
Türkiye medyasından bize mirastır 3’üncü sayfa gazeteciliği…
İnsanların acılarına bakılmaksızın…
Ne düşündükleri önemsenmeksizin…
“Acıyı nasıl gazete satışına döndürürüm” gaylesi var.
Son örneği geçen gün kaybettiğimiz Özlem Savoğlu ile ilgili oldu.
Bir insana tanımadan da yakın olur musunuz?
Özlem’e olduk.
Kanserle mücadelede simge oldu.
Sıfıra vurulmuş saçları…
Sürekli gülen yüzü…
Sosyal yaşamdaki yeri…
Azmi…
Gayreti…
Selamlaşma ötesinde samimiyetim de olmadı…
Ama ortak arkadaşlarımızdan çok dinledim…
Kanserle savaşını kaybetti Özlem…
ACI büyük…
Ama…
Bir gazetemiz bu ölüm haberi olayını o kadar abarttı ki…
“Çocuğu yetim kaldı” yazacak kadar ileri gitti.
Duygu sömürüsü yolunu seçti…
Yalanı alladı pulladı…
Acılı aileyi bir kez daha acılara sevk etti.
Yakıştı mı?
Benzer hataları biz de yapıyor muyuz?
Aklımda yok ama yapmışızdır…
Dün ailenin önce o gazeteye, sonra da mezarlığa giderek defa defa gözyaşı döktüğünü kaçımız biliyor?
Değdi mi?
Maalesef zaman zaman toplumsal sorumluluğumuzun ötesine geçerek…
Toplumsal yaralar açıyoruz…
Yakıştı mı?
Mesleki bir özeleştiri yazısıdır bu…
Savoğlu ailesinin acısını paylaşmaya yetmez…
Kırgınlıklarını gidermez…
Yaraya merhem olmaz…
Ama mesleğime duyduğum saygı gereği…
Birini de suçlamamaya özen göstererek…
Değdi mi?
Özlem ve Özlem gibilerle ancak mücadele gücümüz artmalı kanser denen belaya…
Simgeleştirerek, geride kalanların mücadelesine bir katkı sağlayabiliriz ancak…
Tiraj kaygısı ile aileleri bir kez daha öldürerek değil…
Bu arada…
Hoşça kal sevgili Özlem…
Ne kadar çok ve seni güzel seven insanlar varmış…
36 seneye nasıl sığar bu kadar gerçek dost?
80 seneye sığdırılamayacak hatır- gönül biriktirmişsin…
Ne güzel…
Rahat uyu…
Mağusa kokuyor…
Ülkemizde kent isimleri taşıyan gazete yapmak artık yeni bir medya atağı…Lakin…
Reklamı önde tutan içinde kent haberi olmayan o kadar kötü taklit var ki…
Dün yeni bir gazete inceledim…
Mağusa Plus…
Mağusa +…
Başyazısından başlayarak…
Buram buram Mağusa kokuyor.
Mağusalılar…
Mağusalı iş insanları…
Mağusalı doktorlar…
Diyetisyenler…
Feriha Nurluöz ve Enver Karakaya…
Hepsini bir araya getirmişler…
“Mağusa’ya ne katabiliriz?” sorusunu da kendilerine sormuşlar…
32 sayfa tam anlamıyla bir kent gazetesi yaratmışlar…
Belediye ve üniversite reklam haberlerini falan hiç umursamamışlar…
Odağa Mağusa’yı koymuşlar…
Tebrik ederim…
Sadece Feriha ve Enver arkadaşım olduğu için değil…
Emek, özen ve doğru bir iş yapıldığı için…

































