Küçümsenecek bir konu değildir gıda güvenliği…
Peki bizde durum nedir?
Bu satırları okuyan, kim, hangimiz gıda güvenliği noktasında rahatız.
Tam, “Hah şöyle oldu” dediğimiz anda, bir yerden bir felaket fışkırıyor…
Binlerce kasa Tuzot girdi adaya, hem de sahte…
Gümrüğün mührünü kırdılar… Zehirli cennet hurmasını indirdiler, yerine çürüğü koydular.
O kırık mühürle, gümrüğe gitme cesaretini gösterdiler…
Gümrük mevzuatımıza ve onu denetleyenlere mi güveneceğiz?

“Gıda denetimi” üzerinde kavga büyük
Farkında değil kimse ama…
Uzun yıllardır “Tarım Bakanlığı” ile “Sağlık Bakanlığı” arasında “gıdayı kim denetleyecek” kavgası vardır.
Açın Ertuğrul Hasipoğlu’na sorun…
Anlatsın…
Ne kavgalar verdi gıda denetimi Sağlık Bakanlığı’nda kalsın diye…
Ahmet Kaşif de öyle…
Hüseyin Celal’e de Allah uzun ömür versin… Ne kavgalar verdi…
Sağlık Bakanlığı, “gıda güvenliği” konusunda, “gıcık” bir sistem oluşturdu.
İş dünyası sevmese de…
“Bir etikete” takılarak, trilyonluk malı gümrükte bekletebiliyorlar.
Tarım Bakanlığı’nın bu denetimi yapabileceği noktasında kuşkular var…
“Gıda” ve Tarım Bakanlığı
CTP- DP hükümeti oluşturulurken, hiçbir hükümet döneminde “olamayan” bir şey oldu.
Denetimi “Sağlık Bakanlığı”nda olmasına rağmen, “ismi” Tarım Bakanlığı’na verildi.
Tarım Bakanlığı, “Gıda” ismi ile birlikte anılır oldu.
Haliyle, Tarım Bakanlığı, bu yetkiyi kullanma talebinde…
Sağlık Bakanlığı’ndan talep edilen de bu…
“Her türlü gıda denetimi konusunda yetkili bakanlık Gıda ve Tarım Bakanlığı’dır…”
Peki Gıda Mühendisleri bu işe nasıl bakıyor…
Tepki sert oldu
Gıda Mühendisleri Odası, çok sert bir tepki verdi.
Havadis Gazetesi’nde dün okudunuz.
Öyle bir tepki oldu ki, kafalarda şu soru işaretleri de oluştu:
“Bu işin arkasında rant çeteleri var mı?”
Neden bu noktaya geldim?
Bakınız, Gıda Mühendisleri tepki verirken, nelere vurgu yaptılar:
1) Gıda üretimlerinin ve gıda denetimlerinin Gıda Mühendisleri eliyle yapılması bir zorunluluktur.
2) Gıda güvenliği, yıllarca kendi kontrolleri altında olan gıdalarda (et, süt, sebze, meyve ) halk sağlığı adına kalıcı çözüm üretemeyen meslek gruplarına mı teslim edilecek? Yaş meyve sebzede hiç bitmeyen pestisit kalıntıları, et ürünlerinde nitrit-nitrat kalıntıları ve yem ile sütlerde aflatoksin sorunlarına, süt ürünlerinde mikrobiyal üremelere çözüm getiremeyen kuruma bebek mamaları mı teslim edilecek?
3) Petrole, tüp gaza, elektriğe, kuraklığa, suni tohumlamaya, doğrudan gelir desteğine bakan bakanlık, bebek mamasına, gıda takviyelerine, enerji içeceklerine, çikolataya, meyve suyuna da “ben bakacağım” diyor. Bu işin arkasında neler var?
4) Gıda tüketildiği zaman direkt insan sağlığını etkileyen bir madde olduğuna göre bu gıdaların Sağlık Bakanlığı’ndan alınıp Tarım Bakanlığı’na verilme girişimlerinin arkasındaki hesap nedir?
5) Bugüne kadar gösterdiği performansa bakıldığında; üreticiyi korumayı kendine görev edinen ancak halk sağlığını korumayı ilke edinmeyen Tarım Bakanlığı toplum sağlığına ne derece fayda sağlayacaktır?
Dört ve beşinci sorulara dikkat…
Tarım Bakanlığı’nın cevap vermesi gereken soru da bu noktadadır…
Gıda Mühendisleri’nin bu çıkışı, yeni bir tartışmanın habercisidir.
Yıllardır, hiçbir siyasi erkin cesaret edemediği adım, bu hükümet döneminde atılıyor…
Gıda güvenliğini, yani halk sağlığını sağlamak Tarım Bakanlığı’nın işi mi, Sağlık Bakanlığı’nın işi mi?
Endişeliyim…
***
Tatlısu kilitlendi… Hepsi kilitlendi…
Tatlısı Belediyesi’nde kilitlenen 2014 bütçesi, Bakanlar Kurulu’na kadar yansıdı.
Nasıl mı?
Tatlısu Belediyesi’nde 6 meclis üyesi var.
DP adına Mahmut Çelik, Bayram İnce ve Muzaffer Aydın…
Hacı Çelik ve Mevlüt Uyanır UBP adına, Fikriye Yaman da CTP adına Tatlısu Belediye Meclisi’nde yer alıyor.
Meclis, adeta “karpuz” gibi ortadan bölündü.
UBP ve CTP’li üç üye toplantılara katılmıyor. Katılmadığı için de 3 meclis üyesi ile oturumun açılması olası değil.
UBP ve CTP’li, üyeler birlikte hareket ediyor.
Başkanın yöntemine yönelik eleştiriler var.
Belediyeye ait 2014 bütçesi en kritik karar. Bütçe geçmediği için de adım atılamıyor.
Tam anlamıyla kilitlenme var.
Hayri Orçan, konuyu Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş’a taşıdı.
Serdar Denktaş da Bakanlar Kurulu’na…
“Tatlısu Belediyesi’nin bütçesi geçmezse, hiçbir belediyenin bütçesini onaylamayacağız…”
19 belediyenin hazır olan bütçesi onay beklerken…
UBP ve CTP’li Meclis üyeleri Tatlısu Belediyesi’ni kilitledi, DP’li bakanlar da tümünü…
CTP’li milletvekilleri ve bakanlar, şimdi durmaksızın Tatlısu’daki partilileri arıyor…
“Krizi bitirin” diyerek…
Kriz biter mi?
Şimdilik zor görünüyor.
***
Alayköy’de Güler ismi öne çıkıyor
Alayköy’de CTP’nin adayı Hulusi Manisoy… Bu konuda bir tartışma yok…
UBP ise, iki isim üzerinde duruyor.
Ferhan Karaderi ve Mustafa Ulaş…
Karaderi, geniş bir ailenin, genç elemanı…
Daha iyi tanımak gerekirse, babası Kıb-Tek’in eski Yönetim Kurulu Başkanı Asım Karaderi…
Karaderi adaylıkta kararlı.
Bir diğer isim de Mustafa Ulaş… Yıllardır UBP’li… Bir dönem Devlet Tiyatroları Müdürüydü…
Halkın Adalet Konseyi’nin de sözcüsü…
Bir isim daha var… Ali Güler…
Hatta “DP- UBP ortak adayı” olarak Ali Güler ismi öne çıkıyor.
Ortak aday çıkarsa, Ali Güler yarışta şanslı… Gençlik desteği de önemli…
UBP’de Karadayı ve Ulaş aday adayı… Güler de adaylık için nabız yokluyor…
































