Ülke su meselesine odaklandı ama geçtiğimiz hafta Akdoğan’daki Polatpaşa Lisesi’nde çok önemli bir eylem vardı. TC-KKTC arasındaki anlaşma dolayısı ile adada bulunan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni cinler, periler, hurafeler ile din kültürü ve ahlaklı olmayı öğretiyormuş… Bir de bunlara cinsel içerikli konuşmaları da ekleyerek üstüne tuz biber ekiyormuş. Hal böyle olunca da Akdoğan ve yöre halkı ayaklandı. Ancak anladığım kadarı ile bu öğretmen 2015-16 öğretim yılının ilk döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’na şikayet edilmiş ancak bu şikayet dikkate alınmamış.
Öğretim yılının ikinci dönemi açılır açılmaz eylem yapıldığına göre vatandaşın yaptığı şikayet dikkate alınmadığı gibi öğretmen de okula gelmeye devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu duyarsızlığı ne yazık ki olay patlak verene, eylemler yapılana, kaos ortamı oluşuncaya kadar devam ediyor. Geçmiş uygulamalarda da bu böyle oldu. Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl da Şht. Ertuğrul İlkokulu’nda olaylara müdahalede geç kalınmış, öğretmenler ile veliler karşı karşıya getirilmiş, sorun uzunca bir süre sonra çözülebilmişti. Yine geçtiğimiz aylarda bir ilkokulda öğretmenler ile müdür arasında yaşanan sorun uzun süre ötelenmiş, olay gazete sayfalarına düşünce müdahale edilmişti.
Akdoğan’daki bu olayda da müdahale edilmekte geç kalınmıştır. Zaten olay bu safhaya geldikten sonra bu öğretmenin okulda ders vermesi imkansız hale gelmişti. Yani Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmenin görev yerini değiştirmek için velilerin onu dövmesini mi bekliyordu? Milli Eğitim Bakanlığı adına ortada bir yönetim zafiyeti olduğu aşikar…
******
Gelelim bu ülkedeki din eğitimi meselesine… Birilerinin bilmesi gerekir ki bu ülkede din eğitimi zorlayarak yapılamaz. Bu ülkedeki insanlar din dediğimiz şeyin tanrı ile kul arasında vicdani bir konu olduğunu bilecek kadar olayın farkındadırlar. Bu ülkede doğru dürüst din kültürü ve ahlak bilgisi dersi verilmesine birçok insan destek veriyor. Ama bu işin zorla yapılmasına da karşı çıkılıyor. Bu ülkede hiç kimsenin tahmin etmedi kadar ana dili Türkçe, dini de Müslüman olmayan birçok öğrenci var. Milli Eğitim Bakanlığı 2014-15 öğretim yılı verilerine göre ilk ve orta öğretimde KKTC ve TC dışından gelen öğrencilerin sayısı 2 bin 36. Bu öğrencilerin çok büyük bir kısmı Müslüman değil. Okullarımızdaki bu çocuklara sadece Sunni Müslümanlığı içeren bir din eğitimi verilmesi dünyanın her yerinde insan haklarına aykırıdır. Kaldı ki bu ülkede yüzlerce Alevi çocuk zorunlu din eğitimi kapsamında sunniislam eğitimine tabii tutulmaktadır. Bildiğim kadarı ile zaten bu ülkedeki Alevi dernekleri Milli Eğitim Bakanlığı’na din eğitimi konusunda taleplerini iletmişlerdir.
Bu ülkede böylesi çokkültürlü bir ortam varken ve Kıbrıslı Türklerin de kendilerine has bir din anlayışı ortada iken, zorunlu din eğitimine devam etmek çok da mantıklı gelmiyor. Bu ülkedeki din eğitimi seçmeli olmalıdır. İsteyen gidip din eğitimini alır ve bunu da kimse engelleyemez. İstemeyenin de isteyen kadar hakkı olduğu için o da zorunlu bir şekilde din kültürü ve ahlak bilgisi dersini almaz. Aslında bu konu bu kadar basittir.
Zaten 5. Milli Eğitim Şurası’nda şöyle bir karar alınmıştır: “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, örgün eğitimin hiçbir kademesinde zorunlu olmamalı; bunun yerine seçmeli dersler grubunda yer almalıdır.”
Vicdani bir şey olan din nasıl olur da zorunlu olabilir? Kaldı ki Akdoğan Polatpaşa Lisesi’nde yaşanan bu olay sonrasında bu dersi alan çocukların din dersi ve islam dinine karşı tutumları nasıl olacaktır? Gerçekten bunu merak ediyorum. Çok da olumlu duygular beslemelerini beklemek biraz zaman alacak. Kanımca cinler, periler, hurafeler ile yapılacak bir din eğitimi hiç yapılasın daha iyi…
Bu durum gösteriyor ki bu ülkedeki din eğitiminin nasıl olması gerektiğini doğru bir zemine oturtmak gerekiyor. Her iktidar değiştiğinde din eğitiminin zorunlu mu seçmeli mi olacağını tartışmamalıyız. Bugün okullarımızda bunlar yaşanıyorsa bu konuda yaşanan belirsizliğin de katkısı vardır.
Birilerine hatırlatmakta yarar vardır; Bu ülkenin kültürüne, yaşam tarzına, din anlayışına uymayan bir din eğitimi bu ülkede pek itibar görmez. Benden söylemesi…
































