Kıbrıs sorununu çözmeye dönük devam etmekte olan müzakere sürecinde liderlerin hedefi 2016 yılı içerisinde kapsamlı bir çözüme ulaşmak.
Gelinen aşamada Kıbrıs meselesini yakından izleyen çevrelere göre bu hedef gerçekçi bir hedef.
Yani eğer büyük bir aksilik olmazsa Kıbrıs meselesi 2016 yılı içinde tarihe mal olabilir.
Aslında işler beklendiği hızda ilerlemiş olsaydı Güney Kıbrıs’ta yapılacak seçimlerden önce bir çözüme ulaşılabilirdi.
Ama olmadı.
Özellikle Rum tarafı kendisinden beklenen performansı sergileyemedi.
Tutuk davrandı…
Şimdi gözler Güney Kıbrıs’ta yapılacak seçimlerin sonrasına çevrildi.
Seçimlere kadar geçecek zaman içerisinde taraflar müzakere masasında yakınlaşmalar sağladıkları ‘Yönetim ve Güç Paylaşımı’, ‘Ekonomi’, ‘AB’ ve ‘Mülkiyet’ konularında her şeyi halletmeye yoğunlaşacaklar.
Bu arada ‘Toprak’ ve ‘Güvenlik-Garantiler’ başlıkları ile ilgili de bir birlerini yoklayacaklar.
Yani nabız tutacaklar.
Seçimlere kadar geçecek dönem içerisinde her iki tarafta da “biz artık bu işi bitirebiliriz” inancı oluşacak olursa seçimin hemen ardından bu işi bitirmek üzere taraflar yola koyulacaklar.
‘Güvenlik ve Garantiler’ konusunun halledilebilmesi için Garantörler de masaya dahil olacak.
Böylece ‘EndGame’e geçilecek.
Ortaya eş zamanlı olarak referanduma sunulmak üzere kapsamlı bir çözüm planı çıkarılmasına odaklanılacak.
Gelinen aşamada en büyük tehlike Güney Kıbrıs’ta yapılacak seçimler.
Ve bu seçimler nedeniyle Güney Kıbrıs’ta başlayan kıran kırana seçim kampanyası…
Keşke Rum Liderliği ve siyasileri ikna edilmiş ve seçimler biraz ötelenmiş olsaydı.
Ama olmadı. Olmayınca da Rum tarafında Rum Lider NikosAnastasiades dahil herkes seçimlere yoğunlaştı.
Son dönemlerde Rum Lider Anasatasiades’in Kıbrıs konusuna ilişkin yaptığı açıklamalar da seçim kampanyasının bir parçası.
Anastasiades sırf seçmene mesaj verecek diye müzakere masasını tehlikeye sokacak açıklamalar yaptı.
Resmen yangın çıkardı.
Geride bırakılan liderler görüşmesinde çıkan yangının fazla yayılmadan söndürülmesi için gerekli mesajlar karşılıklı bir şekilde verildi.
Böylece masanın zarar görmemesi için adım atılmış oldu.
Ama bu, bundan sonra seçimlere kadar geçecek dönem içerisinde benzer krizler yaşanmayacağı anlamına gelmiyor.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, benzer krizler yaşanmaması konusunda çok hassas.
Dileyelim ayni hassasiyeti Rum Liderliği de göstersin.
Ve seçim süreci müzakere masasını yıkmadan tamamlansın.
Öte yandan da müzakere sürecinde taraflar daha fazla yakınlaşmalar sağlasınlar.
Öyle olursa Haziran’da çözüm beklentisi gerçekleşir.
Bunu bir kenara böyle not edelim…

Önceki Haber
Sonraki Haber

























