasıl olsa Hürrem’in (Aleksandra) oğluydu.
Kiliselerine dokunulmuyordu.
Hatta Babı Ali ile işbirliğine girdiler.
Başları sıkıştığında İstanbullara kadar gidip saray kapılarına dayandılar.
…
Yani Osmanlıya da baş kaldıran olmamıştı.
Memnundu ahali!..
…
Dengeler değişiyordu.
Adada Türk nüfus da vardı artık.
Şarap imalathaneleri Baf’ta, Limasol’da gelişiyordu.
…
Osmanlı’nın Kıbrıs’ta ömrü tamamlanınca sıra İngilizlerdeydi.
…
Zaman da ilerlemişti.
İngilizler adaya geldiklerinde sağa sola bakındılar.
Önlerine çıkan olur mu, başkaldıran olur mu diye?
Olamazdı!
Nitekim olmadı da.
Ne Rum’dan ne Türk’ten.
Hatta, İngiliz bunlara şilinleri dağıtınca, memnuniyetleri hat safhaya yükselmişti!
İlk kez birileri adaya para ile gelip ahaliye dağıtıyordu!..
Kıbrıslı mest!
…
Rumlar İngiliz’leri çok sever göründü.
Türklere sırt dönmeye başladılar.
…
EOKA Enosis istemeseydi, bağımsızlık kavgasında simgeleşecekti.
Beceremediler.
Ama, şarabı sanayileştirmişlerdi artık.
Kıbrıs şarabı dünya otel ve lokantalarında markalaşmıştı.
…
74 geldi.
O yılla birlikte, Türkiye bilinen olayların ardından adaya harekat düzenledi.
Ada ikiye bölündü.
Sınır belli, bölgeler belli.
Komşularımız bu durumu da içlerine sindirdiler!
Öyle olmasa en komünistleri bile 1 Mayıs’ı niye sınır olan Taksim sahasında kutlamış olsundu ki?
Geldiler.
Hep birlikte “Kıbrıs’ta barış engellenemez” dedik.
Halbuki bir arkadaşın o gece dediği gibi, en kolay engellenen şey barıştı bu adada!
…
Annan planına “Ohi” demelerinin arkasında duruyorlar ya.
Şaraptan bize pay vermek istemiyorlar da ondan!
…
Kronolojiye bakacak olursak, nedeni Kıbrıs meselesi olamaz!..
































