Maraton koşmak zor iştir.
Kondisyon ister.
İnanmak ister.
Ve çok çalışmak…
Babam by-pass ameliyatı geçirdi.
Yaklaşık bir ayı aşkın süredir hastanedeyiz.
Önce kalp krizi, ardından anjiyo ve en sonunda by-pass.
Dört damar değiştirildi.
Kalbi besleyen damarlar yenilendi.
Ama gerçekten zor bir süreç.
Ve insan yaşamayınca zorluklarını tahmin edemez.
Bugün bayram.
Babamla dün hastane koridorunda tam otuz adım attık.
Yaşadığı krizin sonrasında omuz omuza, yan yana otuz adımı ilk defa birlikte yürüdük.
Babam için çok uzun bir mesafeydi bu.
Maraton koşmuş kadar oldu.
O kısa ama kendisi için çok uzun ve zorlu mesafeyi inançla yürüdü.
Bir de o otuz adımın geriye dönüşünü birlikte yaptık.
Şimdi yeni hedef bu otuz adımı altmışa doksana çıkarmak.
Kolay olmayacağını şimdiden söyleyebilirim.
Ama babamın bu maratonu koşacağına da inancım tam.
Bir yandan babam kalbini besleyen yeni damarlarla birlikte eski günlerine dönmek için inançla çaba sarf ediyor, diğer yandan onun her anında yanında olan annem ona omuz veriyor.
Gözüne uyku girmese de bize bir şey hissettirmemek için her şeyi yapıyor.
Babamın can dostu, hayat arkadaşı şimdi de sorduğumuzda en güvendiği hemşiresi annem.
Yoğun bakımda kaldığı dört gün boyunca annemi yanında istedi.
Hep “beni ancak o anlar ve iyi eder” dedi.
Dediğim gibi bugün bayram.
Bayram sabahlarının çocuklarla bizim için en güzel tarafı annemin sardığı tel kadayıfları idi.
Ailede herkesin sevdiği tarzda farklı şekillerde hazırlardı kadayıfı.
Kimini gül şeklinde yapar, kimisini bildik klasik şekli ile sarardı.
Bu bayram annemin yaptığı o güzelim tel kadayıflarından mahrum kalacağız.
Ama olsun, kadayıf yiyemeyeceğiz ama yine bir şekilde birlikte olabileceğiz.
İnsan böyle günlerde ‘her şeyin başı sağlık’ sözünün anlamını daha iyi anlıyor.
Sağlıklı geçen her günün insana en güzel hediye olduğunu da…
Bu satırları hastanede yazarken hastalara şifa vermek için çırpınan hemşirelerin gayretine bir kez daha saygı duyup, şapka çıkardım.
Onların bayramı çalışarak geçecek…
Kutsal bir görevi yapmanın huzuru ile görev sonrasında bayramlaşmak için sevdiklerine koşacaklar.
Sonuçta her bir köşede farklı hikayeleri olan hayatlar yaşanıyor dünyanın dört bir tarafında…
Ve her hikayenin öznesi ne yaşadığını kendisi biliyor.
Bayramın sağlık dolu ve huzur içerisinde geçmesini diliyorum.
Dargınlıkların geride kalmasına vesile olmasını temenni ediyorum.
Yoğun iş temposu ve hayat kavgasının koşuşturması içerisinde bayramı bir fırsat olarak kullanalım.
Sevdiklerimizin, uzun zamandır görmediklerimizin yanına koşalım.
Unutmayalım, hayat kısa ve göz açıp kapanıncaya kadar geçip bitiyor.
Ve ne zaman biteceğini de kestiremediğimiz bir yolculuk hayat yolculuğu…
Onun için hiçbir şeyi ertelemeyin ve anı yaşayın.
İyi bayramlar…
































