Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

2014’te yapılacaklar listesi

Bir yılı daha tükettik acısıyla ve de tatlı an’larıyla. Hani şu 13 rakamına yakıştırılan uğursuzluk hikâyesi var ya, bu batıl inanç birçoğumuz tarafından yine tescillendi. Hâlbuki bu varsayım da bir hurâfe. 2013’te de ne ektiysek onu biçtik hep birlikte. Geriye kalanı da kader ve kaza’ya imânla ilgili zannımca! Bugün yılın ilk günü ve 2014’e ilişkin türlü türlü beklenti ve de görevlerimiz var. İşte bu yolda izninizle bi’yapılacaklar listesi hazırladık, tabii Allah isterse; Sorunlu ve stresli insan ve de olaylardan uzak durulmaya devam edilecek… Ek besin takviyesiyle fiziksel sağlığa daha fazla yatırım yapılacak. Bu amaçla ılımlı egzersizlere devam edilecek… İçkiye çoktan tövbe çekilmişti, dumansız hayata da devam edilecek… İnsan elinin ellediği değil, işlenmemiş temiz besinlerden yararlanılacak… ‘Doğada tek başına’ ve ‘deveye diken’ durumları daha da arttırılacak… Profesyonel bir diyetisyen önderliğinde yine 190 cm. boy’a 90 kg. çakılacak… İşlenmiş şeker ve beyaz un’dan tamamen uzaklaşılacak. Bunun yanında tuz alımı minimize edilecek… Makarna, pirinç, patates gibi karbonhidrat düzeyi yüksek yiyecekler acıktırır, uzak durulacak… Meyve suyu içilmeyecek, yerine o meyve posasıyla birlikte yenecek… Sadece tereyağı, zeytinyağı, çiğ ceviz, fındık ve badem yağlarından yararlanılacak… Ara öğünlerde kuru kayısı ve kuru incir takviyesi yapılacak… İçecek olarak sadece su, süt, kefir, ayran, bitkisel çay ve az kahve içilecek… Yumurta her kahvaltıda hazır olacak. Omega-3 önemli bir antidepresandır, mutlaka yumurta sarısından, balık yağından veya tabletlerinden yararlanılacak… Her gün en az bir saat telefonu da kendimizi de sessize alınacak… Namaz asla ihmâl edilmeyecek ve “çok şükür” sürekli hissedilecek… Zamanı iyi yöneterek kısa ve orta vadeli tatiller sobelenecek… Günde ortalama yedi saat uyunacak, imkân varsa günde bir saat siesta da araya sıkıştırılacak… Dizi film bağımlılığı olmayacak, zira aynısının tekrarı internette de var… Facebook ve Twitter adlı tanışma/görüşme/fingirdeşme sitelerinde daha az vakit harcanacak… Sanatsal ve kültürel faaliyetlere daha fazla vakit ayrılacak… Aile bireyleriyle ortak aktiviteler düzenlenerek zaman değil, daha kaliteli zaman geçirilecek… “En son bir ilki ne zaman yaptım?” sorusu sürekli irdelenecek… Rutin kan tahlillerine devam edilecek… Kaliteli uyku için her türlü tedbir alınacak… Ilımlı egzersiz esnasında kullanılacak sportif malzemeye daha fazla yatırım yapılacak… Abuk sabuk kişi ve olaylara harcanan paralar konusu, tasarruf tedbirlerine dahil olacak. Bu çerçevede gelirler daha da arttırılmaya çalışılacak… Daha çok yurt dışı kongre ve seminerlere katılım için çabalanacak… Medyadaki izleyici ve de okuyucu açısından ‘Türkçe sözlü anlatım’ ve ‘beden dili’ konularında daha fazla eğitim alınacak… Sol köprücük kemiği üzerine Dora Güner ve Derin Mustafa yanında, sağ köprücük kemiğine Live Strong ve Be Relentless dövmeleri çakılacak. Neyse, Hazreti Mevlana’nın; “Ölüm günüm, bayram günümdür. Kimse ağlamasın çünkü yaradanla buluşmaya gidiyorum” demişti vakt-i zamanında ya, işte o düzendeyiz bu aralar. Sonuçta Noel ve de moel yılbaşı ve de mılbaşı kutlamalarını takmam şahsen. Sonuç mu? Hayata gülümse ve de Allah’a dua et değerli okuyucum.