Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Faiz artışı sonunda gerçekleşti

Son yazdığım yazıda, TC Merkez Bankası’nın ek parasal sıkılaştırma uygulaması gerekli gördüğü günlerde, (istisnai gün) bankalararası piyasadaki faizlerin %7.75 yerine %9 seviyelerinde oluşmasını kararlaştırdığını, bunun da bir örtülü faiz artırımı olduğunu söylemiş ve açık faiz artırımı olmadan bu tür hamlelerin pek de etkili sonuçlar alamayacağını vurgulamıştım. Nitekim, gerek örtülü faiz artırımı gerekse de piyasaya doğrudan döviz satışları kurların yükselişini durduramadı.

Bütün bunların üzerine, TC Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, geçtiğimiz salı gecesi yaptığı olağanüstü toplantı ile 1 hafta vadeli repo faizini %4.5’den %10’a Merkez Bankası borçlanma faizini %3.5’den %8’e ve marjinal fonlama oranını da %7.75’den %12’ye çıkardı. Aslında, bu yüksek faiz artış oranları beklenmiyordu. Belki de, dövizin çıkışının başladığı zamanlarda faiz artışı yapılsa, bu kadar yüksek oranlarda olmayacaktı. Umarım, bu faiz artışı, kurlardaki yükselmeyi durdurur ve gerilemeler başlar.
Bu faiz artışlarından sonra, ilk gün piyasalarda dövizde önemli düşüşler olmasına rağmen, gerek FED’in tahvil alımlarını 10 milyar USD daha azaltacağını açıklaması gerekse de siyaset cephesinden gelen bazı açıklamalarla, döviz tekrar yükselişe geçti. Piyasaları huzursuz eden açıklamalardan kaçınmak gerekiyor. Kurların, şu sıralar bir dengeye oturduğu görülüyor. Belli bir süre, bu düzeylerde gideceği bekleniyor. Dövizde, büyük oranlarda gerilemenin, ülkedeki siyasi istikrar ve hukuk sisteminde tartışmaların bitmesiyle, zaman içinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Faiz artışı ile Merkez Bankası geç de olsa gereken adımı atmıştır.
Şimdi de, madalyonun öbür yüzüne bakmak istiyorum. Faiz artışı, döviz kurlarını aşağıya çekmek için kullanılan etkili bir silah. Ancak, bu faiz artışının ekonomiye getireceği bazı yüklerde olacağı aşikardır. Döviz kuru artışının ekonomiye yükler getirdiğini biliyoruz. Buna şimdi de faiz yükü de eklenecek. Üretimde ve ithalatta her iki yük de maliyetleri artıracaktır.
Üreticilerin, ithalatçıların ve hane halklarının bankalara olan TL kredi borçlarının faizleri de artacaktır. Devletin, TL ile olan borçlarının rakamları yükselecektir. Tüketiciler de, üretici ve ithalatçıların, faiz maliyetlerini ürünlere yansıtılmasıyla, pahalılık olarak bundan etkileneceklerdir. Enflasyon artışı da, devletin bütçesini olumsuz etkileyecek, kamu çalışanlarına bu hayat pahalılığı oranının yansıtılmasıyla, devlet bütçesindeki açık oranı da büyüyecektir. Bu süreçte, asgari ücrete gelebilecek artışla da, hem devletin, hem de reel sektörün maliyetleri de artacaktır.
Faiz artışının tek avantajlı kesimi ise mevduatlarını TL de değerlendiren kitleler olacaktır. Bu da ancak gerçekleşecek enflasyon oranından daha yüksek faiz getirisi elde edebilirlerse olacaktır. Burada önemli olacak husus, reel (enflasyondan arındırılmış) getiri olacaktır.
Sonuç olarak, konuyu değerlendirdiğimizde, piyasalarda dengeler oluşana kadar, ekonomide, yatırımlarda ve tüketimde gerilemeler görülecek ve hane halklarının satın alma güçlerinde azalmalar yaşanacaktır.
Vatandaşın geçim düzeyini yükseltmek ve satın alma gücünü artırmak için, Devletin de bazı adımlar atması gerekmektedir. Hükümetin geçen günlerde açıkladığı tedbirleri olumlu buldum. Buna benzer tedbirlerin alınmaya devam etmesi gerekmektedir. Özellikle, gıda ve temel tüketim maddelerinde, bütçe imkanları çerçevesinde ve belirli bir süre için, gümrük, fon, KDV vb. vergilerde indirime gidilmesi, vatandaşların enflasyon altında ezilmesini kısmen önleyecek ve satın alma güçlerinin düşmesini engelleyecektir.
Reel sektör ve esnafa da, bu sıkıntılı dönemde, düşük faizli, uzun vadeli kredi imkanlarının artırılması fayda sağlayacaktır. Döviz borçlarının, bankalarla uzlaşı içinde yeniden yapılandırılma imkanı bulması, kredilerin geri ödeme kabiliyetini artıracaktır.

Maliye politikası çerçevesinde de, kamu tasarruflarına, azami şekilde devam edilmesi ve kamu harcamalarında disiplin içinde gidilmesi,bu dönemde, çok önemli bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır.