Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Seçim ekonomisi gibi…

Birikim Özgür’ün sosyal medyada yaptığı değerlendirme ve verdiği rakamlar ürkütücü…

Özgür, önce Ersin Tatar’ın geçtiğimiz günlerde bütçe açığı ile ilgili söylediklerine değiniyor.

Hani Tatar, “böyle giderse 13. Maaşlar ödenemez” demişti de, Serdar Denktaş da aksini iddia etmişti. Özgür şimdi, tek bir milletvekilinin bile dengeleri değiştirebileceğinden hareketle, Ersin Tatar’ın izleyeceği tutuma dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.

Burası işin siyaset kısmı. Ama 29ya gerçekler…

Bu ülkenin ciddi bir bütçe açığı var. Kamunun ödenmesi zaruri borçları var.

Özgür bunların buzdağının görünmeyen yüzü olduğunu belirtiyor ve bunların gözden uzak tutulduğuna dikkat çekiyor.

Biz de sürekli söylüyoruz, maaşlar ödendiği sürece kimsenin hiç bir şey umurunda değil.

Onun için de buz dağının görünen yüzüyle idare edip gidiyoruz.

Hükümet de kamuoyundan baskı gelmeyince, gayet rahat yoluna devam ediyor…

Diğer taraftan devletin borcu katlanarak artıyor.

Türkiye’nin direkt olarak üstlendiklerinin dışında, neredeyse temel hizmetlerin hiç birisinde bir iyileştirme, bir kalkınma, bir yatırım gerçekleşemiyor.

Üstelik Birikim Özgür, yakın geçmişte görevi bırakan bir Maliye Bakanı olarak yıl sonuna kadar cari bütçenin ek 480 milyon TL’ye ihtiyacı olduğunu dile getiriyor.

Bu da yeni boçlanma demek…

Türkiye, “eğer hedeflenen reformları yaparsak” ek 200 milyon kaynak verecek.

Oysa biz tatildeyiz… Bakıyoruz, kabuller, ziyaretler, tv programları, Meclis tatili falan derken, bu hedeflere ulaşılması mümkün görünmüyor.

Geçtiğimiz günlerde bir kaç örnek vermiştim bu hedeflerle ve takvimlerle ilgili… Kısaca tekrar edeyim;

-Haziran 2016’da “İstatistik Kurumu Yasası” çıkarılacaktı”.

-Eylül 2016’da Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri ile ilgili yasal düzenleme öngörülüyor.

-Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Yasa’nın Uluslararası Standartlara getirilmesi takvimi yine Eylül 2016….

-Yerel yönetimlerin yeniden yapılandırılması, Aralık 2016.

-Sosyal Sigortalar sisteminin aktüeryal dengesi için verilen tarih yine Aralık 2016.

-Limanların özelleştirilmesi de Aralık 2016…

Hepsi muhatarlı, tartışmalı, köklü yasal değişiklikler gerektiren düzenlemeler.

Hangisi için ne çalışma yapıldı? Takvime uyulabilecek mi?

Biz Maliye Bakanı’ndan, Ersin Tatar’a yanıt verirken, bunları da söylemesini beklerdik.

Oysa Serdar Denktaş, yeni borçlanmalara gidileceğini açıkça söylüyor.

Bütçe 4,5 milyar lira, iç borç 5 milyar lira…. Bankalarla pazarlık yapılarak, iki yılda yarısını kapatmayı hedeflediklerini söylüyor Serdar Denktaş.

Özgür de, bu hesabın mantıklı olmadığını, uygulanmasının imkansız olduğunu, o nedenle de sarfedilen sözlerin, bir çeşit seçim öncesi politikası olduğunu iddia ediyor. Benim de aklıma, UBP Genel Başkanı Özgürgün’ün örgütlerine verdiği “seçime hazır olun” mesajı geliyor….

Acaba öyle midir? Bu hovardaca para akışı, erken bir seçime mi işarettir..?

