Aile İçi Çatışmalar ve Çözüm Yöntemleri

11 Aralık 2017 Pazartesi | 13:04
Damla Günsel
Damla Günsel

Son dönemde ailelerle yaptığım görüşmelerde öncelikli konuların başında aile içinde yaşanan problemler, çatışmalar ve kısır döngüye giren çözüm yöntemleri geliyor. Günlük rutinde iletişim çatışmaları ile karşılaşmak kaçınılmaz elbette, ilişkiler söz konusu olunca da fikir ayrılıklarıyla gelen çatışmalar normal. Ancak bu çatışmalar aile içinde yaşanınca daha bir hassa oluyoruz. En yakınlarınızla olan tartışmalar mesela annenizle, ergen çocuğunuzla ya da eşinizle yaşadıklarınız duygusal olarak daha bir yıpratıcı olabiliyor.

Kendinizi ifade edebildiğinizi düşünüyor ancak karşı tarafın neden sizi anlayamadığına bir türlü anlam veremiyorsanız, siz ne kadar söylerseniz söyleyin ergen kızınız inatla kendi bildiğini yapıyorsa ya da yıllardır birlikte olduğunuz eşinizin hala sizin neden hoşlanıp hoşlanmayacağınızı bir türlü idrak edemiyor diye yakınıyorsanız aile içinde kullandığınız iletişim yöntemlerinizi gözden geçirmenizi öneririm. Endişelenmenize gerek yok; sağlıklı iletişim yöntemleri ile bu çatışmaları sonlandırmanız mümkün. İşe önce kendinizden başlamayı deneyebilirsiniz:

  • Probleme ve çatışmaya neden olan etkenler sizin için ne anlama geliyor?

Çözüm yolunda bir adım atmak istiyorsanız öncelikle sizi rahatsız eden şeyin/durumun ne olduğunu ve anlamını belirlemeye çalışmalısınız. Öfkelenmenize, üzülmenize ya da kaçınmanıza neden olan şey ne ve bu sizin için ne anlama geliyor?

Belki karşı tarafın sizi anlamasını istiyorsunuz, belki güvende hissetmiyor ya da değersiz hissediyorsunuz. Sakinleştikten sonra kendinize odaklanın ve çatışmaya giden bu durumu netleştirdikten sonra sizin için ne ifade ettiğini netleştirmeye çalışın. Adım adım ilerleyin.

  • Probleme ve çatışmaya neden olan etkenler diğerleri için ne anlama geliyor?

“Olaylara bir de diğerleri açısından bakmak” lafta kolay ancak yapması o kadar kolay değil.  Ancak çözüme gitmek istiyorsanız sıradaki bir diğer adım empati.

Bu durumun sizin için bir anlamı varsa neden karşı taraf için de bir anlamı olmasın ki?  Yangına körükle gitmek yerine durun ve bir de karşı taraf açısından zıtlaştığınız konunun ne anlama geldiğini anlamaya çalışın.

Karşı tarafın sizinle zıtlaşmasının nedenleri neler olabilir? Olaya/duruma bu şekilde yaklaşmasına neden olan deneyimleri neler olabilir? Size göre mantıklı mı? Değilse neden? Peki problem diye adlandırdığınız bu gerekçeler gerçekten de büyütülecek şeyler mi? Sizce karşı tarafın bu şekilde davranmasına neden olan etkenler neler olabilir?

Bu soruları yanıtlarken kendinize dürüst olun. Genelde hatalı olmayı kabullenmekte zorlanıyoruz ancak işbirlikçi bir tutumla çözüme gitmek yerine inatlaşmak sevdiklerinizle ilişkilerinizi yıpratıcı bir sonuç doğuracak. Buna değeceğine emin misiniz?

  • İletişim becerileri.

İlk idi adım tamamsa sıradaki adım iletişim.  Özellikle yetişkinler için yanlış anlaşılmak, söylenenlere yanlış anlamlar yüklemek kolay yapılan iletişim hatalarıdır ve bu yanlış anlaşılmalar ikili ilişkilerde tartışmalara neden olan öncelikli etkenlerden biridir. Özellikle romantik ilişkilerde ya da aile içi yakın ilişkilerde çatışmaya neden olan konuları fark edebilsek de özünde bu zıtlaşmaları, aile içi kronik problemlere taşıyan hatalı iletişim yöntemlerimizi fark edemeyebiliyoruz.

Dikkatinizi çekmek istediğim bir nokta var: Aile içinde yaşanan problemlerin her gün yine yeniden üzerinden geçilerek çözüme ulaşılacağına inanıyorsanız, ancak sonuç hüsransa çözüme gitmek için kullandığınız bu yöntemin etkili olmadığını göz ardı ediyor olabilirsiniz. Her gün aynı konu hakkında konuşuyor olmanız iletişim -özellikle de kendini ifade etmek- konusunda başarılı olduğunuz anlamına gelmiyor. Zaten “incir çekirdeğini doldurmayacak” konulardan tartışıp duruyorsanız olduğunuz yerde sayıyorsunuz demektir, ne dersiniz?

Benimle hemfikirseniz iletişim becerilerinizi daha iyi bir düzeye taşıyabilmek için şu basamakları denemenizi öneririm:

  • İlk iki basamağı dürüst bir şekilde tamamladığınızdan emin olun.
  • Konuşmak için iki tarafın da sakin ve rahat olduğu bir anı seçin.
  • Karşı tarafı suçlamak yerine durumun sizin için ne anlama geldiğini, duygularınızı paylaşmayı deneyin.
  • Başkaları adına değil sadece kendi duygu ve düşünceleriniz adına konuşun.
  • Yargılamayın.
  • Küçük düşürücü, suçlayıcı ifadeler kullanmayın.
  • Karşı tarafı sözünü bölmeden, dikkatlice dinleyin.

Değişim önce sizden başlar, başkalarını olumlu yönde etkileyebilirsiniz elbette ancak bu da kendinizde yaratacağınız değişimle mümkün olabilir. Çatışmalar hayatımızın bir parçası, kaçmak, kaçınmak, problemler yokmuş gibi davranmak ise sağlıklı bir yöntem değil. Aksine daha sağlıklı bir iletişim, daha yakın ilişkiler ve her şeyden önemlisi kendi gelişiminiz için iyi fırsatlar olabilir.  Her şeyden önce problemler çözüm gerektirir; kaçmakla ancak problemlerin daha da rahatsız edici bir hal almasına neden olursunuz. Seçim sizin! Söz konusu olan aileniz ve yakın ilişkilerinizse denemekten bir şey kaybetmezsiniz. Yine de baş edemeyecek kadara bunaldığınızı hissediyorsanız aile ilişkileri konusunda uzmanlaşmış bir danışmandan yardım almayı deneyebilirsiniz.