Türkiye’de 7 Haziran seçimlerinde halk siyasi partilerin her birine farklı farklı mesajlar verdi.
7 Haziran’dan 1 Kasım’a kadar geçen dönemde halkın verdiği mesajları doğru algılayıp gereğini yapan AK Parti seçimleri kazandı.
‘İlk günkü aşkla’ dedi fabrika ayarlarına döndüğü mesajını halka verdi.
Ali Babacan, Beşir Atalay, Mehdi Eker, Mehmet Şimşek ve Binali Yıldırım gibi kamuoyunda karşılık bulan önemli isimleri listesine yeniden koydu.
‘Tek başına iş başına’ ve ‘istikrar’ diyerek halka iş yapmaya ve istikrar sağlamaya aday olduğunu söyledi.
Başkanlık tartışmasını unutturdu. Yolsuzluk iddiasına adı karışan bakanları gündemden düşürmeyi başardı.
7 Haziran’daki aday listelerini gözden geçirdi. Özellikle güneydoğuda bölgede taban bulacak etkin isimleri listesine koydu.
Terörün üzerine kayıtsız şartsız gideceği mesajını halka verdi.
Bu arada dış ilişkilerini de gözden geçirdi.
ABD ile var olan sıkıntıları aşmak için adım attı, İncirlik Üssünü IŞİD operasyonlarına açtı.
Bir insanlık dramı olan mülteci krizi Türkiye ve AB’nin bir birine karşılıklı bağımlı oldukları gerçeğini ortaya koydu.
Ve mülteci krizi Türkiye ve AB’nin bozulan ilişkilerini düzeltmeleri için bir fırsat olarak ortaya çıktı. Türkiye yeniden yüzünü AB’ye çevirirken, yeni fasılların müzakereye açılması ve bununla birlikte Türkiye’nin mülteci krizini AB’nin başını ağrıtmadan çözmesi konusunda uzlaşma sağlandı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel’in seçim öncesi Türkiye ziyareti ve verdiği fotoğraflar AK Parti’nin hanesine olumlu olarak yansıdı.
Özetle AK Parti halktan gelen mesajları doğru okuyarak kendisini toparlayacak şekilde adımlar attı.
Ancak CHP, MHP ve HDP bunu yapamadı. Türkiye’de 7 Haziran sonrası değişen koşulları, beklentileri ve gelişmeleri doğru okuyamadı.
Bu üç parti 8 Haziran sabahı AK Parti’ye karşı yakaladıkları avantajlı konumu kullanamadılar.
Ortak hareket edemeyeceklerini ve birlikte bir şey başaramayacaklarını halka gösterdiler.
Özellikle Devlet Bahçeli başkanlığındaki MHP’nin 7 Haziran gecesinden itibaren takındığı olumsuz tavır, AK Parti’nin elini her geçen gün biraz daha güçlendirdi.
HDP’nin terörle arasına net bir çizgi koyamaması, CHP’nin yaşanan gelişmeler karşısında kendisini ve söylemlerini yenileyememesi 1 Kasım akşamki sonucu ortaya çıkardı.
Öte yandan Suruç ve Ankara’daki patlama sonrası yüzü aşkın masum insanın ölmesi, Güneydoğu’da yeniden ortaya çıkan terör ile çatışmalar sokağı fazlası ile tedirgin etti.
Yaşanan gelişmeler karşısında vatandaş, AK Parti ile geride kalan 13 yılın rahat ve huzur ortamını bozmanın kendisine olumsuz yansıyacağına inandı ve macera aramak yerine bildiği, daha önce denediği adrese yöneldi.
Sonuçta her şey AK Parti’nin lehine çalıştı.
Gelinen aşamada Türkiye’de önümüzdeki dört yıl için tek başına güçlü bir AK Parti iktidarı olacak.
Önceki gün parti sözcüsü Ömer Çelik’in yaptığı açıklamalara bakılırsa AK Parti seçim kampanyası döneminde olduğu gibi seçim sonrasında da daha önce yaptığı hataları yapmayacak.
Yeni dönemde AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’de giderek derinleşmekte olan kutuplaşmanın önüne geçmeyi başarırlarsa Türkiye’yi parlak günler bekliyor.
Bunun Kıbrıs’a ve Kıbrıs müzakerelerine de elbette ki olumlu etkisi olacak.
Bu da bir başka yazının konusu olsun.

Önceki Haber
Sonraki Haber

