Bir de biz soralım, Sayın Serdar Denktaş yanıtlasın…

 

YERİN KULAĞI VAR

DURUMA GÖRE: Dünyada yasalar, düzeni sağlamak için ve uygulanmak için yapılır. Oysa bizde, en güzel yaslar çıkar ama, uygulanmaz. Hatta tersi uygulanır…. “Ne yapalım, yasalarımız böyle” diyemeyenler, “Merak etmeyin, gerekirse yasayı değiştirir, işinizi hallederiz” derler. Yasalara uymayanlar, bizzat o yasaları yapanlar ne yazık ki…

SAKINCALI DEĞİL Mİ:  Ben anlamadım, uçuşlar iç hatlardan yapıldığında nasıl bir rahatlama gelecek. KKTC’ye gelecek olanlar sadece daha gevşek bir kontrola tabi olacaklar, Muhaceretten geçmeyecekler… Zaten daha önce de KKTC’ye kimlikle gitmenin serbest olduğu açıklanmamış mıydı? Tuhaf. Bir de buna dış hatlardan, iç hatalara yönlendirilmenin getireceği zorlukları ekleyin. Bu dönemde böyle bir değişikliğe ihtiyacımız var mı? Bence tam tersi, güvenlik açısından, denetimlerin azaltılması değil, arttırılması daha olumlu olurdu…

BU NASIL DENETİM:  Milli Eğitim Bakanı Özdemir Berova, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nin Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir okul olduğunu ve Bakanlığın etkin, fiili denetimi altında bulunduğunu kaydetmiş. İyi de bu okul, “etkin ve fiili denetim” altındaydı. Onun için mi mahkeme okulun müfredatının yasa dışı olduğuna karar verdi. Ya bir de denetlemeseydiniz, neler olacaktı neler…

BAŞBAKAN ÇOK NET: Ankara’da en üst düzeyde temaslar yapan Başbakan Özgürgün bir çok şey söyledi. Ama bence en çarpıcı açıklamasını TRT’ye yaptı. Bakın Başbakan ne dedi: “2016 yılı sonuna kadar bir anlaşma olmazsa herkes kendi yoluna gider”… Ne anlama geldiğini yorumlamaya gerek yok…

GÖZLER GÖRÜŞMEDE: Kıbrıs müzakere sürcinin en kritik görüşmesi bugün… Anastasiadis ve Akıncı bugün Kıbrıs konusunun en çetrefilli başlıkları olan toprak, garantiler ve güvenlik konularındaki görüşlerini sunacaklar. Cumhurbaşkanı Akıncı harita ve yüzdelikler konularına girilmeyeceğini söylese de, Anastasiadis’in bu hamleyi yapacağı beklenebilir…

GARANTİLER SORUN: Kıbrıs Türkü için olmazsa olmaz olan garantiler konusu, bilinmezliğini sürdürüyor. Türk tarafı garantiler konusunda geri adım atmazken, Rum tarafı ise, içinde garantilerin olacağı bir anlaşmanın mümkün olmayacağını savunuyor. Öyle görünüyor ki, taraflardan birinin garantiler konusunda geri adım atmaması, olası bir anlaşmayı zora sokabilir…

ZİRVEDEKİLER: Serdar Denktaş: Ülkede fuhuş ve seks ticareti olduğunu ifade eden Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, “Bu olmasa haftanın iki günü hastahanede kontrol yaptırmayız. Parmağımızın arkasına saklanarak yokmuş gibi davranamayız. Varsa vardır” dedi… Ülkedeki onlarca gece kulübünün, ne maksatla çalıştığını sonunda devletin de kabul etmesi bile önemli bir olay…

DİPTEKİLER: Sırada işsizlik Artışı Var: Zaten kırılgan KKTC ekonomisi, şu rezil darbe girişimiyle dibe vurma noktasında. Üniversiteler, turizm, iç hareketlilik herşey etkilendi. Son bir haftada Girne’deki 5 yıldızlı otellerden birinden tam 72 kişinin işten durdurulduğunu öğrendik. Artık diğerleriyle birlikte sayıyı düşünün. Hükümetin “iç hatlardan giriş” yerine, daha somut, sonuç alıcı önlemler alması bekleniyor.