Dünya

805 milyon kişi açlıkla mücadele ediyor






BM'nin bugün yayınladığı raporda, "Dünyada açlık azalıyor, fakat 805 milyon insan hala kronik şekilde yetersiz beslenme sorunuyla karşı karşıya. BM'nin bugün yayınladığı rapora göre dünyadaki yaklaşık 805 milyon insan, yani 9 insandan biri, açlıkla mücadele ediyor. Binyıl Kalkınma Hedeflerinden biri; 2015'te açlık çeken nüfusun oranının yarı yarıya azaltılması başarılabilir. Şu ana kadar 63 gelişmekte olan ülke bu hedeflere ulaştı ve altı tanesinin daha 2015'te ulaşması bekleniyor" ifadelerine yer verildi.

Birleşmiş Milletler’ in Binyıl Kalkınma Hedeflerinden biri; dünyada açlık çeken nüfusun oranının 2015'te yarı yarıya azaltılması. BM raporuna göre bu hala başarılabilir bir hedef, Türkiye ise nüfusunun açlık oranını yarıya indiren 63 ülkeden biri. BM'nin bugün yayınladığı rapora göre dünyadaki yaklaşık 805 milyon insan, yani 9 insandan biri, açlıkla mücadele ediyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından her sene yayınlanan "Dünyadaki Gıda Güvencesizliğinin Durumu" (SOFI 2014) raporuna göre son on senede açlık çeken nüfusun sayısında 100 milyon, 1990-92'den beri ise 200 milyonluk önemli bir düşüş gözlenmekte. Rapora göre; "gerekli adımlar süratle atılırsa", Binyıl Kalkınma Hedeflerinden biri; 2015'te açlık çeken nüfusun oranının yarı yarıya azaltılması başarılabilir. Şu ana kadar 63 gelişmekte olan ülke bu hedeflere ulaştı ve altı tanesinin daha 2015'te ulaşması bekleniyor.

"ULUSLARARASI YARDIMLARLA AÇLIĞA KARŞI VERDİĞİMİZ SAVAŞTA GALİP GELEBİLECEĞİMİZİN KANITI"

FAO, WFP ve IFAD'ın genel direktörleri (sırasıyla José Graziano da Silva, Kanayo F. Nwanze ve Ertharin Cousin) raporun önsözüne şunları yazdı: "Bu, açlığa karşı verdiğimiz savaşta galip gelebileceğimizin ve uluslararası toplumun yardımıyla ülkeleri ilerleme kaydetmeleri için teşvik etmemiz gerektiğinin bir kanıtı." Önsözde, "giderek artan, tatmin edici ve sürdürülebilir şekilde açlığı azaltmak ancak siyasi kararlılıkla mümkün gözükmektedir", ifadesi yer alırken "bu hedefe; ülkelere özgü zorluklar göz önüne alınarak, farklı politika seçenekleri, geniş katılım ve deneyimlerden çıkarılmış derslerden oluşan bir anlayışla varılabileceği" vurgusu yapıldı.

"SAHRA ALTI AFRİKA'DA DÖRT KİŞİDEN BİRİ HALA KRONİK OLARAK AÇ"

