Kıbrıs konusundaki müzakere sürecinde önemli bir aşamaya gelindiğini artık herkes kabul ediyor.
Liderlerin önceki gün müzakerecilerinin de katılımı ile yaptıkları görüşmeden sonra olumlu açıklamalarda bulunmaları, sürecin artık ‘End Game’ olarak kabul edilen son pazarlıkların yapılacağı aşamaya geçmeye hazır olduğu mesajı olarak not edilebilir.
Yani işin artık sonuna geliniyor.
İşin sonuna gelinirken sürecin bu aşamaya gelmesi için Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider NikosAnastasiades’in büyük bir çaba ve emek harcadıklarını söylemek yanlış olmaz.
Liderlerin bugüne kadar birçok krizin yaşanmasını ve masanın çökmesini önleyen yapıcı bir tavırla masada oturmuş olmaları sürecin son aşamanın eşiğine getirilmesinde etkili oldu.
Bu aşamaya gelinmesi sürecinde Akıncı ile Anastasiades zaman zaman uzlaştılar, zaman zaman didiştiler ama sonuçta ortaya elle tutulur bir birikim çıkardılar.
Elbette 3’üncü Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun imza koyduğu çerçeve anlaşması, 2’inci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile dönemin Rum Lideri Hristofyas arasında sağlanan yakınlaşmalar da Akıncı ve Anastasiades için üzerine yeni uzlaşılar koyacakları zemini oluşturdu.
Akıncı ve Anastasiades kendilerinden önce yaratılan zeminin üzerine elle tutulur ciddi bir birikim yaratıp koydular.
Bunu gelinen aşamada herkes teslim ediyor.
Müzakere sürecinde yaşanan gelişmelerden anladığım kadar sürecin geldiği noktada liderler ortak bir anlayışa sahiptirler.
Ancak her ikisi de ortak anlayışa sahip olmalarına rağmen toprak, güvenlik ve garantiler konularında neyin nereye varacağı belli olmadan son kararlarını vermekten, ellerini tam olarak açmaktan geri duruyorlar.
Örneğin dönüşümlü başkanlık konusu bu karar verilemeyen konulardan biridir.
Bunlar bu aşamadaçok zor konu başlıkları gibi görünmektedirler.
Ama müzakerelerde son aşamaya geçilmesi sonrasında bugün için kabulü imkansız gibi görünen konuların çok kolay kabul edilebilir konulara dönüşme potansiyeli vardır. Bu da unutulmamalıdır.
Bu nedenle bu aşamada hala üzerinde uzlaşılamayan konulara bakıp, “Daha yapılacak çok iş var. Bu aşamada New York’ta üçlü zirveye ne gerek var” demek doğru bir yaklaşım şekli olmaz.
Çünkü bu aşamada çözümü yok gibi görünen hususlar son aşamada çözüme kavuşturulabilecek unsurlar olarak duruyor ve bu durum müzakere sürecini yakından izleyenler tarafından da teslim ediliyor.
Yani işin, özeti çözüm çantada keklik değil ama artık çok uzak da değil.
Özellikle Türk tarafı süreçte ‘End Game’ aşamasına geçilmesine ve ortaya kapsamlı bir çözüm çıkarma eksersizinin ilgili tüm tarafların katılımı ile yapılmasına hazırdır.
Rum tarafı da buna hazırsa bu iş biter.
Sözün özü, gelinen aşamada her şey Rum tarafının bundan sonra ortaya koyacağı tutum ve izleyeceği siyasete bağlıdır.
































