Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şarkıdaki sözler gibi

Ada eski nüfusuyla kalsaydı…

Çift yollar yapılmasaydı…

Çevre yollarına gerek olmasaydı…

Her yeri tek yol yapma mecburiyeti doğmasaydı…

Büyük oteller inşa edilmeseydi…

Beton sitelere gerek kalmasaydı…

Sahillerde küçük pansiyonlar olsaydı…

Her yerde çember, trafik ışığı kalabalığı olmasaydı…

Köy yolları olduğu gibi kalsaydı…

Şehirlerimiz, bakımlı bahçeleri ile tek katlı evlerden ibaret kalsaydı…

Damları kiremit; güvercinleri neşeli…

Şehirlerden değil, kasabalardan ibaret bir memleket…

Caddeleri tenha…

Sokaklarında köşe bakkalları ve çocuk sesleri…

Çoğu zaman bol güneşli…

Bazen loş ve ıslak…

Kalabalıklarda boğulmasaydı insanlar…

Bisikletler gezseydi sokaklarda birbirlerine “merhaba” diyerek…

Her köşe başında benzin istasyonları olmasaydı…

Büyük süper marketler yerine köşe bakkalları, büfeler olsaydı…

Taş havuzlar süsleseydi yine bahçeleri…

O yaseminler sarksaydı yine kerpiç duvarlardan, çocuklar toplasaydı çiçeklerini…

Nü güzel olurdu…

Her meslekten biraz olsaydı…

Biraz eczacı, biraz avukat, biraz doktor, biraz mühendis…

En az da siyasetçi…

Varlıklı insan olsaydı ama zengin olmasaydı ve yoksul hiç…

Ne portakal dalında kalırdı ne üzüm…

Gönyeli ovaları beton ovalara dönüşmeseydi…

Hamitköy köy olarak kalsaydı…

Kuzular, koyunlar nereye gideceklerini bilselerdi…

Hatta şeherin içinden geçselerdi boyunlarında çıngırakları…

Horoz sesleri duyulsaydı yine ötelerden…

Girne tepeleri ağaçları ile kalsaydı; yıldızlar düşseydi aralarına geceleri…

Beton kusmuklarla kirlenmeseydi…

Kekliklere yer kalsaydı dağlarda ovalarda…

Tarlalar parsellenip arsa olmasaydı…

Küçük bir adada büyük memleket rüyaları kurulmasaydı…

Kim bilir insanlar da tüketmezdi birbirlerini…

Bir köşe kahvesinde o muhabbetler olsaydı…

Seyyar satıcılar gidip gelseydi Girne Kapısında…

Kapı önlerinde oturmaya devam etseydi komşular…

Her şeye yeten…

Şehirleri kasabalardan ibaret…

Dünyanın şimdi arayıp da bulamadığı yerler…

Böyle kalsaydı…

Belki de turizm patlaması olurdu kasabalarda…

O kadar nüfusa üç milyon turist mesela…

Bütçe açığı yerine artığı olurdu kim bilir…

Kişi başına gelir İsveç kadar falan…

O kafa olsaydı yani…

Küçük şeyler düşünüp büyük şeyler yaparak…

Doğu Akdeniz’de Titanic gemisinde değil, bir balıkçı teknesindeymiş gibi yaşamak…

Herkes memnunsa mesele yok…

Ama doğrusu şu ki..

Şarkıdaki o sözler gibi:

Biz büyük kirlendi dünya…