Dünya petrol fiyatları bu hafta yine en düşük seviyelerde seyretmeye devam etti. Petrol ithal eden bir çok ülkelerin lehine olduğu gibi petrol üreten bir çok ülkelerin de aleyhine oluyor tabii ki.
Suudi Arabistan, Rusya, Azerbaycan, Katar, Venezuellave diğer birçok petrol üreticisi ülkelerin, gerek ihracatlarının çok büyük bir kısmını ve bütçe gelirlerinin önemli bir bölümünü, petrol gelirleriteşkil etmektedir. 2012 yılından sonra tedrici olarak ve özellikle geçen yıldan beri devamlı düşen petrol fiyatları dolayısıyla bu ülkelerin büyük bir gelir kaybına uğradıkları, ekonomik ve mali açıdan çıkmaza veya zorluğa girdikleri izlenmektedir.
Bu hafta Suudi Arabistan, Rusya, Katar ve Venezüella dört ülke bir araya gelerek petrol üretiminin, Ocak 2016 seviyesinde dondurulmasıönerisini değerlendirdiler. Toplantı akabinde İran da, OPEC ile örgüt dışı petrol üreticilerinepetrol üretimine tavan getirilmesi görüşünü desteklediğini açıkladı. Irak da aynı şekilde bu uygulamaya taraftar olduğunu duyurdu.
Petrol fiyatlarının daha da düşmesine engel olmak için başlatılan bu görüşmeler sürecinde bu hafta içindebrant petrolün varil fiyatı 33.98$ oldu, ham petrol fiyatları da 30.6$ civarında gerçekleşti. Cuma gün ise brant petrol 33.45$’e biraz iniş gösterdi. 2012 yılında varilbaşı110$’ları aşan fiyatların şimdi 30$’lara düşmesi demek, ilgili üretici ülkeleri nerede ise 4’te 3 gelir kaybına uğrattı ki bu çok büyük bir mali kayıp ve, ekonomilerinde de büyük sarsıntıdır. Ocak ayında petrolde beklenenden ziyade fiyat düşüşü devam etmiş ve bir ayda % 7 düşüş gerçekleşmiştir.
Rusya’nın petrol geliri, ihracatının % 60’ını oluşturuyordu. Petrol ve doğalgaz gelirleri, 2012 yılında 450 milyar$ iken,2015’de 230milyar$’a düştü. Sadece petrol geliri ise 2012’de 220 milyar$ iken 2015’te 69.5milyar$’a düştü. Rusya bu mali krizden çıkmak için şimdi özelleştirmeye hazırlanıyor. Geçen günlerde Rusya cephesinden yapılan açıklamalarda özelleştirmede Hükümetin politikasının, stratejik önemde olankaynaklarının, kuruluşların veya hizmetlerin kontrolünün Hükümette olması kaydıyla özelleştirmeye gidilmesi öngörülüyor. Özelleştirme kapsamına alınacak iki petrol şirketi,Rosneft ve Boshneft’tedevlet hisselerinin azaltılacağı, Sovbonflot nakliyat şirketi ile en büyük elmas maden şirketi Alrosa şirketinde de devlet hisselerinin azaltılacağı, öngörülüyor. Ayrıca Aeroflot Hava şirketi, Rus Demiryolları ve telekomünikasyon hizmetlerinin de özelleştirme kapsamına alınmasının planlandığı, yetkililerce basınaduyurulmuştur.Şimdiki halde bu şirketlerin ve hizmetlerin bazılarının % 100’ü devlette, bazılarının ise % 60 veya %69 oranında devletin elinde bulunuyor.
Rusya’nın şimdi özellikle son dönemde açıktan açığa büyük bir iştahla Suriye’ye bilfiil müdahil olması, tabii ki masraflarını daha da arttırmaktadır. Rusya’nın Ukrayna saldırısından sonra,AB ülkelerince alımı kısıtlanan ihracatı ile ve petrol fiyatlarının düşmesi sonucu,Rus maliyesi veekonomisi pek de iyi bir durumda değildir. Siyasi açıdan ve orta doğudaki yaratacağı savaşın genişleme ve sonuçlarının yaratacağı risklerin ise Rusya ekonomisi için, çıkılması zor durumlara düşüreceğide sürekli değerlendirilmektedir.
Rusya’nın, batı ülkelerinin bölgede son uzlaşı önlemleri konusunda uluslararası camianın yanında yer almasının gereği hususundaki uyarılara pek kulak asmadığı ve bölgede nüfuzunu arttırmak için çizgileri sürekli aştığı ortadadır.Aşırı hırslar, genişleme ve tahakküm kurma emelleri gözleri kör etmiştir, uzlaşmaya engel olmaktadır.
