YIKILABİLENLER, YIKILAMAYANLAR….
Yüksek İdare Mahkemesi’nin Emirname iptalinden sonra gözler, Karaoğlanoğlu’nda Kaya Grubuna ait otelin yasal izni dışında yaptığı ilave katların yıkılıp yıkılmayacağına çevrildi. Aslında Girne’nin doğasını ve otantikliğini bozan, sadece söz konusu otel olmadığı da bir gerçek. Girne’nin her tarafı çok katlı ve düzensiz yapılan inşaatlarla çoktan bozulmuştur. Size aşağıda bu konuyla alakalı iki okuyucu mektubu yayınlayacağım. Birisi Net Holding’e kiralanan Mare Monte otelle ilgili. Hatırlanacağı üzere kaçak yapıldığı iddia edilen yapı mahkeme kararıyla yine yapanlar tarafından yıkılmıştı. Bir diğeri ise, Kaya gurubuna ait otelin inşası ile ilgili olarak, Girne Belediyesinde yaşandığı iddia edilen süreç…
GEREĞİ YAPILMALI:
“Mehmet Bey, mahkemenin son verdiği karardan sonra, Kaya grubuna ait Karaoğlanoğlu’ndaki otel inşaatının, izinsiz katlarının Girne Belediyesi tarafından yıktırılması daha fazla önem arzetmektedir. Hele Karpaz’daki mahkeme kararı üzerine gerçekleştirilen yıkımdan sonra, Anayasanın eşitlik ilkesine bağlılık bunu gerektirir. Yine eşitlik ilkesine uygun davranış gereği, aşağıdaki örneğin de topluma ve özellikle ilgililere hatırlamada yardımcı olacağından eminim.
Benim Kaymakamlığım sırasında Merit Park Hotel tarafından, otel arazisine bitişik ve doğu tarafında deniz kıyısında devlete ait olan hali araziye izinsiz olarak bir restaurant inşaatına başlamışlardı.
Tamamlanmasına çok az kalmıştı.Bir duyarlı vatandaş denizden fotoğraf çekip kaymakamlığa ihbarda bulunmuştu. Biz de kaymakamlık olarak derhal inşaatı mühürlemiş ve Girne Kaza Mahkemesinden ara emri almıştık. Bu güçlü işletme karşısında dik bir duruş sergilememiz ve ısrarla mahkeme sürecini devam ettirmemiz sayesinde, davayı kaybedeceğini anlayan ilgili işletme, inşaatını mahkeme sonucunu beklemeden yıkmak zorunda kalmıştı.
Söz konusu inşaat da Girne Belediyesi sınırları içerisinde idi. Hali arazinin sorumluluğu Kaymakamlık olarak bize ait olduğundan biz dava açmıştık.
Kanımca mahkemenin iptal kararından sonra Girne Belediyesi yıkım için harekete geçmelidir…”
Mehmet Envergil( Girne eski Kaymakamı)
LAFI GÜZAF:
“Sayın Moreket;
Belediye Başkanı Sayın Nidai Güngördü’yü dünkü sayfanızda zirveye taşıdınız. Bizler Meclis üyeleri olarak,söz konusu otelin daha 5. katının demirleri dökülürken, Sayın Başkanı defalarca uyarmamıza rağmen gereğini yerine getirmemiş ancak, 7. kat da çıkılınca inşaatı mühürleyip, durdurmak için mahkemeye başvurmuştur. Kendisini eleştirdiğimiz zaman da, ‘yahu arkadaşlar inanmazsınız, bayram tatilini fırsat bilerek 9 gün çalışmışlar’ mazeretine sığınmıştır. 9 günde 3 katın çıktığını söyleseniz size çocuklar bile güler. Çok afedersiniz ama eskilerin deyimiyle, ‘kocakarı şeyedildikten sonra kapıya mandal koymak’ derler buna. Mahkeme emirnameyi iptal ettikten sonra dayılanmak kolay. Ben de yapabilirim. Defalarca uyardığımız zaman, yani daha beşinci kat çıkılırken inşaatı mühürleseydi, zirveyi o zaman hak ederdi. İnşaata göz yummuştur. ‘Dur bakalım ne olacak, sin da gulle geçsin” demiştir. Maalesef işin özeti budur. Bundan sonrası lafı güzaf…” (İsmi Mahfuz)
YERİN KULAĞI VAR
CTP TOPLUM İÇİN GEREKLİ:
Görüşme masasında yaşanan hareketlilik, iç politikadaki kargaşa ve muhalefetine en çok ihtiyaç duyulduğu bir dönemde CTP içinde yaşanan kavgalar. Kurultay ile birlikte suların durulacağını bekleyenler yanılıyor. CTP’nin ağır toplarından bir çoğunun, bu kurultayda tasfiye edilmesi bekleniyor. Esas kavga da, kurultay sonrası yaşanacak gibi görünüyor.
SIRADA TELEFON VAR:
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Dürüst, su ve elektrik gibi telefonda da 1 hafta içinde radikal bir karar alacaklarını, hiç bir çalışanın en küçük bir zarar görmeyeceğini açıkladı. Su özele verildi, elektrik ise Türkiye’den gelecek, bu durumda telefonda da farklı bir gelişme olmayacak. Çalışanlar devlete istihdam edilip, telekomünikasyon özelleşecek…
PLATFORMLARDAN RAHATSIZ OLMUŞ:
Merkez Kaymakamı diyor ki “Yeni Dernekler Yasasında platformlar da kayıt yaptıracak, yok öyle 5-10 kişi biraraya gelip platform kurduk demek!”…. Demek ki bizim kaymakam, platformlardan oldukça rahatsız olmuş… Baksanıza yeni yasada onlara da kayıt zorunluluğu getiriliyor. Sanki bugüne kadar kayıt altında olanları çok denetlemişler gibi…
BUNLARLA MI?:
Turnuva için KKTC’ye gelen Moldova kafilesinin 17 kişilik bir bölümü, Ercan Havaalanı yerine Larnaka Havaalanına gidince büyük sorun çıktı. Güney’e giden Moldova kafilesinde yer alanlar, Rum yetkililer tarafından tutuklanırken pasaportlarına da el konuldu. Belki hata ama, bizde olsa bir güzel ağırlar, sonra da gidecekleri yere görürürdük inanın. Spor konusunda bile tahammülsüzlük gösterenlerle nasıl birlikte ortak bir vatan kuracağız bilemiyorum…
ÜNİVERSİTE ADASI MI DEDİNİZ:
Ülkemizdeki öğrenci sayısı yüz bin sınırına dayandı. Ekonomiye inanılmaz bir katkı sağlayan bu insanlar şimdi de kayıt dışı çalışan emlakçılar tarafından mağdur ediliyor. Aynı evi 3 kişiye kiralayanların, parasını ödediği eve giremeyip sokakta kalanların hakkını kim arayacak. Öğrenciyi yolunacak kaz gören bu tipler yüzünden, yakında başımıza daha büyük işler açılabilir…
TAK’IN OYUNUNA GELDİK:
CTP milletvekili Fazilet Özdenefe’nin, İçişleri Bakanı Kutlu Evren’e “Fasıl 96’ya dönüş olup olmayacağı”nı sorduğunu, bunun üzerine de Bakan’ın “söz konusu olmadığını” söylediğini yazdık. Meğer Özdenefe’nin sorusuna yanıt veren Turizm Ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu’ymuş. TAK’a da güvenemezsek ne yapacağız…
































