Anayasa değişikliği bu günlerde en çok konuşulan ve referanduma götürülecek önemli bir konu. Toplumumuzda kimi kesimler bu değişikliği uygun görürken aynı şekilde kimileri de bunun, -söylenenlerin özeti olarak-, makyaj niteliğinde olduğu ileri sürülmekte, yeterli olmadığından veya ret oyu kullanacaklarından bahsetmektedirler.
Tabii ki 1985 yılından beri 30 yıla yakın bir zamandan sonra, Anayasa değişikliklerinin yapılacağı, bir süreden beri çeşitli vesilelerle toplumun gündemin getirilmiştir. Hatta seçimlerden önce seçimlerin ertelenmesi için bazı siyasi partiler gerekçe olarak, kurulacak geçici seçim dönemi Hükümetinin gerekli süresi olursa siyasal partiler, seçim yasası ve Anayasa değişikliklerinin bu sürede geçirilmesi de mümkün olacaktı.
Seçimlerden sonra da siyasal partilerin çoğunluğu ayrı ayrı halkın beklentilerini körükledi. Madde bazında olmasa da Anayasa değişikliklerinin yapılması konusunda oldukça uzun bir süreyi kapsayan mesai harcanarak sürekli konu gündemde canlı tutulduğu cihetle, yapılacak değişiklikle ilgili kapsam ve içerik açısından halkın beklentilerini daha da arttırdı.
Bu çeşitli beyanatlar sonucu, Toplumumuzda her kesimin kendi arzu ve düşünceleri doğrultusunda, özellikle demokratik haklar, siyasi ve idari alanlarda alınacak reform nitelikli değişikliklerle kamu yönetiminin ve siyasi rant peşinde koşan kurum ve yöneticilerin daha düzgün bir sistemde frenleneceği ve halkın arzusu ve adeta susadığı şeffaflık, doğruluk, ve halka hizmette etkinlik, verimlilik, sonuç alma, yolsuzlukların önlenmesi, gibi daha bir çok konuda sayabileceğimiz, insanlarımızın içlerinde yaşattığı bir reform arzusu yarattı.
Dolayısıyla oylamadan sonra, sonuçla ilgili basında, internette ve televizyonlarda yayınlanan değişiklikler bu defa okuyanların ve dinleyenlerin kendi beklentilerini karşılayamadığı oranda, çeşitli yorumlar ve görüşler yansıtılmaktadır.
Şimdi, gerekli çoğunluğun sağlanması için 4 siyasi partinin birlikte oy kullandığını göz önüne alırsak, farklı siyasi partilerin tabii ki konulara bakış açıları çok farklıdır. Dolayısıyla iş ciddiye girince tüm partilerin isteklerini karşılamak için daha önce telaffuz edilen birçok konu gündeme girememiştir. Özellikle siyasilerle ve siyasal partiler ve seçim yasalarını düzenleyecek hükümlerin girmemesi, yerel yönetimlerde yolsuzluk halinde kısıtlama konmadan düzenleme yapılması beklendiği cihetle, genelde herkeste çok tenkide uğradı. Esasen bu Anayasa değişikliğine de sahip çıkan ve gerek yazılı gerekse görsel basın organlarında savunan ilgili komitede CTP milletvekilleri üye Tufan Erhürman ile Komite Başkanı Asım Akansoy oldu. TV programlarında devamlı aydınlatma yapmaları ve buna karşı diğer partilerden yetkili temsilcilerin yeterince aydınlatma programlarına pek katılmaması da, oybirliğinin sağlanması için birçok konunun geriye itilmek durumunda kalındığı intibaını vermektedir. Diğer partiler olumlu oy kullandıkları halde hiçbir milletvekilinin çıkıp savunduğunu da şahsen görmedim, çıkıldı ise de yeteri derecede ses vermedi.
Anayasa değişikliğini ben de madde madde eskisi ile karşılaştırarak kendime göre değerlendirdim ve olumlu olarak çocuk haklarının girmesi, insan onuru müessesinin hukukumuza yerleşmesi, insan ve organ ticaretinin engellenmesi, mahkemelerle ilgili Yüksek Mahkeme üye sayılarının artırılması ve işleyişin rahatlatılması, siyasilerin ve eş ve velayetlerindeki çocuklarının meclise mal beyanında bulunma zorunluluğunun getirilmesi, çevre ve idari konularda kişilerin de dava açma haklarının tanınması, gibi maddeler çok olumludur. Diğer bazı maddelerdeki eklemelerde yasaya girecek birçok hususlar, Anayasa maddesi olarak yazılsa da, iktidar değişikliğinde yasaların değiştirilmesinin özellikle KKTC’de kolay olması gerekçesiyle, Meclis’in önem verdiği konuların pekiştirilmek istenmesi, bizim gibi ülkelerde zarar değil yarar sağlar.
Dolayısıyla beklentilerin tümünü karşılamasa da sonuca getirilebilen değişikliklere başlangıç olarak, olumlu bakmak gerektiği görüşündeyim.
Dileğimiz, günümüze göre daha demokratik hakları içeren ve şeffaf ve adil bir yönetim yaratacak esasları içeren yeni değişikliklerin, gelecekte tüm siyasi partilerin, olaylara siyasi ve şahsi amaçlı bakmadan, ülkenin her alanda kurumsallaşmasını sağlayacak ve güçlendirecek hükümler üzerinde, gerekli çoğunlukla mutabakat sağlamaları ve gerçekleştirilebilmeleridir.
Gelinen aşamada, Anayasa değişiklik referandumuna “evet” denmesi, önümüze gelebilen iyileştirici hükümlerin yürürlüğe girmesine yol açacaktır.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























