Sürece bakınca, ister istemez şunu düşünüyorum:
“UBP bunlara neden katlanıyor?”
Zira…
Parlamento içerisinde başka alternatifler de varken…
UBP hükümete “iş yapmak” için girdi.
Hani, nerde iş?
CTP içi kavgalar, kararsılıklar, hükümetin önünde…
Üstelik, CTP içi kavgalar, tartışmalar, kararsızlıklar UBP’yi de içine çekmiş durumda…
CTP’ye mesaj net…
UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, önceki akşam…
Yani, CTP PM’nin hemen ardından bir mesaj yayınladı…
Dedi ki:
“Sn Talat: kararı Hükümet verecek” dedi. Hükümet kararını zaten vermişti.r Bakanlar Kurulu’nun kabul ettiği metin ivedilikle aynen imzalanmalıdır”
Anladınız mı?
Hükümet anlaştı diyor…
Hükümet karar verdi diyor…
UBP’nin bu konudaki mesajı var…
Alternatif masada
UBP için tek alternatif CTP değil.
Bu da konuşuldu hafta sonunda…
Eğer…
CTP PM tartışmaları içerisinde devam edecekse…
UBP’nin geldiği nokta şu:
“DP ile erken seçim hükümeti kurarız. Buna bir süre koyarız. Bu sürede, 2016- 2018 protoklü olur. Kablo olur. Bu sürede, su konusu aşılır, icrtaatlar yapılarak seçime gidilir…”
CTP elbette hükümette kalma zorunda değildir.
“Bu su konusuna CTP imza atmaz, sokağa çıkar, mücadele ederf” demek de bir tercihtir…
CTP bunu yapabilir.
Tercih CTP’nin…
***
CTP’nin tarihsel sorumluluğu
Eğer Gönyeli Belediye Başkanı Ahmet Benli, ta baştan kendisini ortaya atmasaydı…
CTP PM öneriler geliştirmeseydi…
Bugün olunan noktadan çok daha geri olunacaktı.
Düşünsenize daha önceki UBP dönemlerini…
3- 5 memur Türkiye’de bir araya gelecek…
Yol haritası çizecek…
Uygulamaya geçecekti.
Sokakta 5- 10 gün eylem yapılacak, toplumun bu tartışma umurunda dahi olmayacaktı.
Hoş şimdi kimin umurunda?
Bu direnç sayesinde gelinen aşama ortada.
“Teslimiyet belgesi” diyenler, bugün farklı şeyler tartışıyor.
CTP’nin tarihi bir görevi vardır.
Bu süreçte CTP, “ihale sonuna kadar” süreçte etkin olmalıdır.
Aksi örnekleri çoktur, Ercan oradadır…
Hoş, CTP mazisinde de benzer felaketler vardır ancak yeni bir felakete tahammülümüz yoktur.
Sistem basittir…
“Su evimize, tarlamıza akacak, bir de fahiş olmamak kaydı ile ödeyip suyumuzu alacağız…”
***
Tartışılan “su” değil ki?
Ancak…
CTP’de tarışılan su, suyun işletmesi değil ki…
Bir çocuk bile, tartışmaların içeriğine, kişisel sözlere, graza, gıybete bakınca…
Tartışılanın su değil, “kişilerin ikbal düşünceleri” olduğunu görüyorsunuz…
Ortada bir fikir tartışması da yoktur…
Su falan da tartışılmıyor.
Ya AK Parti’ye olan güvensizlik var tartışmalarda…
Ya da CTP içerisindeki hesaplaşma…
“Su tartışması” bu tartışmalar karşısında o kadar cılız ve sessiz ki…”
Bunu anlamamak için “saf” olmak gerekiyor…
































