Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Spor

Kravatlılar ve Maunacılar karşılaşacak

“NETİCEYİ HOŞGÖRÜ İLE KABULLENMEK”:

Limasol’da başlayan rekabeti sürdüren arkadaşlarından çoğunun vefat ettiğini belirten Doğan’ın eski başkanlarından Hilmi Rasimoğlu, “Gönlümden geçen, karşılaşmanın Doğan’ın galibiyeti ile bitmesi. Ancak galip gelinmese de, neticeyi hoşgörü içerisinde kabullenmek gerekir” dedi

“İYİ OYNAYAN KAZANSIN:”
Zamanında Limasol’da, amatör bir havanın hakim olduğunu, kimsenin maddiyatı düşünmediğini ve hatta sporcuların malzeme paralarını kendilerinin karşıladığını belirten Doğan eski Başkanı Mahmut Oral, Doğan-Ocak müsabakasının, dostluk ve kardeşlik havası içerisinde geçmesini ve iyi oynayan takımın da kazanmasını dilediğini vurguladı

“DERBİ, BERABERE BİTECEK”:
Yenicami-GAÜ Çetinkaya maçlarının da derbi olduğunu belirten Ocak eski Başkanı Hasan Öztürk, Doğan-Ocak maçlarının, karşılaşmaya gösterilen ilgi nedeniyle en büyük derbi olduğunu vurguladı ve “Yaptığım hesaplara ve takımların bugünkü durumlarına göre, Doğan-Ocak derbisi berabere bitecek” dedi

Coşkun KUTAY

1938 yılında Limasol’da kurulan ve ilk başkanlığını İrfan Demirkol’un yaptığı “Limasol Türk Spor Kulübü (LTSK)”, günümüze kadar uzanan Doğan-Ocak, rekabetinin temel taşını teşkil etti. Limasol Türk Spor Kulübü işlevini sürdürürken 1948 yılında kulüpten ayrılan üyeler, Doğan Güneş adı altında bir kulüp kurdu. Ve yine üyelerin isteği üzerine de, 1952 yılında Limasol Türk Spor Kulübü ile Doğan Güneş’in birleştirilmesinden, Doğan Türk Birliği doğdu. Doğan Türk Birliği 1955 yılında 1. Lig’de oynarken, çoğunluğunu gümrük ve limanda çalışanların oluşturduğu bir takım üyeler, 2. Lig’e kabul edilen Türk Ocağı Limasol’u kurdu.

Rekabetin fitili Güney’de ateşlendi
Ancak, rekabetin fitili, 1959 yılında Ocak takımının,  genelini memur ve polis kesiminin oluşturduğu ve aralarında Doğan’ın da bulunduğu 1. Lig’e çıkmasıyla, ilk defa Güney’de ateşlendi. Ve bu ateş, 1963 yılında futbola ara verilinceye kadar hiç sönmedi. 1968 yılında yeniden yanmaya başlayan rekabet ateşi, 1974 yılından sonra da Kuzey’de yanmaya devam etti. Ve, eskilere kıyasla çok yakıcı olmasa da, halen yanıyor.
21 Şubat Pazar günü, 20 Temmuz Stadı’nda oynanacak olan Doğan-Ocak derbi karşılaşması öncesinde; rekabetin ilk kıvılcımını yakan ve halen yaşamlarını sürdürmekte olan en yaşlı başkanlardan olan Hilmi Rasimoğlu(DTB), Mahmut Oral (DTB) ve Hasan Öztürk (TOL),  rekabetin, geçmişten günümüze kadar taşıdığı mana ve ehemmiyeti ile ilgili Havadis’e konuştu.

Hilmi Rasimoğlu: Bir kısım arkadaş vefat etti
Limasol’da başlayan rekabeti sürdüren arkadaşlarından çoğunun vefat ettiğine ve bunlar arasında, rahmetli Özdemir Entarili (Fustanella) ve halayık Cemaliye’nin bulunduğuna dikkat çeken Doğan Türk Birliği eski başkanı Hilmi Rasimoğlu “Rekabet, taraflardan birisinin ortaya koyduğu sosyal içerikli hamleye, karşı tarafın da başka hamle ile karşılık vermesi ile alevlenirdi. Mesela, Doğan’ın kurduğu ve bayram namazlarından sonra Rum tarafında yürüyüş yapan izci koluna karşın, Ocak tarafı da, deniz izcilerini kurdu” ifadelerini kullandı.

“Forma rengine boyanmış tabut ve eşek dolaştırmak”
“Her iki takımın 1. Lig’e yükselmesi ile rekabet sahaya yansıdı” diyerek sözlerini sürdüren Rasimoğlu, “Varlıklı kişiler rekabeti körüklemek için, oynanan maçlarda ortaya kupa ve çeşitli ödüller koyardı. Prim olarak oyunculara yemek verilirdi. Takımların birisinin galip gelmesi halinde, mağlup takımın renklerine boyanmış tabut taşımak, eşek dolaştırmak ve Gurtunya ağacını, rakip takım oyuncularının kapı önlerine koymak modaydı. Ayrıca Köseoğlu’nun, gol yemeleri için Ocak kalesinin arkasına yollanması, gelenek haline gelmişti “dedi.

“Rekabet havası değişti”
Dışarıda dost olan futbolcuların, sahaya çıktıklarında ezeli rakip olduklarını söyleyen başkan Hilmi Rasimoğlu, “Daha sonra takımlarda, o havayı teneffüs etmiş ve Limasol kökenli kişilerin her geçen gün azalması, rekabet havasını değiştirdi ve bu nedenle de fanatizm öldü” şeklinde konuştu.

