Kıbrıs sorununun çözümüne dönük devam etmekte olan müzakere sürecinde yakalan ivmenin kaybedilmeden sonuç alınması büyük önem taşımaktadır.
Eğer müzakerelerde yakalanan ivme kaybedilirse, bir kez daha müzakerelerin hüsranla sonuçlanması durumu ile karşı karşıya kalınabilir.
Bu nedenle de liderlerle müzakerecilerine büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Liderlerin ayak sürümeden, gerektiğinde cesur adımlar atmasını ve siyasi liderlik göstermesini gerektirecek bir döneme girildi.
Müzakere masasında artık kolay konunun kalmadığı bir döneme.
Zor dönemler liderlik gerektirir.
Bu tür dönemler bugüne kadar ortada görünmeyen çözüm karşıtı güçler için de biçilmiş kaftandır.
Onlar da böyle zamanları severler.
Hele bir de müzakere süreci ile ilgili kritik konularda görüşmeler devam ederken gizlilik kararı alınmışsa, ortam her türlü manipülasyon ve provokasyona açık olur.
Bu nedenle müzakere sürecinde işler bir yandan masada zorlaşırken diğer yandan masa dışında da zorlaşır.
Liderler ve ekipleri masa başında ortak noktalarda buluşmak için harcadıkları enerjilerinin kat kat fazlasını kamuoylarına doğru yönlendirmek için harcamak zorunda kalabilir.
İşte şimdi müzakere sürecinde gelinen durum tam da böyledir.
***
Önceki gün Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu’nun düzenledikleri ortak basın toplantısında verilen mesajlar bu nedenle çok daha büyük önem taşıyordu.
Kıbrıs meselesinde çözüme giden yolda ortak basın toplantısında verilen mesajları herkes dikkatle okumalı.
Müzakere sürecindeki olumlu havaya basın toplantısında Türkiye Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu vurgu yaptı ve “Müzakere sürecinde olumlu atmosferin değerlendirilmesi ve daha fazla vakit kaybetmeden çözüm yolunda mesafe alınması için garantör ülke olarak her türlü desteği vermeye devam edeceğiz” dedi.
Yani yakalanan momentumun kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Müzakere masasında yakalanan momentumun çözüm yolunda mesafe alınması için kullanılmasını istedi.
Yani var olan olumlu havanın sonuç getirecek şekilde atılacak siyasi adımlarla desteklenmesi gerektiği mesajını verdi.
Bu önemli ve dikkate alınması gereken bir mesajdır.
Liderlerin kimyalarının uyuşmuş olması ve müzakerecileri ile birlikte yarattıkları olumlu atmosfer işleri buraya kadar güzel bir şekilde getirdi.
Ama zor konulara girilmesi ile birlikte bu durumun değişmesi ve olumlu havanın kaybedilmesi riski var.
Bunun olmaması için çözüm yolunda liderler süratle mesafe kat etmek zorundadır.
Bu mesafenin kat edilebilmesi için de tarafların bazı konularda bildik duruşlarını esnetmeleri ve tavizler vermeleri gerekecektir.
Bu da kolay değildir.
Ama çözüm yolunda mesafe kat edebilmenin de başka yolu yoktur.
Bu nedenle taraflardan biri elinde tuttuğu yönetim erkini ve uluslar arası tanınmışlığın sağladığı avantajları paylaşmak zorundadır. Diğeri ise mülkiyet ve toprak konularında bazı adımlar atmak durumundadır.
Tabii bunlar yapılırken ortaya çıkacak mağduriyetlerin giderilmesi için çözümler üretilmesi de bir başka zorunluluktur.
Çözüm yolunda mesafe ancak bu şekilde kat edilir.
