Küresel güç olan ABD ve Rusya’nın orta doğudaki acıların yaşanmasında büyük payları vardır. Dolayısıyla bu acıları durduracak karar ve önlemleri durdurmada da büyük sorumlulukları vardır. Bölge kan gölüne döndürülmüştür, on binlerce insan çoğunluğu çocuklar, masumlarölmekte, denizlerde boğulmuş ve boğulmaktadır. Yıkılmış evler yuvalar, açlık, perişanlık devam ediyor ve bu nüfus sürekli Türkiye’ye kaymağa çalışmaktadır.
Türkiye’nin birkaç yıldır toplu göçler başladığından beri milyonlarca insanı mülteci olarak kabul ederek gönlünü ve vatanını bu çaresiz insanlara açması, ekmeğini bu insanlarla paylaşması maalesef dünyada insanlık namına destek görmediği gibi sınırları da zorlanmakta, ve terör olaylarına daha açık bir hale sokulmak istenmektedir.Ve maalesef maruz kalmaktadır.
Hani hürriyet, demokrasi ve barış gibi değerleri ön planda tutan ülkeler? Hani BM?
Bölgede terör örgütleri çoğaldı daha doğrusu çoğaltıldı. Ve bu terör örgütleri ile işbirliği yapan ve onları halâ masaya oturtmak isteyen BM üyesi güçlü ülkeleri anlamak mümkün değildir. Esasen bu terör örgütlerine silah desteği olmadan bu terörü ve felaketi yıllardır sürdürmeleri mümkün olabilir miydi? vekaynaklarını nerden alıyorlar?
Orta doğuda Bölgepetrol ve yeraltı kaynaklarını elde etmek,bölgede siyasi tahakküm kurmak, nüfuz alanını genişletme uğruna küresel güçler didişmektedir. Ve yarışan küresel güçlerin pozisyonu, dış politikaların iki yüzlülüğü bütün çıplaklığı ile orta doğuda yaşanmakta ve maalesef Türkiye’ye de sıçratılmak istenmektedir.
Geçen akşam Ankara’da yaşanan masum insanlara yönelik acı terör olayı hepimizin yüreklerini dağlamıştır.Akabinde kurulan pusular ve şehitler, her gün devam ettiriliyor. Terörü ve onu besleyenleri Kınıyoruz, lanetliyoruz ve Türk Milletinin başı sağ olsun, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olsun diyoruz. İnsanlık için sınırlarını açan ve mülteci olarak Türkiye’ye kabul edilen milyonların arasına karışan teröristler şimdi ihanetlerini en kötü bir şekilde sivilleri vurarak devam ettirmeye çalışıyorlar. İnşallah galip gelecek akıl sahibi ülkelerin de desteği ile bu felaketler sonlandırılır.
Doğu bölgesinde belli güçler tarafındansınır ötesinde çoğaltılan terör örgütlerinin,belli merkezlerden kontrollü veya kontrolsüz sınır içlerine ve merkeze kadar sızması,yalnız Türkiye içindeğil,tüm bölge ülkeleri ve tüm insanlık için de büyük bir tehdittir. Bu vahşet sadece Türkiye’yi değil tüm dünya ülkelerini de tehdit etmektedir.
Teröre karşı olan ülkeler hakikaten terör örgütlerine karşı ise bunu sadece lafla değilsamimi ve ciddi bir işbirliğine girerek önleyebilirler. Aksi halde terörün bütün dünyaya bu bölgede şımartılan kötü bir örnek olarak, genişleme fırsatını arttırır. Akıl ve mantığın, aşırı hırsların önüne geçmesini dilemekteyiz. Orta doğuda en erken bir zamanda barışın sağlanmasını halâ umut etmek isteriz.
Yazıma petrol fiyatlarıyla başlarken, normal bir seyirde ekonomik kalkınma ve insanların daha müreffeh seviyelere ulaşması açısından çok önemli olan bir çokmaddi hususların,-çirkin politikalarla yaşanmakta olan travmalar ve insanlığı yok sayarak insanlık değerlerinin yerlerde süründürülmesi karşısında-, hiç önemi kalmadığını da hissediyoruz.
Bu esnada BM’in, Küresel güçlerin ve Avrupa ülkeleri ile NATO’nun durmadan yaptıkları toplantılarından barış yolunda bir sonuç çıkması beklenirken, terörün tırmanması umutları ve güveni yıpratmaktadır. İnsanlık için barışın temininde bütün bu ülkelerin ve kuruluşların acilen önlem almalarını beklemek bir insanlık hakkıdır. Haftaya inşallah daha güzel haberlerle daha güzel günlere ulaşmamız dileğiyle.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























