2013 yılı gelişmekte olan ekonomiler için kötü bitti. Gelişmiş ekonomiler için ise iyi bitti. Özellikle JP Morgan’ın literatüre eklediği 5 kırılgan ekonomi için (Brezilya, Hindistan, Endonezya, Türkiye, G. Afrika) kötü bir yıl oldu. Çünkü bu beş ekonominin dayanağı finansmandır. Yukarıda saydığım 5 ekonominin milli paraları düştü, büyüme oranları düştü, cari açık ve enflasyonları yükseldi.
2014 gelişmiş ekonomilerin 2008 krizinden sonra bozulan ekonomik dengelerinin toparlanmaya devam edeceği gelişmekte olan ekonomilerin ise tek ayak üzerinde yürümeye devam edeceği bir yıl olacak gibi bir görüntü var.
Kullandığımız para birimi Türk Lirası’nın anayurdu Türkiye Cumhuriyeti’nde bu yıl riskler nelerdir?
a) Yüksek cari açık
b) Yavaş büyüme
c) Sık aralıklarla 3 seçim ve olası erken seçim gündeme gelebilir.
d) Artan yüksek oranda dış finansman ihtiyacı. (GSYH’nin %25’i oranında yaklaşık 220 milyar dolar)
Kurlardaki hızlı yükselişle Türk Lirası dış değerini kaybediyor bunun yanında artan enflasyonla içerdeki değerini kaybediyor.
Türkiye’de artan siyasal risklerle TCMB’nin Türk Lirası’nın değer kaybetmemesi için kura yapmakta olduğu müdahale etkili olamıyor. Dolar tarihi rekorda, Euro 3,000 TL, STG 3,600 TL. Türkiye bu yılda kırılgan beş ekonomi içerisinde en riskli olanı olarak görülüyor.
Morgan Stanley grup yatırımcılarına geçen hafta çarşamba günü servis ettiği raporunda Türk Lirası’nın 2013 yılında ki ortalama %18’lik kaybını 2014 yılında genişletmeye devam edeceğini öngördü.
2013’te Türkiye’de yaşayan nüfusun ve de KKTC’de yaşayan nüfusun finansal varlığı korunurken, hatta artarken dolar bazında %5 azalma oldu.
Türkiye’nin bu yıl dış borç ödemesi 76 milyar dolar. Cari açık için 60 milyar dolar toplam 136 milyar doları TC’nin dış kaynak olarak temin etmesi lazım. Bol ve ucuz dış kaynak döneminin bittiğini düşünürsek kolay değil.
Finansal olarak bağlı bulunduğumuz Türkiye Cumhuriyeti’nde 2004 yılından bu yana siyasal sorunlar ekonomik sorunları arkasından çekmeye başladı. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın 2014 yılı için hedeflemiş olduğu %5’lik enflasyon bugün itibariyle neredeyse rafa kalktı. Bu hedef revize edilerek büyük bir olasılıkla %8 civarına çıkarılacak. Bu tabii ki aynı para birimini kullandığımız ve ithalatımızın%70’ini aşan kısmını Türkiye’den yaptığımız için bizi de ciddi oranda etkileyecek.
TCMB enflasyonu faiz dışı araçlarla denetlemeye çalışıyor fakat başarılı olamıyor. TCMB enflasyon hedeflemesinden vazgeçmiş ve sanki faiz hedeflemesi yapıyor gibi bir görüntü çiziyor. Çünkü ısrarla faiz silahını kullanmaktan imtina ediyor. Bu durumda da Türk Lirası’nın iç ve dış değerinin kontrol altında tutulabileceğini düşünmek pek kolay olmuyor.
































