Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere süreci kritik bir dönemeçten geçiyor.
Son günlerde Rum Lider Anastasiades’in yaptığı açıklamalar süreci sınayan açıklamalar oldu.
Rum Lider açıklamalarında müzakere süreci ile ilgili belli konularda kendi anlayışını ortaya koyarken, bunu Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı da dahil eden bir tarzda yapıyor.
Ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da bunlara yanıt vermek zorunda kalıyor.
Böylece müzakere masasında çözüm bekleyen konular basın üzerinden tartışılma noktasına geliyor.
Bunlar sürecin geleceği açısından sağlıklı gelişmeler değildir.
Eğer bu şekilde devam edilecek olursa işler daha da kötüye gidebilir.
Bu nedenle sürecin geleceği için ilgili tüm taraflar daha sorumlu hareket etmek durumundadır.
Şimdi gelin buraya nasıl gelindi bir anımsayalım:
Müzakerelerde en zor konular olarak nitelendirilen Toprak ve Güvenlik ile Garantiler meseleleri Güney Kıbrıs’taki seçimlerden sonraya bırakıldı.
Bu arada seçimler bitene kadar geçecek dönemde ise, bugüne kadar ele alınmış olan diğer dört konu başlığı altında üzerinde hala uzlaşılamamış ne varsa bunların ele alınması ve bunlarda da yakınlaşma sağlanması için eksersizler yapılması konusunda bir anlayış birlikteliği sağlandı.
İşte işler bu aşamadayken Rum Lider Anastasiades’in tetiklediği tartışmalar doğru olmadı.
Sonuç itibarıyla taraflar masada tüm konularda uzlaşma sağlanmadan hiçbir konuda uzlaşma sağlanmadığı anlayışı ile müzakereleri sürdürmektedirler.
Müzakerelerde bugüne kadar detaylı bir şekilde ele alınmış olan dört başlık altında tüm konularda da yüzde yüz mutabakat sağlanmadığı süreci yakından izleyen herkes tarafından bilinmektedir.
Öte yandan geride kalan diğer müzakere süreçleri de dikkate alındığında Akıncı-Anastasiades liderliğinde devam etmekte olan görüşmelerde önemli ilerlemeler sağlandığı da ilgili tüm taraflarca teslim edilmektedir.
İşin özeti, masada her şey dört dörtlük olmamakla birlikte işler fena da gitmiyordu.
Bu durumda bir anda ilişkileri gerecek ve masayı riske sokacak bir kavganın fitilini ateşlemek akılcı ve doğru bir yaklaşım şekli değildir.
Meseleler müzakere masasında konuşularak, karşılıklı saygı ve anlayış temelinde ele alınarak çözüme kavuşturulabilir.
Medya üzerinden tartışılarak Kıbrıs meselesi çözümlenemez.
Bu nedenle de herkese görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Kıbrıs meselesi için fırsat penceresi hala açıktır.
Ama bu pencerenin hep böyle açık kalacağı yanılgısına da kimse düşmemelidir.
Gelinen aşamada her iki tarafın da kabul edebileceği, kalıcı ve yaşayabilir çözüm bölge ve dünya barışı açısından önem taşımaktadır.
Bunun gerçekleştirilebilmesinin kolay olmadığı da bir gerçektir.
Ortaya kapsamlı bir çözüm planı çıkabilmesi için liderler ve ekiplerinin daha yapacak çok işleri vardır.
Durum böyle iken gereksiz açıklamaların sürece bir faydası olmaz.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























