Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Diğer SporlarManşetSpor

Tümer Öztürk: Siyasi oyunlar oynanıyor

 

Cimnatik Federasyonu Asbaşkanı Tümer Öztürk, gazetemizin dünkü sayısında yer alan “Federasyon Değil Babalarının Çiftliği” başlıklı haberimizdeki suçlamalarla ilgili açıklamalarda bulundu: “Siyasi oyun oynuyorlar”

Okan KARADEMİR

Cimnatik Federasyonu Asbaşkanı Tümer Öztürk, gazetemizin dünkü sayısında yer alan “Federasyon Değil Babalarının Çiftliği” başlıklı haberimizdeki suçlamalarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Tümer Öztürk
Tümer Öztürk

Gazetemizi dün ziyaret eden Tümer Öztürk’ün haberi yapan Okan Karademir’e açıklamaları şu şekilde; “Haberde yer alan tüm suçlamalara cevap vermek için buradayım. Bizi resmen hırsız ilan ettiler. Öncelikle yaşanan sürecin başına değinerek şunu belirtmek isterim ki ailelerimizle oynadılar. Bu ailelere denildi ki kulüpleri gezin imza toplayın ve bu federasyonu devirirseniz musluklar açılacak ve çocuklarınız Türkiye’ye gidecek. Ancak yeterli sayıda imza toplayamayınca bu şekilde garip bir yöntemle kanunsuz şekilde bizi federasyon görevinden alma eğilimine gittiler. Buna sivil darbe bile diyebilirim. Ve bu yaşananlarda siyasi görüşümün dahi sorun olduğunu düşünüyorum. Yaşanan süreçte bazı resmi belgeleri almak için 3-4 günümü Sayın Spor Dairesi Müdürü Hüseyin Cahitoğlu ile geçirdim. Sayın daire müdürümüz bana federasyonu teslim etmemizi ve benim federasyon başkanı olarak atanacağımı söyledi. Özerk bir federasyonda böyle bir şey nasıl olabilir. Bende böyle bir şeyi kabul edemeyeceğimi belirttim.  Spor Dairesi’nin federasyona üye 7 takımdan 3’ünün bize başvurmadan spor dairesine başvurarak faaliyetlerini durdurması neticesinde kulüp sayısının 4’e düştüğünü gerekçe göstererek federasyonun özerkliğini kaybettiği kararı alması doğru değildir. Bizim 8 kulübümüz vardır. 3’ü istifa etse bile 5 kulübümüz aktiftir.  Bu nedenle kulüplerin talebi üzerine bir toplantı yaptık. Açıkçası istifa ettiği bildirilen Yalova’dan sorumlu yöneticiler ve kulüplerimiz kesinlikle geri adım atılmamasını ve yargıya gidilmesini istediler. Kanunsuz şartlar altında görevden alma söz konusu olduğu inancı oluştuğundan biz de yasal olarak Yüksek İdare Mahkemesi’ne dava açtık. Bu arada Hüseyin bey anahtarları teslim etmemizi aksi takdirde polisle gelip kapıları kırıp içeriye gireceğini söyleyerek polise şikayette bulundu. Federasyonda görevli ben olduğum için polise ifade verdim. Sonuç itibariyle polis ceza davalarıyla ilgilenir. Polis hukuka gitmiş durumda kapı kırıp federasyona girmez. Polis bu konuda bir tahkikat başlattı. Gerekli ifadeyi verdik. Kulüplerimizin talebi üzerine doğal olarak biz de anahtarları vermedik.  Duruşma 19 Ekim’de görüşülecek.  Mahkememizde bu konuyla ilgilenen yargıçlarımız, avukatlarımız ve hakimlerimiz vardır. Bu durumdan sonra onlar karar verecek. Bugüne değin açıklama yapmak istememizin nedeni budur. Ancak mecburiyetten bu açıklamayı yapmak zorunda kaldım. Bu olayın tamamen siyasi nedenlerle oynanan bir oyun olduğuna inanıyorum.  Antrenörlerimize gelince, uzun yıllardır yanımızdalar. Maaşlarını federasyon ödüyor.

3 Ekim 2016’da aldığım bir bilgiyle iki an antrenörümüz Selen Osmanlı ve Ayten Kasap’ın antrenman vakti salonun kapısında durarak çocuklarını getiren ailelere federasyon yönetiminin spor dairesi tarafından görevden alındığını ve daire müdürünün polis ile birlikte gelip federasyona el koyacağını bu nedenle de antrenmanları iptal ettiklerini söylediklerini öğrendim. Bunun üzerine salona geldim ve konuyu teyit ettim. Daha sonra ikisini de odama davet ettim ancak gelmeyeceklerini söyleyerek benim görevden alındığını buna yetkisi olmadığını belirttiler. Bende salonun anahtarlarını vermeleri istedim ve işlerine son verdiğimi söyledim. Anahtar konusu bu şekilde gelişti. Halen federasyonun görevden alındığı gerekçesiyle Spor Dairesi Müdürü Hüseyin Cahitoğlu’nun direktifiyle federasyonumuza gelip antrenmanlara müdahil olmakta ve çeşitli söylemlerle ailelerimize fesat karıştırmaya devam ediyorlar. Makbuz konusu ise bu antrenör arkadaşlarımızın tasarrufunda federasyonumuza ait makbuz defterlerimiz vardı. Teslim etmiyorlar. Ve aynı gün ailelerimize makbuz vermeden aidat toplayıp makbuz vermediklerini öğrenmem üzerine ilgili merciye gerekli soruşturmanın yapılması için belge verdim. Bizi hırsız olarak suçluyorlar ancak bu konuyla ilgili poliste onların aleyhine bir soruşturma var. Sonuç olarak 19’unda mahkeme tüm gerçekleri ortaya koyacaktır ve haklı haksız ortaya çıkacaktır.”