Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Koalisyon hükümeti üzerine

Nihayet bu ülkenin iki köklü ve örgütlü siyasi partisi bir araya gelerek bir koalisyon hükümeti kurdu.

Yıllardır süren ayrılık ve kavgalarını bir yana bırakma becerisini gösterdiler.
Bu çok önemli ve güzel bir gelişme oldu.
Böylece “Mümkün değil, bunlar bir araya gelemez” diye siyasette hamle yapanlar açıkta kaldı.
CTP-BG ile UBP koalisyon hükümeti eğer doğru işler yaparsa ülke için bir şans olur.
Yapamazlarsa hem kendileri, hem de ülke için iyi olmaz.
Zaten ülkede işler iyi gitmiyor.
Gençler göç etmeye devam ediyor.
Devletin kurumları çöküş sürecinde yerlerde sürünüyor.
Ekonomi sürdürülebilir bir yapıdan çok uzakta…
AB normlarından uzak kendimize özgü bir arabesk yapı içerisinde savrulup duruyoruz. 
Bunun için artık bir şeyler değişmeye başlamalı.
Sözde değil pratikte herkesin gözü önünde değişim yaşanmalı.
Bu nedenle de yeni koalisyon hükümeti öncelikle cesur olmalı.
Doğru işler yapabilmek için popülizmi bir yana bırakmalı.
Gerekirse halka rağmen, halkın geleceğini kurtarmak için halkla karşı karşıya gelmeyi göze alabilmeli…
Başka bir yol kalmamıştır.
Gün bugünü değil, yarınları kurtarma adına icraat yapma günüdür.
Ülkede yıllardır uygulanan günü kurtarmaya dönük yanlış politikalar sonucu her alanda sorun yaşanmaktadır.
Devlet hantallaşmış, sorun çözen, halkın hayatını kolaylaştıran bir araç olmaktan çoktan uzaklaşmıştır.
Kamu kaynakları tüketilmiş, özel sektör beklenen büyüme ve gelişmeyi gerçekleştirememiştir.
Üreten bir yapı yerine, ürettiğinden çok fazlasını tüketen bir anlayış ve yapı ile karşı karşıyayız.
Daha da kötüsü genel anlayış “nasıl daha çok üretir ve tüketimi dengeleriz” noktasından, “üretmeden nasıl daha çok tüketebiliriz” noktasına kaymıştır.
Talepleri bitmek bilmeyen ama karşılığını vermeyi düşünmeyen bir yapıyla karşı karşıyayız.
Bedel ödemeden kendisini her konuda hak sahibi gören…
En basit sorunları yıllardır çözemeyen siyasi anlayışların egemen olduğu Kuzey Kıbrıs’ta, CTP-BG- UBP koalisyon hükümetinin benzer bir anlayışla yoluna devam etme lüksü yoktur.
En başta bunu not etmekte fayda vardır.
Ülkenin acı da olsa doğruları söyleyip yapacak kararlı bir restorasyon hükümetine ihtiyacı vardır.
Dilerim bu iki en köklü parti önce kendileri gerçekten bir şeyleri değiştirebileceklerine inanıp sorun çözme odaklı bir şekilde meselelere yaklaşırlar.
Ve kendi tabanlarını da ikna ederek ülkede değişim yönünde toplumsal bir seferberlik yaratılmasına neden olurlar.
Böylece zihinlerde kabul görecek değişim ve dönüşüm hayatın her alanına yansır.
Bu çok önemlidir.
CTP-BG-UBP koalisyon hükümeti bunu başarmak zorundadır.
Yeni koalisyon hükümetinin eski koalisyon hükümetlerine benzemesi demek başarısızlık demektir.
İki büyük partinin başarısız olma hakkı bu kez yoktur.
“Olamaz, bunlar düşman kardeş bir araya gelmeleri, koalisyon hükümeti kurmaları mümkün değil” diyenleri yanıltarak oluşturulan koalisyon hükümeti halka güven verme adına atılan ilk olumlu adımdır.
Bu adımın arkası mutlaka getirilmelidir.
Her iki partinin başkanları Mehmet Ali Talat ile Hüseyin Özgürgün parti içi ayak sürümelere ve karşı duruşlara rağmen geniş tabanlı koalisyon hükümetinin oluşumunu sağlayarak liderlik yapmışlardır.
Şimdi sıra ülke genelinde tüm ayak sürüme ve dirençleri kırmakta, popülizmi bir yana bırakmakta ve sorunları çözecek reformlara imza atmaktadır.
Aksi hiç birimiz için iyi olmaz