Bir yılı daha geride bıraktık. Önümüzdeki günlerde 2016 yılına gireceğiz inşallah. Yeni yılın ülkemize, Türkiye’ye ve orta doğu ile dünya barışına açılan güzel bir yıl olmasını dileriz. Bu yıl insanlık dramı yaşanan orta doğuda ve Türkiye’de çıkarılmak istenen bölücü faaliyetlerin ve terör olayları ile hayatını kaybeden yüzlerce vatandaşın geride bıraktıkları kan ve gözyaşının, bölgede yaşanan ve her yönden hepimizi etkileyen acıların son bularak, 2016 yılının barış ve mutluluk getirmesini diliyoruz.
Dünya lider ülkeleri olarak tanımlanan büyük güçlerin, uzun yıllardan beri orta doğuda ve Türkiye’de yarattıkları kanlı eylemlere neden olan menfaat ve güç paylaşımındaki yarattıkları felaketi görmelerini diliyoruz. Yeni harita yaratma hayalleri için bu bölgedeki ülkeleri birbirine düşüren, bir sürü terör örgütünün türemesine ve faaliyetlerine destek vererek felaket getiren insanlık dışı politikaların terkedilmesini diliyoruz. Barışın, sevginin ve mutluluğun yalnız kendi ülke insanlarının değil başkalarının da hakkı olduğunu idrak etmelerini istiyoruz. Dileriz akıl, mantık, bitmeyen menfaatlerin ve hırsların önüne geçsin. Ve 2016 yılı aydınlık geleceklere açılsın.
Kıbrıs’ta Yeni yıla girerken, toplumlararası görüşmeleri yürüten iki Liderin, Sayın Akıncı ve Sayın Anastasiades’in basın önünde halka hitaben birlikte ikili bir şekilde iyi dileklerle yaptıkları yeni yıl görüntülü kutlama mesajı son derece olumlu, medeni ve çok güzel bir davranış olmuştur.
Özellikle de son hafta Rum basınında çıkan haberler ve Rum Yetkililerin verdiği bazı beyanatlar yüzünden Türk tarafında halk arasında yaratılmaya çalışılan tedirginler dolayısıyla, Cumhurbaşkanı Sayın Akıncı’nın bu beyanatlara karşılık yaptığı yerinde ve samimi açıklamalar ve Siyasi partilerle görüşmeler sonucunda verdiği doyurucu bilgilerden sonra halka büyük bir rahatlatma getirdiği görülmektedir. Nitekim gerek siyasi parti temsilcilerinin görüşmeden sonra verdikleri beyanatlardan, yazılı ve görsel basından ve halkın olumlu algılarından anlaşılmaktadır. Esasen şimdiye kadar Cumhurbaşkanlığı tarafından Meclise sürekli bir şekilde intikal ettirilen toplumlararası görüşme zabıtlarından ve görüşme süreciyle ilgili verilen bilgilerden dolayı, bazı siyasi amaçlı menfi görüşler dışında, bir çok Milletvekilinin de önceden bu konuda sırası geldikçe verdikleri olumlu beyanatları söz konusudur.
Cumhurbaşkanı’nın özellikle de gerçekçi ve Türk tarafının haklarını korumada gösterdiği kararlı ve tutarlı tutum ve açıklamaları da kamuoyunun çok takdirini kazanmış ve güvenini, arttırmıştır. Zaman zaman çıkan gerçek dışı haberler dolayısıyla bir çok yorumlara da cevap olmuştur.
2016 Bütçesi, Haftanın önemli gelişmelerinden biri de 2016 KKTC Bütçesinin geçen hafta 4milyar 515 milyon TL Gider ile Meclis genel Kurulunca onaylanması ve yürürlüğe girmesidir. Finansmanı da toplam içinde, Mahalli gelirler % 52.59, FİF dahil Fon gelirleri %14.78, olmak üzere toplam yerel Gelirler % 67.37 olmuş, TC Yardım ve kredileri %24.36, ve geriye kalan Açık için yerel borçlanma % 8.3 olmak üzere karşılanacaktır.
Maliye Bakanı, Bütçe rakamlarını açıklamış ve görüşlerini, amaç ve hedeflerini de söylemiştir. Bu günkü yazımda rakamlara ve 2015 mukayesesi ile finansman yorumlarına girmeyeceğim. Yeni Maliye Bakanı’nın uygulama yöntemlerini görmeden ve görevinde süre geçmeden genel yorumlarda bulunmanın da haksızlık olacağını düşünüyorum. Ancak Bütçenin toplam dolaylı ve dolaysız vergilerle ve Fon’larla beraber Bütçeyi karşılama oranının % 67.3 gibi çok düşük bir pozisyonda öngörüldüğü malûm olmakla beraber, Bakan’ın bu gelirlerin ve özellikle de dolaysız vergilerin yetersizliğine vurgu yaparak gerekli önlemlerin alınacağını beyan etmesi bu yönde olumlu hedef icraatları olacağını göstermektedir.
