26 Nisan 1982.
Rahmetli Arif Hoca’nın o dönemki SÖZ Gazetesi’nde “Çirkef Yatağında Gülistanlık Olmaz” başlıklı bir yazısı yayınlanır.
Dava açılır.
Dava görülür.
Karar 1 Kasım 1983’te okunur.
Arif Hoca 60 gün hapse mahkum edilir.
Cezaevine gönderilir…
…
1981 yılında yapılan 2. genel seçime 7 parti katılır.
UBP oyların yüzde 42.5’ini, TKP yüzde 28.5’ini, CTP yüzde 15.1’ini alır.
UBP iktidardadır.
…
Sene 1982.
O dönem 3. Çağatay hükümeti kurulur.
Hükümet, UBP-DHP ve TBP’li koalisyondu.
Mecliste UBP 18, TKP 13, CTP 6, DHP 2 ve TBP 1 sandalyesi var.
…
Konumuz değil ama, 1981 seçimleri UBP’ye karşı giderek öfkenin büyüdüğü bir dönemdi.
Halk 50-50 kamplaşmıştı.
Hatta muhalefetin hükümet kurma olasılığı doğmuştu.
30 milletvekili ile meclise giren UBP’nin 18 sandalyeye düşmesi, o dönem meclisi kilitlemişti.
Yine de bir takım istifa oyunları ile UBP hükümette kalmıştı…
…
Bütün bunlar bir yana, Türkiye’de 80 darbesi olmuş ve her yer askeri korku altına alınmıştı…
…
Arif Hoca böyle bir dönemde cezaevine gönderiliyordu.
Hoca’ya karşı ithamname şu:
“Fasıl 154 Ceza Yasasının 20,47(b) ve 48(d) maddelerine aykırı Kıbrıs Türk Federe Devletinde adaletin tecellisine karşı nefret yaratmak maksadına matuf müfsit yazı yayınlamak.”
…
Başta UBP hükümeti…
…
Türkiye’de darbe dönemleri…
…
Dava görülüyor.
Karar 1 Kasım 1983 tarihinde okunuyor.
60 gün hapis…
…
Arif Hoca cezaevinde…
…
Meclis 3 gün sonra 4 Kasım 1982 tarihinde toplanıyor.
KTFD Meclisi “Arif Hasan Tahsin Desem’in Çarptırıldığı Cezanın Bütün Hukuki Sonuçlarıyla Birlikte Affına İlişkin” 52/1983 sayılı yasayı geçiriyor.
…
3 gün sonra,
Arif Hoca dışarıda.
O ortamda!
Ahalinin kirlenen yüzü temizleniyor!..
Yarım yamalak demokrasiye, bir neşter vuruluyor…
…
Murat Kanatlı, vicdani ret hakkını kullanarak seferberliğe gitmedi.
Davası görüldü.
Cezaevine gitti.
…
Bizde vicdani ret yasası yok!
…
Meclis de mi yok!
































