Ali Davulcular…
40’lı yaşlarında…
Mağusa’nın imgesi…
Sabah evinden çıkar…
Esnafı gezer…
Harçlık toplar…
Sigarasını yakar…
Yemeğimi yer…
Karıncayı incitmez…
Sineğe kış demez…
Vermezlerse yemez…
Kovmazlarsa gitmez…
Ali’yi görmediği gün endişelenen esnaf var Mağusa’da…
Herkes alışmış…
Kaçırıldı…
Fotoğrafta da görüyorsunuz…
Bu isim Ali Davulcu…
Cebinde meteliği yok…
Ailesi de gün işleyip gün yiyor.
KKTC standartlarına göre, garip mi garip Ali…
Geçtiğimiz günlerde kaçırıldı.
İki kişi Ali’yi arabaya atıp, götürdü.
Sonunda kurtarıldı ama…
Ali ciddi bir travma yaşıyor…
O anları düşündükçe heyecanlanıyor…
Yeniden olanları yaşama korkusu var.
Oysa Ali, Mağusa’nın gülen tarafıdır.
Kaynaşmadır…
Sevgidir…
Dostluktur Ali…
Ali dayanışmadır…
Siftah bile yapmayan restaurant sahibi, Ali için bir dilim ekmek ayırmıştır.
Sigarası hazırdır, siftah yapmayan esnaf yanında…
Mağusa’dan yetişen öğrenciler, 90’lı yılların başından itibaren, Ali’yi, Ahmet’i bilir…
Zararsızdırlar…
Kim, neden kaçırsın?
Ali kaçırıldı…
Cebinde parası yok.
Ailesinde, isteseler fidye yok…
Peki “adi bir kaçırma hikayesi mi?”
Bence değil.
Aileye göre de değil.
Herkeste bir korku var.
Soru basit, “Mağusa’nın simgelerinden Ali’yi kim niye kaçırsın?”
Yoktur cevabı…
Parası yok.
Fidye veremez…
Dedikodular, gerçekler
Ali ile ben, telefonda konuştum.
Kendisini zorla ifade ediyor.
Biri de dinlemiyor.
Bir arkadaşım aradı…
Ali söyledi…
Ben dinledim…
“Kaçırdılar abi…. Organ mafyası abi. Öldüreceklerdi, beni abi…”
“Ali’dir, delidir” demesin kimse.
Sadece Ali değil…
“Fısır fısır” Mağusa çalkalanıyor bu olayla.
“Ali” olduğu için de önemsemiyor kimse…
Ali de kendisini anlatamıyor ama…
Polis teşkilatının bu olayın üzerine hassasiyetle gitmesi gerekiyor…
Organ mafyası mı?
Adi bir şaka mı?
Adı ne isterse olsun, Mağusalı’nın huzuru kaçtı.
Dedikodusu bile kötü…
Olay ciddi.
“Ali” diye, küçümsenemez, kapatılamaz, hiçleştirilemez…
