“Her türlü netice kabullenilmeli”
Başkan Hilmi Rasimoğlu ayrıca, gönlünden geçenin, karşılaşmanın Doğan’ın galibiyeti ile bitmesi olmasına rağmen, yine de her türlü neticenin hoşgörü ile kabul edilmesini dilediğini vurguladı.
     
Mahmut Oral: Esas rekabet, Türk Ocağı’nın 1. Lig’e çıkması ile başladı
Limasol kökenli iki güzide kulübümüzün, milli mücadelede Kıbrıs Türkü’nün haklı davasını müdafaa eden önemli kuruluşlarımızdan olduğuna dikkat çeken Doğan eski başkanı Mahmut Oral “Bu iki güzide kulübümüz 1952 yılında, Ferruh Haluma önderliğinde ve Doğan Türk Birliği adı altında birleşti. Ancak bir müddet sonra yeniden ayrıldılar. Doğan Türk Birliği 1955 yılında aynı ad altında yoluna devam ederken bir grup üye, Türk Ocağı’nı kurdu. Ve o tarihte Doğan 1. Lig’de oynarken, Türk Ocağı 2. Lig’de mücadele vermeye başladı. Esas rekabet ise, Türk Ocağı’nın 1959 yılında 1. Lig’e çıkması ile başladı” ifadelerini kullandı.

“Tabut taşımalar”
“Rekabet süresince birçok etkinlikler gündeme gelirdi” diyerek sözlerini sürdüren Doğan eski başkanı Mahmut Oral “Bu çerçevede, Doğan’ın galibiyeti ile sonuçlanan karşılaşma sonlarında, Türk Ocağı futbolcularının kapılarına patlayan Gurtunya bitkisi konurdu. Türk Ocağı’nın galibiyeti sonrasında ise, tabut taşımalar, eşeğe ters binmeler ve camilerden sela okutmalar gündeme gelirdi “ dedi.

“Limasol’da amatör zihniyet hakimdi”
Bütün bunlara rağmen hiçbir zaman, her iki takım taraftar ve oyuncuları arasında kin ve düşmanlığın meydana gelmediğini ve birlikte yemeler ve içmelerin devam ettiğini söyleyen eski başkan Mahmut Oral, “Doğan Türk Birliği başkanlığı yaptığım sürece, Ocak eski başkanı rahmetli Dr. Salih Miroğlu benim en iyi arkadaşımdı. O tarihlerde Limasol’da amatör bir hava hakimdi. Kimse maddiyatı düşünmezdi. Hatta sporcular, malzeme paralarını kendileri karşılardı. Formaları için adeta canlarını feda ederlerdi” şeklinde konuştu.
Mahmut Oral ayrıca, hafta sonu oynanacak olan derbi müsabakasının, dost ve kardeşlik havası içerisinde başlayıp, bitmesini ve iyi oynayan takımın kazanmasını dilediğini vurguladı.

Hasan Öztürk:  Ocak taraftarı, genelde liman ve gümrük işçilerinden oluşurdu
1958 yılında Türk Ocağı başkanı olunca, doğal olarak kendisini Doğan-Ocak rekabetinin içinde bulduğuna dikkat çeken Türk Ocağı eski başkanı Hasan Öztürk, “Ocak mensupları genelde liman ve gümrük işçilerinden oluşmasına rağmen, başkanlığa gelmemden sonra; lise arkadaşlarım, meslektaşlarım, eş-dost ve akrabalarımın Ocakçı olması ile ortam kısmen değişti. Bu arada Ocak kulübünü yaşatabilmek için, varlıklı kişilerin desteğinin yanı sıra bizlerde 2’şer şilin verirdik ve bu arada balo tertipleyip, üyelere rozet takardık” ifadelerini kullandı.

“Her şey sahada kalırdı”
“MTG-Dumlupınar ve Yenicami-GAÜ Çetinkaya maçları da derbi. Ancak, Doğan-Ocak maçları, karşılaşmaya gösterilen yoğun ilgi nedeniyle en büyük derbi” diyerek sözlerini sürdüren Ocak eski başkanı Hasan Öztürk, “Bu rekabete rağmen her şey sahada kalırdı ve dostluklarımız devam ederdi. Nitekim, Türk Ocağı’nın, Çetinkaya’yı 3-2 yendiği maçta, Doğan taraftarları Türk Ocağı’nı destekledi. Ayrıca, karşılaşmada toplanan paranın yerli takımlara verilmesi geleneği, Doğan-Ocak karşılaşmalarında toplanan paranın yarı yarıya bölünmesi ile sona erdi” dedi.

“Espriler hoşgörü ile karşılanırdı”
Doğan taraftarlarının bir maç sonrasında Mustafa Mayra’nın evinin önüne sarı-siyah bir tabut koyduklarını ve Ocak’ın, Doğan’ı 4-0 yendiği karşılaşma sonrasında bir hanım taraftarın, eşeği sarı-lacivert renklere boyayarak ve üstüne ters binip, mahallelerde dolaştığını söyleyen Ocak eski başkanı Hasan Öztürk, “Bütün bunlara rağmen her iki taraf da bu esprileri hoşgörü içerisinde karşılayıp, kardeş gibi geçinmeye devam ederlerdi” şeklinde konuştu.

“Maç, berabere bitecek”
Eski başkan Hasan Öztürk ayrıca, Doğan-Ocak karşılaşmasında, Türk Ocağı’nın karşılaşmadan galip ayrılmasını istediğini belirtti. Ancak yaptığı hesaplara ve takımların bugünkü durumları dikkate alındığında, karşılaşmanın berabere biteceğini dile getirdi.