- Hamilton Lang bir bankacıydı ve 1860’larda Kıbrıs’ta bulunuyordu.
Pile’de de bir çiftliği bulunan Lang, aynı zamanda yazardı ve o dönemde çeşitli izlenimlerini kaleme almış, kitabını 1878 yılında yayınlamıştı…
…
Osmanlı yönetimi adadan henüz ayrılmamıştı.
Kuraklık, kıtlık, çekirge istilaları gibi felaketler Kıbrıslıların belini bükmekte,
Özellikle kırsal alanlarda yaşayanlar çareyi yol kesicilik ve davar hırsızlığında bulmaktaydı.
Bir dönem davar hırsızlığı Rum ve Türkler arasında yaygınlaşmıştı,
Ki dönem o dönemdi…
…
Bir gün Larnaka’ya gitmekte olan iki yolcudan biri öldürülür.
Cinayet mevkii Pile’ye yakındır.
Pile ise cinayetlerde kötü bir şöhrete sahip.
Yetkililer katilin Pile’de olabileceği kuşkusu ile aramalarını orada yaparlar ve köyün bütün erkeklerini köy meydanında dizerler.
Köy Muhtarı Osman Ağadır.
Köylüler, Lang’in sahip olduğu çiftlikte çalışmaktadırlar ve karınları bu şekilde duyduğundan pek de şikayetçi değildirler.
Cinayet esnasında iki yolcudan biri kurtulmuş,
Diğeri köy erkeklerini tanımak için Pile’ye getirtilmişti.
Neticede, tanık, bütün erkekleri teker teker görür ve cinayeti işleyenlerin onlar arasında olmadığını söyler.
Bunun üzerine
Bir zamanlar yol kesiciliği ile bilinen köy muhtarı Osman Ağa, Lang’e şunları belirtir:
“Efendim, siz köye gelmezden ve hepimize çalışacak bir iş vermezden önce olsaydı, bu katil aramızdan biri olabilirdi. Şimdi içimizde böyle işler yapacak biri çıkmaz.”
…
Şaşaalı denen Osmanlı döneminin son demleri Kıbrıs’ta bu haldeydi.
İnsanlar davar hırsızlığı yapar,
Yol keser,
Tefecilerin elinde inim inim sızlanır,
Birçoğu ağaların ve yabancı çiftlik sahiplerinin yanında kuru ekmeğe talim ederdi…
…
1878’de adaya İngiliz geldiğinde,
Ahali yerinden bile kıpırdamamıştı.
Üzülmüşlerdi ama,
Osmanlı’nın peşinden de gitmemişlerdi…
…
Hele de,
Şilinleri görünce…
…
Bakalım bu sefer,
Kıbrıs meselesi çözülürken,
Yani,
Çözülürse,
Şilinler nereden bulunacak,
Ve,
Ahali şilinleri görünce ne yapacak?
































