Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Barış” için hapis

Sabah gazeteye gelir gelmez, Devrim Demir’e, “Bugün Murat Kanatlı’yı ziyaret etmeliyiz” dedim.

Bu sadece “haber yapma içgüdüsü” değildi. Elbette önemlidir… Haberdir… Ama Murat’ın elini sıkmak istedim.
Haber merkezinde, “İzin verirler mi?” refleksi…
“Biz arayalım, hayır desinler” dedim, Güney Kıbrıs’a gittim.
Öğlen döndüğümde, Devrim heyecanla geldi…
“Abi cezaevinde bizi bekliyorlar…”
“Haydi çıkalım” diyerek, yola koyulduk.
Sağ olsunlar…
Hem Cezaevi Müdürü Salahi Hoca, hem İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Hasan Alicik, talebimizin yerine gelmesi için katkı koydu.


Sanayi bölgesinin “pis ve bakımsız” sokaklarından geçerek, Merkezi Cezaevi’ne ulaştık.
Kapıda telefonlarımız alındı prosedür gereği…
Dört kapıdan geçerek, müdür Salahi Hoca’nın odasına ulaştık.
Cezaevi üzerine sohbetimiz oldu. Müdür Hoca’nın haziran itibarı ile emekliye ayrılmak için işlemlerini başlattığını öğrendik. Genç bir delikanlı olarak girdiği cezaevinden, emekli bir adam olarak çıkmaya hazırlanıyor, kolay değil…
Derken müdür Hoca, Murat Kanatlı’ya ulaştı…
“Havadis Gazetesi’nden Hüseyin Ekmekçi geldi görüşmek ister misin?” diye sordu…
Terledim o an… O kadar prosedürü aş, dört demir kapıdan geç…
Şimdi Murat, “Yok böyle iyiyim, dinleniyorum, görüşmek istemem” derse…
Demedi haliyle…
Görüşme odasına geçtik.
Önce özür diledim… Elim boş gittim. Sigara içer mi bilmiyorum… Kitap mı götürseydim keşke?
“Burada iyiyim, herkes bana yardımcı oluyor” dedi de rahatladım…

Ceza 2009’a ait
Murat Kanatlı, kimseden “minnet” beklemiyor.
2009 yılında seferberliğe gitmedi…
Bunu bilerek yaptı.
Bir cezası olduğunu da biliyordu…
2010’da da gitmedi…
2011’de de gitmedi…
2012’de de gitmedi…
10 günlük ceza, “2009” yılı için.
Murat, hepsi için yatmaya hazır… “Bu bir mücadele” dedi Murat. Ve peşi sıra gelen başka vicdani retçi arkadaşları olduğunu söyledi.
“Biz 10’ar gün yatarız. Bu çağdaş bir insan hakkı. Eğer bu yatmaların sonunda çağdaş bir insan hakkı uygulamaya başlanacaksa, bizim yatmamız sorun değil” diye devam etti.

“Kelepçe işi bilerek yapıldı…”
Murat Kanatlı, mahkemenin askeri makamlarca etkilendiğini düşünüyor.
Özellikle kelepçelenerek götürülmesini de bu oyunun bir parçası olarak kurgulandığından yana ciddi şüpheleri var.
“Güldüğünü” hatırlattığımız Murat, “Devrimciler, bu gibi durumlarda gülerler” diyerek, kelepçeleyip medya önüne çıkaranlara, ancak gülerek cevap verebileceğini söyledi.

“Mahkumiyetim barışa katkı…”
Murat Kanatlı’nın mahkumiyete üzülmediğini gördük.
“Bu daha 2009 için” diyor.
Peşi sıra başka davaları da var şahsına ait…
Bir de kendisi gibi vicdani retçi başka isimler…
Mahkumiyet kararını sürecin bir parçası olarak gören Kanatlı, “Mahkumiyetim savaşma sanatını öğrenmeyi reddetmem nedeniyledir. Bunun barışa katkı sağlamasını diliyorum ve bu kararın da sürecin bir parası olduğunu düşünüyorum” diyerek özetledi durumunu…

Morali iyi
Murat’ın morali iyi…
Tek derdi “internet”…
Okuyamamak, haberleri takip edememek, tartışamamak, üretememek, epeyi canını sıksa da…
Kaldı 8 gün.
Cezası 2 aydan az olduğu için herhangi bir süresi de bağışlanamıyor.
Bu nedenle sekiz gün daha yatacak.
Çıkacak…
Mücadeleye devam edecek…

***

DP’de eğilim “tek başına”
Demokrat parti taban yoklamalarını tamamlamak üzere…
Genel eğilim “DP’nin tek başına yerel seçimlere gitmesi” yönünde.
Önceki gün toplanan MYK da bu yönde uzun uzun tartıştı.
DP’de genel kanı da bu yönde…
“İş birliğini” savunanların kafasının gerisinde “Cumhurbaşkanlığı” seçimi var.
Bu nedenle, “İş birliğine şimdi başlamalı, hükümette devam etmeli ve Kıbrıs sorunu kritik bir aşamaya girerken Cumhurbaşkanlığı’na taviz verecek biri getirilmemeli” hakim görüş…
Bir görüş de, “DP’yi düşünen”ler tarafından öne atılıyor.
“İktidarda olmanın da etkisi ile UBP tabanı DP’ye kayıyor. Hal böyle iken, bu gücü neden UBP ile paylaşalım. Amaç sağın büyük partisi olmaksa, yerel seçimler bir fırsattır…”
Açıklamalara bakın…
UBP’den gelenlerle, DP’liler arasındaki ayrım da budur.
Genel eğilim, “DP tek başına seçime girecek…”
Bu saatten sonra da bir değişim beklemiyorum.

***

CTP’de kritik hafta
CTP, belediye başkanları ile ilgili karar verecek.
Önümüzdeki hafta salı günü Parti Meclisi toplanacak.
Yetkinin MYK’ya devredilmesi bekleniyor.
Ama ortalık karışık…
Karışık zira, partililer arasında genel seçimden kalan ciddi bir ayrışma var.
Tabanda değil… Tavanda…
Tavan karar verecek ve bu ayrışma nasıl aşılacak, merak ediyorum açıkçası…
Yoksa, taban, verilen karara uyar CTP’de…
Kritik iki belediye var…
Mağusa ve Girne…
Ön seçim Oktay Kayalp ve Sümer Aygın için iyi olmaz.
Bir kesim de ön seçim olmasını bekliyor.
Gönyeli’de halen daha, “Benli’nin yerine aday” aranıyor.
“Aday bulunamazsa Benli” gibi bir girdap içine girildi.
Lefkoşa’da da Kadri Fellahoğlu yerine aday aranıyor.
Bunların tümü de CTP’de görmeye alışık olmadığımız şeyler.
Kritik bir aşamada CTP…