Bütçe finansmanı bazı yıllarda oldukça yükselmiş, % 80-90’ları bulmuş bazı yıllarda özellikle de banka krizi yıllarında oldukça düşmüştü. Ondan sonra da toparlanmaya başladı ise de dolaylı vergilere ağırlık verilerek gelir artışı sağlanmıştır. Halbuki 2000 yılı banka krizine kadar dolaysız vergiler daha yüksekti. Bilahare dolaylı vergiler, süratle dolaysız vergileri oldukça geçmiştir. Bütçe finansmanı toparlanmaya başladıktan sonra son 10 yıl içinde, bazı yıllarda yerel gelirler Bütçe dışı Fon’lar da Bütçe’ye dahil edilerek yerel gelirlerin oranı bütçenin % 73-75’leri de bulmuştur. Önceleri Fon’lardan borçlanma suretiyle harcama yapılabiliyordu. 2016 Yerel finansman toplamı % 67’de, Mahalli Gelirlerimiz % 52.5 da olarak Meclis’ten geçmiştir. Devlet gelişen ekonomiden payını alamamakta olduğu cihetle de bir çok mükellefiyetlerini yerine getirememektedir. Eğitim ve sağlık hizmetleri gittikçe bozulmaktadır. Hizmetlerde etkinlik ve verimlilik zayıflamıştır. Orta kesim gelirleri ve alım gücü daralmıştır. Hamle yapılması reformların gerçekleştirilmesi ve yapısal sorunların üzerine gidilerek devlet mekanizmasının daha etkin çalıştırılmasına ihtiyaç vardır.
Yeni Maliye Bakanı’nın Bütçe onaylandıktan sonra Maliye politikası ve yapacağı uygulamalarla ilgili açıkladığı hedeflerin, gerçekleştirilmesi halinde, esas sorunların büyük bir kısmı çözülebilir. Örneğin ‘gelirlerde ciddi bir performans gösterilmesinin kaçınılmaz olduğunun, Hükümet programının temel unsurlarından biri olan kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ve ülkede adaletli bir vergi yapısının oluşturulması gereğini’ vurgulaması, ‘dolaylı vergilerden çok dolaysız vergilerin temini gereğini hedef aldıklarını’ açıklaması, ümit verici beyan ve hedeflerdir. Ekonomide ‘% 5 nitelikli bir büyüme’ hedeflerinin de bulunduğunu açıklamıştır. Programın da buna uyarlanması tabiatıyla gerekecektir. Çünkü açıklanan 2016-18 Programında, 2014 ve 2015 yılı büyümesinden ve % 5 hedefinden, gelecek 3 yıl için daha düşük hedefler öngörülmektedir ki bu program da Hükümetlerin programıdır.(ort. % 3.5)
Bir de yatırımlar Bütçede, projelendirilmiş olarak öngörülmemiş, Yatırımlar için gerek yerel gelirlerle olsun gerekse TC yardımı ile yatırımlar olsun, yekün global rakam olarak öngörülmüş ve bütçeye projelendirilerek konmamıştır. Bu önemli bir eksikliktir. TC yardımlarıyla 350 milyon TL civarındaki yatırımlar ve 137 milyon TL iç kaynaklı yatırımlar (toplam 487milyon TL) toplam rakamlar halinde ve Yedek Ödenekler olarak öngörülmüştür. Tabii ki bu Maliye’nin değil tüm bakanlıkların özellikle yatırımcı Bakanlıkların görevidir. 487 milyon TL Yatırım ödeneği içinde toplam 225 milyonTL, devam eden projeler ve hizmet binaları olarak tek kalem yer almıştır. Hangi projeler belirlenmedi. Bunun gerekliliği tabii ki tartışılamaz. Diğer birkaç büyük ödenek Reform destekleme 60 milyon TL ile Tarım doğrudan gelir desteği için 115 milyonTL yer alıyor. Geriye kalan 87 milyon TL’nin de yedek ödenek ve tek rakam ödenekler olarak öngörülen yatırım ödeneklerinin, sanırım hangi hizmetlere tahsis edilip harcanacağı daha sonra belirlenip açıklanacaktır.?
Son yıllarda TC yardımı geldiği veya tahsis edildiği halde yılı içinde ilgili Bakanlıklarca proje hazırlanmadığı cihetle paranın iptal olduğu veya başka amaçlara yönlendirildiği haber ve açıklamaları çok olmuştur. İnanmak zor ancak bu doğru ise, teknik ve idari mekanizmada önemli bir boşluk söz konusudur ve ülke ekonomisi ile insanı, gerekli yatırımlardan mahrum edilmiş olmaktadır.
Yeni yılda güzel haberlere ve icraatlara halkın çok ihtiyacı vardır. En çok milletvekiline sahip yeni Koalisyon Hükümetinin hedef programını uygulamada büyük bir şansı var ve karşılıklı işbirliği ile bu şansı kullanarak, bir çok icraatı başarması mümkündür. Bu vesile ile Yeni yılın refah ve barış yılı olmasını dileriz.
