Yeni görevine kısa süre önce başlamış olan FAO Türkiye Temsilcisi ve Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü Yuriko Shoji, raporun Taşkent'te yapılan tanıtımında "yenilenmiş bir siyasi karalılık ve dünyayla paylaşılabilecek iyi uygulamalarla hemen her hane halkı için gıda güvenliği mümkün gözükmektedir" dedi. SOFI 2014, özellikle Doğu ve Güneydoğu Asya'da ekonomik olarak gelişen ülkelerin gıdaya erişim imkanlarının önemli oranda ve hızla iyileştiğini ortaya koydu. Güney Asya ve Latin Amerika'nın yanı sıra, gıdaya erişim konusunda asıl ilerlemenin, kırsaldaki yoksul nüfusu kapsayan sosyal koruma politikaları ve gelişmiş güvenlik sistemlerini geliştiren ülkelerde kaydedildiğine işaret edildi. Açlıkla mücadele hız kazandı, fakat alınacak hala çok yol var. Genel tabloya bakıldığında, açlıkla mücadelede her ne kadar önemli gelişmeler kaydedilse de bazı bölgeler istenilen hedefin hala gerisinde kalmış durumda. Sahra altı Afrika'da dört kişiden biri hala kronik olarak aç, dünyanın en yoğun nüfuslu bölgesi Asya ise 526 milyon aç insanı barındırıyor. Rapora göre; Latin Amerika ve Karayipler gıda güvenliğini arttırma konusunda en başarılı bölgeler olarak öne çıktı. Bunun yanında Okyanusya yüzde 1.7'lik bir düşüşle yetersiz beslenmenin yaygınlığı konusunda çok az bir gelişme gösterebildi. Toplam 25 ülke, Dünya Gıda Zirvesi'nde belirlenen ve 2015'e kadar yetersiz beslenen kişi sayısını yarıya indirme hedefini başardı. Bu ülkeler; Ermenistan Azerbaycan, Brezilya, Kamerun, Şili, Küba, Cibuti, Gürcistan, Gana, Guyana, Kuveyt, Kırgızistan, Mali, Myanmar, Nikaragua, Peru, Kore Cumhuriyeti, Saint Vincent ve Grenadinler, Samoa, Sao Tome ve Principe, Tayland, Türkmenistan, Uruguay, Venezüella ve Vietnam. Fırsat sağlayan bir ortam yaratabilmek FAO, IFAD ve WFP'nin hazırladığı rapora göre bütünlükçü bir yaklaşım ve fırsat sağlayan bir ortam yaratabilmek açlıkla mücadelenin ön koşulunu oluşturuyor. Bu tür bir yaklaşım; tarımsal verimliliğin arttırılması için kamu ve özel sektör yatırımlarını, arazi, hizmet, teknoloji ve piyasalara erişimi, en korunmasız gruplar için savaş ve doğal afet durumları da dahil olmak üzere kırsal kalkınma ve sosyal korumayı teşvik edecek yasaları kapsıyor. Rapor aynı zamanda mikro besin maddeleri bakımından yetersiz kalmış anneler ve beş yaş altındaki çocuklar için özel beslenme programlarının öneminin altını çiziyor.

"YEDİ ÖRNEK ÜLKENİN AÇLIKLA MÜCADELE ETME YÖNTEMLERİ İNCELENİYOR"

Örnek çalışmalar Bu seneki raporun bir bölümü Bolivya, Brezilya, Haiti, Endonezya, Madagaskar, Malavi ve Yemen'i içine alan yedi örnek ülkenin açlıkla mücadele etme yöntemlerini ve dışsal faktörlerin gıda güvenliği ve beslenme hedeflerini yerine getirmede ülkelerin potansiyellerini nasıl etkilediğini inceliyor. Dünyada Gıda Güvencesizliğinin Durumu raporunun 2014 basımında yer alan bulgular ve öneriler; hükümetler, sivil toplum ve özel sektör temsilcilerinin bir araya geldiği FAO'nun Roma'daki genel merkezinde 13-18 Ekim 2014'te düzenlenecek olan Dünya Gıda Güvenliği Komitesi'nde görüşülecek. Rapor aynı zamanda FAO'nun Dünya Sağlık Örgütü'yle 19-21 Kasım 2014'te düzenlediği Roma'daki İkinci Uluslararası Beslenme Konferansı'nın da gündeminde olacak. Hükümetler arası bu üst düzey görüşme beslenme düzenlerini iyileştirme ve beslenme oranlarını arttırma amacıyla küresel düzeyde yenilenmiş bir siyasi kararlığı ortaya koymayı hedefliyor.
ANKARA (DHA)






Başa dön tuşu